Advertisement

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, bankacılık açısından Irak, Suriye ve Mısır gibi ülkelerde eskisi gibi iyi ilişkiler kuramadıklarını, son dönemde Rusya ve Bulgaristan'da da benzeri endişelerin ortaya çıktığını söyledi.

Özince, Ege Sanayiciler ve İşadamları Derneği (ESİAD) tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi'nde düzenlenen sohbet toplantısına katıldı.

Banka adına açıklamaların genel müdürlük tarafından yapıldığını, yapacağı konuşmanın banka adına değil, kişisel görüşler olarak algılanmasını dilediğini belirten Özince, dünya ticaretinin el değiştirmeye başladığını, ABD'nin korumacılığı, Çin'in liberalleşmeyi savunur hale geldiğini, Türkiye'nin burada bir strateji geliştirmesi ve nerede olduğunu göstermesi gerektiğini ifade etti.

Dünyayı anlayarak sürdürülebilir politikaları devam ettirmenin şart olduğunu dile getiren Özince, medeniyetlerin, kural ve kaideleri olmadığı ya da çağa ayak uyduramadığı için çöktüğüne dikkat çekti.

Sermaye piyasalarının hiç konuşulmadığı bir ülkede yaşadıklarını, sermaye piyasasının hisse senedi Borsasından ibaret olmadığını ifade eden Özince, en önemli sıkıntılardan birinin de piyasaların sığlığı olduğunu söyledi.

İzmir Ticaret Borsası'nın Chicago Borsası'ndan 7-8 yıl daha kıdemli olduğunu ancak incirin, üzümün, fındığın bu borsada fiyatlanamadığını, vadeli işlemler borsasının da buradan alındığını kaydeden Özince, İzmir'in global düşünme kültürü olan bir kent olduğunu, mukayeseli üstünlüklerini kullanması ve talepkar olmaya devam etmesi gerektiğini ifade etti.

Özince konuşmasında yerli yatırımcıların önemli bölümünün bankacılıktan çıktığını, bundan çok rahatsız olduğunu belirterek, mevcut yatırımcıların da sermaye artırmakta eskisi kadar hevesli olmadığını söyledi.

Bankaların artık sermaye benzeri tahviller çıkardığını, yatırımcıyı ikna etmenin mümkün olamadığını anlatan Özince, artık öz kaynak karlılıklarının sorgulandığını anlattı.

Şişecam'ın cirosunun yarısının yurt dışında kurulu şirketlerden geldiğine işaret eden Özince, "Bu güzel bir şey. Dünyanın farklı yerlerindeki fabrikaların tamamı Türk menkul kıymetler borsasında kote. Size de buna göre borsa, buna göre kurallar lazım. Bizim gibi büyük şirketleri, İstanbul Borsası taşıyamıyor. En büyük sıkıntılardan biri bu." dedi.

Erbil şubesinin durumu

Toplantıda bir katılımcının çevre coğrafyada Türk müteahhitlerin yeniden iş yapabilir duruma gelmesiyle ilgili öngörülerini sorması üzerine Özince, kısa vadede bir iyileşme beklemediğini, siyaseten de bazı engellemelerle karşılaşma olasılığının bulunduğunu dile getirdi.

Özince, şu değerlendirmede bulundu:

"Çünkü biz maalesef halk olarak tercih edilmekle beraber kurumsal kadro olarak tercih edilmeyen bir partner durumuna düştük. Bu sadece devletimizle, dış siyasetimizle ilgili değil. 6-7 yıl önce Kuzey Irak'ta şube açma çalışması vardı. O zamanlar bize karşı bir hüsnükabul vardı. O zaman Güneydoğu'da birçok şubemize saldırı olurdu ama Erbil'deki şubemiz ışıl ışıldı. Erbil şubesi, Diyarbakır şubesinin önüne geçecek miktarda kredi hacmine ulaşmıştı. Ancak Bağdat yönetimi artık bu düşüncede değil.

Bankacılık açısından Irak, Suriye ve Mısır ile iyi ilişkileri eskisi kadar rahat göremiyoruz. Bizi, gereğinin çok üstünde sert tavırlarla değerlendiriyorlar. Benzer durum malum olaydan sonra Rusya'da da var. Maalesef Bulgaristan için de benzer endişeler taşıyoruz. Orada da son seçimler evresinde birtakım iddialar ileri atıldı, 'Türkiye bize karışıyor, şu, bu...' diye. Uzun lafın kısası içinde bulunduğumuz coğrafyada bilhassa medeniyetler çatışması bizi ister istemez sıkıntılı konumlara itti. Birçok iş alanı açısından bu bizi engelleyecektir. Gıda önemli ölçüde sürebilir, akaryakıt da öyle ama bu coğrafya ne zaman muktedir iktidarlarla mücehhez olacak da muhattap bulup konuşacaksınız."