Advertisement

Gelişen piyasa varlıkları ve dolar arasında ters yönlü bir ilişki olduğuna ilişkin güncel bir inanış var. Bu genellikle doğru, fakat aralarında bağlantı genellikle olduğundan fazla tahmin ediliyor.

-MSCI Endeksi normalde dolar karşısında ölçülüyor, bu nedenle şu açık ki endeksi başka bir şeye karşı ölçmeliyiz. Yine ABD Doları ile ters yönlü bir ilişkisi olduğu düşünülen altın, “en nötr” ölçüt gibi görünüyor.

-MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'nin yaklaşık 30 yıllık geçmişinde dolar endeksinde net olarak sadece üç kez uzun vadeli trend gerçekleşti: Temmuz 1995'ten Ocak 2002'e kadarki yüzde 47'lik yükseliş, takip eden dönemde Mart 2008'e kadarki yüzde 40'lık düşüş ve Nisan 2011'den Aralık 2016'ya kadar olan yüzde 40'lık yükseliş.(Aylık kapanış fiyatlarına göre ve yüzdeleri yuvarlayarak hesaplandı)

-MSCI Gelişen Endeksi altın cinsinden bakıldığında aynı dönemlerde sırasıyla eksi yüzde 8, yüzde 3, ve eksi yüzde 4 değişim göstermiş. Dolayısıyla, yön açısından ters yönlü bir ilişki olduğu görülüyor, fakat çok düşük bir beta katsayısı ile.

-Başka bir noktadan bakılırsa, doların altın cinsinden MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'ndeki önemli trendlerle bağlantılı olarak nasıl işlem gördüğüne bakılırsa, 2002'ler öncesinde aslında pozitif bir korelasyon olduğu görülüyor.

-Bununla birlikte , MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'nde altın karşısında ölçülen son üç trend (Mart 2000'den Eylül 2001'e, Ocak 2003'ten Ekim 2007'ye, Ekim 2007'den Şubat 2009'a) daha belirgin bir ters yönlü ilişkiyi işaret ediyor.

-Aralarındaki nedensellik ise daha belirsiz. Hakim varsayıma göre doların değerlenmesi gelişen piyasa kaldıraç ve fonlamasını daraltıyor, bu nedenle gelişen piyasa hisseleri daha az cazip oluyor. Buna karşın, güçlü doların dünyanın en önemli tüketici tabanının alım gücünü artırıp genellikle ihracata bağımlı olan gelişen piyasaların genel olarak bun durumdan fayda sağlaması gerektiğini tartışmak da makul.

-Belki de gelişen piyasalar söz konusu ilişkiyi düşünüldüğünden daha fazla yönlendiriyordur? Gelişen piyasa göstergeleri gelişme kaydettikçe ABD'li yatırımcıları gelişen piyasalarda daha çok yatırım yapmaya teşvik ediyor; dolayısıyla dolardaki satışlarında aynı etkiyi yaptığı ve bunun kendi kendini besleyen bir sürece dönüştüğü söylenebilir.

-Özetle, gelişen piyasalara yönelik değerlendirmede doları baskın bir girdi olarak kullanmak yanlış bir yönlendirme. Doları bazlı görüş ne kadar yanlışsa, 2017 yılının başındaki durum da öyleydi. Belki de gelişen piyasalarda bu yıl görülen istikrar yatırmcılara bu nedenden ötürü bu kadar şaşırtıcı gelmiştir.

Eski bir Döviz traderı olan Mark Cudmore*, Bloomberg Editorial için yazıyor.

*Bloomberg Editorial makro stratejisti Mark Cudmore