Advertisement

Küresel ekonomi yedi yılın en hızlı büyümesine yaklaşıyor olabilir, buna karşın Dünya Bankası ufukta toplanan bulutlar için hala endişeli.

Dünya Bankası'nın Küresel Ekonomik Beklentiler raporunun baş yazarı Ayhan Köse, “Toparlanma yaklaşıyor, fakat kırılgan ve aşağı yönlü riskler hala güçlü” diyor.

Bankanın bu hafta yayınlanan son raporunda altı çizilen birkaç önemli nokta şu şekilde:

 

Gelişen piyasaların etkisi

Yedi büyük gelişen piyasa, Çin, Brezilya, Hindistan, Endonezya, Meksika, Rusya ve Türkiye, birlikte küresel büyümenin dinamosunu oluşturuyor. G- 7 ülkelerinin GSYİH açısından hala daha büyük olmalarına karşın, gelişen yedi ülkenin küresel büyümeye olan katkısı daha büyük.

Dünya Bankası'nın raporunda Köse, “G-7 sağlıklı olduğu sürece makul büyüme rakamlarına sahip olacağız diyebiliyordunuz, fakat artık gelişen 7 müthiş bir kuvvet” dedi.

Bu, küresel ekonomideki -dünya için hem iyi hem de kötü olabilecek- temel değişiklik.

İyi tarafından bakılacak olursa, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya,Japonya, İngiltere ve ABD'den oluşan G-7 ülkeleri zor durumdayken, gelişen piyasalar küresel piyasaları taşıyabilir. Dünya Bankası'nın tahminine göre gelişen piyasaların büyümesi geçtiğimiz yılki yüzde 3.5'ten gelecek yıl yüzde 4.5'e yükselecek.

Diğer yandan gelişen piyasalar küresel ekonomi için büyük bir sorun oluşturabilir. Çin'de genişleyen kredi piyasasının daralmaya girmesi riski bulunuyor. Brezilya, Güney Afrika ve Türkiye ise hem siyasi hem de borç sorunları ile uğraşıyor.

 

Para politikasına ilişkin belirsizlikler

Köse, “Piyasalar para politikasına ilişkin riskleri olduğundan düşük fiyatlıyor olabilir” diyor.

Bankaya göre politika belirsizliği zaten yüksek bir seviyede bulunuyor. Daha fazla artması ise “güveni ve yatırımları sarsabilir ve finansal piyasalarda stresi tetikleyebilir”.

Diğer bir deyişle ABD, Çin ve diğer daha küçük gelişen piyasalarda beklenen para politikasında gidilecek değişiklikler yatırımcıları aniden portföylerini yeniden değerlendirmeye zorlayabilir. Böylece hisse senetleri, tahviller ve döviz kurları önemli ölçüde yeniden fiyatlanabilir.

 

Ticaret savaşı

Ticaretin serbestleşmesi -kurban vermeden gerçekleşmemiş olmasına karşın- küresel büyümeyi tetikledi. Dünya Bankası, olası bir ticaret savaşının küresel ekonomi üzerinde zarar verici etkileri olacağı konusunda uyarıda bulundu.

Bankanın tahminine göre ticaretin serbestleşmesi, küresel GSYİH'ye geçtiğimiz birkaç on yıl boyunca her yıl yaklaşık yüzde 1 eklediğini tahmin ediyor. Banka, “Artan ticari kısıtlamalar ticaretteki kırılgan toparlanmayı rayından çıkartabilir ve daha öncek, serbestleşme çabalarının kazançlarını geri verebilir.

Banka özellikle Trump yönetimine vurgu yaparak, Beyaz Saray'ın missilleme niteliğindeki önlemleri küresel çapta tetikleyerek, hem ABD hem ticari ortaklarında faaliyetlere zarar verebileceğini belirtti.

 

Yükselen borç rasyoları

Sanayileşen birçok ülke, yeni yatırımlar yapmak için tarihi olarak düşük seyreden faizlerden faydalandı. Fakat beklentiden daha zayıf büyüme ve emtia fiyatlarındaki düşüş, küresel bir borç sorunu oluşturdu. Çin, endişelerin ilk durağı; ama sorun çok daha büyük. Gelişen ekonomilerin yarısından fazlasının GSYİH'ye göre borcunun miktarı 10 yüzde puanı arttı ve üçte birinde bütçe dengesi 5 yüzde puanından daha fazla bozuldu.

Küresel büyümenin göreceli olarak iyi olmasına karşın banka, ciddi bir sorunla karşı karşıya kalmadan önce bütçe, verg ve borç yönetimi yapma konusunda uyarıda bulunuyor.

Köse, “Gerekli reformları yapmak ve bu ekonomileri risklerden korumak için iyi bir zaman” diyor.

WSJ