Advertisement

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, yılın ilk çeyrek büyüme rakamının yarısına katkının ihracattan geldiğini belirterek, "İhracatımızın güçlü bir şekilde artış göstermesi büyümeye önemli oranda katkı sağladı." dedi.

Bu yılın birinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendiren Büyükekşi, Türkiye ekonomisinin zorlu bir yıl olarak geride kalan 2016 yılından sonra 2017'ye güçlü bir büyüme ile başladığını belirtti.

Büyükekşi, ilk çeyrekteki yüzde 5'lik büyüme ile birlikte ilk 5 ayda ihracatta yüzde 8,9 artış olduğuna işaret ederek, "2017'nin ilk çeyreğinde yakaladığımız yüzde 5'lik büyüme oranı 2014 yılından bu yana yakaladığımız en yüksek ilk çeyrek rakamı oldu. Artık hem küresel ekonomideki düzelme hem de ülkemizin yaşadığı sıkıntılı dönemlerin sona ermesiyle birlikte 'istikrar içinde atılım yılı' ilan ettiğimiz 2017'de ülkemiz hem büyümede hem de ihracatta önemli atılımlar gerçekleştiriyor." ifadelerini kullandı.

2017 1. çeyrek büyüme rakamının yarısına katkının ihracattan geldiğini belirten Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İhracatımızın güçlü bir şekilde artış göstermesi büyümeye önemli oranda katkı sağladı. Bu dönemde, beklentilerimiz doğrultusunda net dış ticaret büyümeye 2,2 puanlık katkı sağladı. Yani, büyümemizin yaklaşık yarısı ihracattan kaynaklandı. Böylelikle, 2015'in son çeyreğinden itibaren, yani 5 çeyrekten beri büyümeye katkısı negatif olan net dış ticaret, tekrar büyümeye pozitif katkı vermiş oldu. Bu anlamda, tüm ihracatçılarımızı tebrik ediyorum. Bununla birlikte, yine hükümetin atmış olduğu iç piyasayı canlandırıcı adımların da ilk çeyrekte iç talepte önemli bir canlanma yaratıyor. Tüketimde yaşanan artışların yanı sıra yatırımlarda da ilk çeyrekte yüzde 2,2'lik bir artış yaşandı. Diğer taraftan, sanayi sektörümüz de aynı dönemde yüzde 5,3 ile güçlü bir büyüme yakaladı. Hükümetimizin ihracatçılarımıza sunduğu desteklerin de etkisiyle, inanıyorum ki 2017'nin geri kalanında da net dış ticaret büyümeye daha fazla katkı verecek."

Önümüzdeki dönemde Türkiye'de artan güven ve istikrar ortamı ile birlikte yatırımlarda da daha yüksek büyüme oranlarının görüleceğini vurgulayan Büyükekşi, "Artık istikrarın hakim olduğu ülkemiz daha müreffeh yarınlara doğru ilerliyor." ifadesini kullandı.


- "Bu dönemde gerçekleşen büyümenin yarısı ihracattan gelmiş"


Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Türkiye ekonomisinin 2017'nin ilk çeyreğinde gösterdiği 5 puanlık gelişimin, ekonomideki istikrar ortamının sürdüğünü açıkça gösterdiğini belirterek, "Ayrıca bu gelişmeyi hükümetin yıl sonu büyüme hedefi olan yüzde 4,4'e ulaşabilmek ve hatta bu hedefi aşabilmek için önemli bir motivasyon olarak yorumluyor ve Türkiye'nin 2017 yılında göstereceği performansla gelişmekte olan ülkelerden pozitif olarak ayrışacağını tahmin ediyoruz." yorumunu yaptı.

Yüzde 5’lik büyüme oranının piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde bulunduğuna dikkati çeken Kaan, "Fakat biz inanıyoruz ki, bu oran bile Türkiye ekonomisinin potansiyelini yansıtabilmekte yeterli değil. Nitekim büyümenin kompozisyonuna baktığımızda bunu daha iyi görebiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Kaan, şunları kaydetti:

"Son birkaç dönemdir iç talep merkezli büyüyen ekonomimiz, 2017 yılının ilk çeyreği itibarıyla dış talepten de beklediği desteği nihayet almaya başladı ve yüzde 10,6 artış kaydeden mal ve hizmet ihracatı, iş dünyası temsilcileri olarak bizleri memnun etti. Yüzde 5 büyümeye ihracatın katkısı yaklaşık 2,5 puan, yani bu dönemde gerçekleşen büyümenin yarısı ihracattan gelmiş. Biz MÜSİAD olarak, mal ve hizmet ihracatında üretim modeline geçilmesi ve bir ihracat seferberliği başlatılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. İhracata yönelik sektörel bazlı teşvik ve desteklerinin artırılmasıyla ihracattaki artışın süreceğini ve net dış talebin önümüzdeki dönemde de büyümeye katkısının pozitif olacağını düşünüyoruz."

Bu dönemde yıllık bazda yüzde 2,2 ile ılımlı bir artış arz eden toplam yatırımların büyümeye katkısının sınırlı olduğuna dikkati çeken Kaan, "Burada bilhassa dikkat çekilmesi gereken nokta, inşaat yatırımlarının yüzde 10 artış kaydetmesine karşın makine ve teçhizat yatırımlarında gözlenen yüzde 10,1’lik gerilemedir. Önümüzdeki çeyreklerde sanayi sektörüne yönelik yatırımların inşaat sektöründeki artışlara yetişebilmesi için, ulusal imkânlarımızla milli bir sanayileşme hareketi başlatmak ve yatırım endeksli büyümeyi hedeflemek zorundayız." ifadelerini kullandı.

Kaan, bu noktada son günlerin önemli konusu haline gelen ve üretim reform tasarısı kapsamında, sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi amacıyla atılan adımlara yönelik abartılan zeytinlik tepkilerini de anlamsız bulduklarını kaydederek, şunları aktardı:

"Fiilen zeytinlik vasfını kaybetmiş yerlerin yatırım ve üretime katkı sağlayacak şekilde kullanılmasında kamu yararı bulunmaktadır. Çevreyi korumak adına da bu alanlara karşılık yeni alanlar için zeytin dikimi düşünülebilir. Kişiyi, zümreyi, şirketi değil kamu yararını içeren bir durum söz konusu iken; ülkemizin kalkınması ve dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine ulaşması için sanayi ve üretim birinci önceliğimiz olmalı. Ekonomideki yatırım potansiyelinin artırılmasının yolu, başta KOBİ’ler olmak üzere özel sektörün yatırımlarını kolaylaştıracak ve önünü açacak projelerin desteklenmesinden geçiyor. Bu bağlamda çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz 81 ilimizde Orta Ölçekli Organize Sanayi Bölgeleri kurulmasına yönelik önerimizi yineliyoruz."

2017 yılının ilk üç ayında, katma değeri yüzde 3,2 artış kaydeden tarım sektörü ve yüzde 5,3 büyüyen sanayi sektöründe yaşanan gelişmelerin, Türkiye ekonomisi açısından diğer sevindirici gelişmeler olduğuna dikkati çeken Kaan, tarım, sanayi, inşaat ve hizmetler sektöründe görülen artışların önümüzdeki çeyreklerde ivme kazanacağına ve pozitif büyüme serüveninin hızlanarak süreceğine inandıklarını vurguladı.



- "Güven ortamı büyüme rakamlarını pozitif anlamda tetikledi"


Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Mustafa Koca ise yüzde 5 büyümenin iş dünyası olarak kendilerini son derece memnun ettiğini belirterek, "Gıdadan, sanayiye, hizmet sektöründen inşaat sektörüne kadar bir canlanma görüyoruz. Bu canlanmada hükümetimizin ekonomiyi canlandırma adına, teşviklerde bulunması, borçları yapılandırması, Rusya ile normalleşme sürecine girerek ticari ilişkileri düzeltmesi etkili olmuştur. Bu adımlar ekonomimize güveni sağlamış, bu güven ortamı da beraberinde büyüme rakamlarını pozitif anlamda tetiklemiştir." değerlendirmesinde bulundu.

ASKON olarak ilk çeyrekte bu oranın yıl sonu itibarıyla korunmasının hatta yukarılara çıkartılmasının en büyük beklentileri arasında bulunduğunu aktaran Koca, şöyle devam etti:

"Hükümetimizin bu konuda atacağı adımlara güvenimiz tamdır. Yüzde 5'lik oranın korunması adına parasal sıkılaştırma üzerine Merkez Bankası'nın atacağı adımlar çok önemli. Bunun yanı sıra küresel para politikaları ve bütçe açığı gibi konuların da iyi irdelenerek gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. İş dünyası olarak ekonomimizi canlandıracak her türlü tedbirin ve teşvik kararının yanındayız. Biz inanıyoruz ki, ekonomiye güven ortamı sürdükçe Türkiye'nin büyümesi de her daim sürecektir."

AA