Advertisement

Piyasalar, merkez bankalarının, geçtiğimiz günlerde açıklanan ve ekonomistleri şaşırtan düşük enflasyon rakamlarına olan tepkileri -veya yetersiz kalan tepkileri- konusunda endişelenmeye başlıyor. Fed ve Avrupa Merkez Bankası, bundan birkaç ay önce, 2014-2016 yılları arasında petrol fiyatlarında gerçekleşen şokun tarihe karışmasıyla, önlerindeki üç yıl boyunca yüzde 2 seviyesindeki enflasyon hedeflerine ulaşma konusunda göreceli olarak düzgün bir yol izliyordu. Şimdi, bu hedefe ulaşma mevzusu çok daha belirsiz bir hal almış gibi görünüyor. 

ABD'de art arda açıklanan 3 adet aylık enflasyon verisi, tahminlerin oldukça altında kaldı. Euro bölgesinde ise, enflasyonun gidişatı aylık düzlemde daha inişli çıkışlı olsa da, çekirdek enflasyon yüzde 1 seviyesine saplanarak yüzde 2'lik hedef yönünde herhangi bir ilerleme işaret etmedi.

Büyük merkez bankaları, petrol fiyatlarında 2014'te gerçekleşen çöküşün ardından hayal kırıklığına uğratan enflasyon rakamlarına, parasal teşviği agresif bir şekilde artırarak (Avrupa Merkez Bankası) veya planlanan sıkılaşmayı erteleyerek (Fed) tepki vermişti. Ancak, bu sefer, merkez bankaları, planladıkları para politikası duruşlarını değiştirmeyi tamamen reddetti ve başta Avrupa Merkez Bankası olmak üzere bazı merkez bankaları, daha şahin bir tutum takınıyor.

Enflasyondaki düşüş, 2014-2015 yıllarındaki düşüşe kıyasla oldukça az bir miktarda olsa da, bazı yorumcular, küresel merkez bankalarının, faiz oranlarını normalize etmek adına koordine bir şekilde sıkılaşmaya gitmelerinden endişe duyuyor.