Advertisement

Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Başkanı Mehmet Cantekin, krediler için ayrılan özel karşılıkların gider yazılması, Banka Sigorta Muamele Vergisi (BSMV) oranının düşürülmesi ve Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) bankacılık dışı finans kesimine açılması gibi konularda düzenleme ihtiyacı duyduklarını söyledi.

Mehmet Cantekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FKB'ye üye 100 şirket bulunduğunu, bunların 25'inin finansal kiralama, 61'inin faktoring ve 14'ünün ise finansman alanında faaliyet gösterdiğini kaydetti.

Cantekin, 2017'nin sektörleri açısından olumlu geçtiğini ifade ederek, "Üçüncü çeyrek rakamları da bu gelişmeleri doğrular nitelikte. Sektörlerimizin gidişatına bakıldığında, yıl sonunu yaklaşık 190 milyar TL seviyesinde işlem hacmi ile kapatmayı hedefliyoruz." dedi.

Türkiye'de banka dışı finans sektörünün ekonomiye katkısının yüzde 13 dolayında seyrettiğine işaret eden Cantekin, hedeflerinin, sektörlerinin daha da büyümesi ve ekonomiye olan katkısının her geçen gün yükselmesi olduğunu söyledi.

Cantekin, finansal kiralama sektörünün alacaklarının bu yılın 9 ayında 2016'nın aynı dönemine göre yüzde 24,1 artarak 49 milyar TL seviyesini aştığını, sektörün aktif büyüklüğünün yüzde 22,8, öz kaynaklarının da yüzde 12,2 büyüdüğünü bildirdi.

Söz konusu dönemde faktoring sektörü işlem hacminin 102,5 milyar TL, alacaklarının ise 34,7 milyar TL olduğunu belirten Cantekin, şöyle devam etti:

"Sektörün aktif büyüklüğü 2017'nin 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27,6’lık artışla 36,6 milyar TL, öz kaynakları ise yüzde 12,2 büyümeyle 5,5 milyar TL olarak gerçekleşti. 61 faktoring şirketi ile faaliyet gösteren sektör, her geçen gün genişleyen ve bugün sayıları yaklaşık 106 bin müşteriye hizmet veriyor.

Aynı dönemde finansman sektörü verilerine baktığımızda da, sektörün büyüme ivmesinin devam ettiğini görüyoruz. Sektörün işlem hacmi yüzde 22 artarak 18 milyar TL'yi aştı. Aktif büyüklüğü 15,2'lik artışla 35,1 milyar TL, alacak büyüklüğü ise 18,7'lik artışla 30,4 milyar TL seviyesine erişti."

"Türkiye'nin ekonomik geleceğine umutla bakıyoruz"

Mehmet Cantekin, gündemde sadece ekonominin yer almasından hoşnut olduklarını, ekonominin büyüdüğü, ihracatın yüksek rakamlara ulaştığı bugünlerin herkesi mutlu ettiğini, finans kesimini temsil eden şirketler olarak Türkiye'nin ekonomik geleceğine umutla baktıklarını, 2016'ya kıyasla bu yıla daha iyi başladıklarını söyledi.

Cantekin, "Yıl sonuna kadar bu disiplinle ilerleyebilirsek 2018'e güzel bir başlangıç yapacağımıza inanıyorum. Bu başlangıç ile birlikte 2018, ekonomik politikaların uygulanabilirliği açısından tüm finans kesimi için beklentiler üzerinden gerçekleşirse ekonomimiz daha da ileriye gidecektir. Biz de tüm bu gelişmeler ışığında KOBİ’lerimizin, tüketicilerimizin yanında olmaya devam edecek, onların finansman ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi var gücümüzle sürdüreceğiz." diye konuştu.

FKB'nin teknolojiyi yakından takip ettiğini, sektörlerinin gelişimine katkı sağlayacak teknoloji temelli projeleri hayata geçirmek için çalışmaları sürdürdüklerini ifade eden Cantekin, sektörün büyüme hızına katkı sunacak çalışmaları şöyle anlattı:

"Faktoring sektörünün üzerinde çalıştığı Tedarik Zinciri Finansmanı Elektronik Sistemi'ni 2018'de hayata geçirmeyi planlıyoruz. Kurulacak sistem altyapısı ile alıcılar, çoklu tedarikçiler ve finans kurumları elektronik ortamda verilen onaylarla ilerleyen basit bir mekanizmaya kavuşacak. Böylelikle büyük alıcılarla çalışan KOBİ'ler ilave teminata ihtiyaç duymadan da ticari alacaklarının kurulacak sistemde alıcı tarafından teyit edilmesiyle finansmana hızla kavuşacak. Bu sistemle KOBİ'lerin, finansmana erişimde yaşadıkları sıkıntıların çoğunu aşacaklarını öngörüyoruz. Avrupa'nın birçok ülkesinde faktoring hacminin yüzde 60-70'i tedarikçi finansmanından oluşmakta. Bizler KOBİ sayısı ve yoğunluğu Avrupa'ya göre daha yoğun bir ülke olarak, 3 yıl içinde ortalamada yüzde 50'yi bulabiliriz. Eğer hedeflere ulaşılırsa 3 yıl içinde KOBİ'ler için yaklaşık 120 milyar TL'lik ek bir finansman yaratılabilecek."

Bireysel müşteriler için teknolojik yenilikleri finansal hizmetlerle birleştirerek ülke ve müşterilere değer katacak projeleri hayata geçirmek için çalıştıklarını dile getiren Cantekin, e-ticaret hacmindeki artışı dikkate aldıklarında, buradan doğacak finansman ihtiyacına yönelik çözüm üretmek üzere çalışmalar sürdürdüklerini kaydetti.

"Yasal düzenlemeler bizim için kritik önemde"

FKB Başkanı Cantekin, bankacılık dışı finans kesiminin finans sektöründen aldığı toplam payı yükseltmenin temel öncelikleri olduğunu vurgulayarak, "Bu doğrultuda, sektörlerimizin önünü açan, bankacılık dışı finansın ekonomi içindeki ağırlığının artmasına olanak sağlayan yasal düzenlemeler bizim için kritik önemde." dedi.

Sektörün tüm sorunlarını bildiklerini dile getiren Cantekin, şöyle devam etti:

"FKB olarak devam eden İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında birtakım düzenlemelerin hayata geçirilmesini umuyoruz. Krediler için ayrılan özel karşılıkların gider yazılması ve BSMV oranının düşürülmesi gibi vergi konularının yanı sıra önemle üzerinde durduğumuz KGF'nin bankacılık dışı finans kesimine açılması gibi vergisel olmayan konularda da ihtiyaç duyduğumuz düzenlemelere ilişkin beklentilerimiz bulunuyor. KOBİ’lerimizin finansmana erişimi noktasında FKB olarak biz de olmak ve ekonomik kalkınmayı bankacılık kesimiyle birlikte yüklenmek istiyoruz.

Bankacılık dışı finans kesimini güçlü bir şekilde temsil eden sektörlerimizin eşit rekabet koşullarına sahip olmaları ve orta vadede gelişmiş piyasalardaki paylara ulaşmaları ana hedefimiz. Bu yönde, ekonomi yönetimimiz ve kanun yapıcılarımızın desteğine güveniyor, inanıyoruz."

"Yasa karşısında tüm finans kesimi eşit olmalı"

Mehmet Cantekin, son günlerde Türk Parası Kıymetini Koruma hakkındaki kararda değişiklik yapılmasına ilişkin çalışmalar bulunduğunu ifade ederek, "Müşterilerimizin ağırlıklı kısmını oluşturan küçük işletmeler bu düzenleme yürürlüğe girerse yabancı paraya (YP) nispeten daha kısa vadeli ve daha yüksek maliyetli TL cinsinden işlem yapmak zorunda kalacak. Yatırımın finansmanına yönelik işlem hacminin, düzenlemeyle birlikte önemli ölçüde azalabileceğini ve finansal kiralama sektörünün küçülmek durumunda kalabileceğini düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Söz konusu durumun leasing sektörünü olumsuz etkileyeceğini, daha da önemlisi, finansman maliyetlerini artıracağı, borçlanma vadesini düşüreceği için yatırım kararlarının yeniden gözden geçirilmesine ve ertelenmesine neden olacağını belirten Cantekin, hükümetten, bu kararname değişikliğinin tekrar gözden geçirilmesini talep ettiklerini söyledi.

Faktoring sektöründe 500 bin KOBİ'ye ulaşarak onların finansmana erişimi adına çalışmalar yaptıklarını, tüm çabalarına rağmen sektör adına sorunlar yaşadıklarını dile getiren Cantekin, kanun anlamında sağlanan desteği yeterince alamadıklarını, bunun da rekabeti körelttiğini, sektörün hevesini kırdığını söyledi.

Cantekin, "Örneğin, dünyanın en iyi faktoring şirketleri Türkiye’den çıkıyor. Eximbank ile birlikte reeskont kredileri kullandırarak ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Ancak MASAK yönetmeliği gereği 'müşterini tanı' prensibi kapsamında kredi verilecek müşterilerimize kimlik ve adres teyidi yapmamız gerekirken, kimlik ve adreslere ulaşamıyoruz. Temsil ettiğimiz finansal kiralama ve finansman şirketleri, kimlik ve adres paylaşım sisteminden faydalanırken, faktoring sektörümüz bu sistemden yararlanamıyor. Tüm bu rekabet ortamını etkileyen düzenlemelerin bir an önce düzelmesini istiyoruz ki ekonomimize katkımızı daha da artırabilelim." ifadelerini kullandı.

KOBİ'lerin finansal iş ve işlemlerinin kolaylaştırılması ve finansal rekabet ortamının sağlanmasına yönelik yapılan düzenlemeler bakımından yasa karşısında tüm finans kesiminin eşit olması gerektiğini savunan Cantekin, "Faiz oranlarının yüksek olduğu söylenen faktoring şirketlerinin vergisel yüklerden dolayı aracılık maliyetlerinin ve operasyonel giderlerinin diğer finans sektörleri karşısında artırılması biz sektörü temsil edenler tarafından anlaşılamamaktadır. Benzer, hatta eşit iş yapan kurumlar arasında kanun karşısında tanınmış olan hakların eşit seviyeye getirilmesi kanaatimizce ağırlıklı olarak KOBİ'lerimize, ihracatçılarımıza, kısaca ülke ekonomimize katkı sunacaktır." diye konuştu.

AA