Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan Lütfi Kırdar'daki törende konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Biz dik durmayı Necip Fazıl Kısakürek'ten öğrendik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "15 yıldır büyük Türkiye'yi, güçlü Türkiye'yi, kendisiyle birlikte tüm dostlarının, soydaşlarının, dindaşlarının, mazlumların ve mağdurların umut kapısı , güven kaynağı bir ülkeyi inşa etmenin gayreti içindeyiz."

Türk milleti olarak daha dünyaya son sözümüzü söylemedik.

Milyarlarca Müslüman olarak da son sözümüz henüz ağzımızdan çıkmadı. Herşeyin zamanı olduğu gibi bu büyük itilafın da zamanı var.

İnşallah en kısa sürede haksızlıkları elle düzelteceğimiz günleri de göreceğiz. Bunun ilk adımlarını Suriye'de atmaya başladık.

Tüm Müslümanların geleceğini yakından ilgilendiren oyunu biz bozduk. Şimdi de Kudüs üzerinden saldırı başladı. İlk adımları çarşamba günü attık.

Şunu biliyoruz; Kudüs giderse Medine'yi koruyamayız, Medine giderse Mekke'yi koruyamayız, Mekke giderse Kabe'yi kaybederiz.

Medine giderse Kabe gider demektir. Kudüs giderse İstanbul, İslamabad, Şam gider demektir. Kudüs hepimizin haysiyeti namusu varlık gayesi demektir. Bu bozuk düzen gün geliyor hakları elinden alınan Filistinli olarak karşımıza çıkıyor. Gün geliyor bataklıklarda son nefesini veren arakanlılar olarak geliyor. Arakan için orada cumhurbaşkanları, başkanlar beraber bizzat toplantı yaptık. Duyarsız kalamayız. Attığımız adımların neticeisini alıyoruz.

Bizler millet, ümmet ve insanlık olarak tepenize inen gök kubbeyi daha fazla görmezden gelemeyiz. Düzen bozuk ama bizim buna rıza gösterme mecburiyetimiz yok. Buna karşı mücadele edeceğiz.