Advertisement

Türkiye'nin 2017'de yüzde 7,4 büyümesini memnuniyetle karşılayan iş dünyası temsilcileri, bu büyümenin Türkiye'nin potansiyelini ve enerjisini ortaya koyduğunu, ancak sürdürülebilir olması gerektiğini belirtiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılına ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 7,4 büyürken yılın son çeyreğindeki büyüme oranı yüzde 7,3 oldu.

İş dünyasının önde gelen isimleri AA muhabirine bugün açıklanan büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, herkesin yüzde 5-6 büyüme beklerken Türkiye'nin yüzde 7,4 büyüdüğünü kaydederek, "Bu bizim için inanılmaz ve gerçekten güzel bir haber. İş dünyasını gerçekten sevindirdi. Biz Türk ekonomisine, Türkiye'deki bankacılık sistemine güveniyorduk. Bu da bunun göstergesi." dedi.

"En büyük isteğimiz bu büyümenin kalıcı ve sürdürülebilir olması." diyen Özdemir, 2018'de büyüme rakamının yüzde 6'dan az olmamasını istediklerini ifade etti.

Özdemir, "Bu yıl tüm sıkıntılara rağmen yüzde 7,4 büyüdüysek 2018'de çok rahat bir şekilde yüzde 6 büyüme rakamını sağlayabiliriz. İlk 3 aydaki rakamlara baktığımızda Türkiye'nin ekonomisinin en az yüzde 6 şeklinde büyümesini bekliyoruz. Bunu sağlamamız bile büyümenin kalıcılığını ve sürdürülebilir olmasını gösterir." şeklinde konuştu.

Sanayi sektörünün katma değerinin 2017'de ortalamanın üzerinde yüzde 9,2 büyümesinin hatırlatılması üzerine Özdemir, bu konunun kendilerini ayrıca sevindirdiğini kaydederek, ihracatın her ay rekor kırmayı sürdürdüğünü, bu artışın kapasite kullanım oranlarını yükselttiğini söyledi.

Özdemir, sanayide yaşanan bu olumlu gelişmenin ekonomiyi büyüttüğünü, kalıcı ve sürdürülebilir olmasını sağladığını bildirdi.

Dün Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) 2017-2018 Reformu'nun da büyümeye olumlu katkı vereceğini dile getiren Özdemir, bu alınan kararların iş dünyası tarafından sevinçle karşılandığını sözlerine ekledi.

 "2018 büyüme tahminim yüzde 5,8-6 seviyesinde"

Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar ise, yıllık yüzde 7,4 büyüme rakamı ile Türkiye'nin OECD'nin en fazla büyüyen ülkeleri arasında yer aldığını belirterek, "İnşaat ve altyapı yatırımlarının bu büyümede ciddi payı var. Sanayideki büyümenin de önümüzdeki süreçte büyümeye daha fazla destek olması bizi daha iyi noktalara götürür." diye konuştu.

KGF destekleriyle altyapı yatırımlarının ekonomiye omuz vermeyi sürdüreceğini anlatan Kibar, "Bu sene de sanırım yüksek büyüme rakamlarıyla bitireceğiz yılı. Benim 2018 için büyüme tahminim yüzde 5,8-6 seviyesinde." değerlendirmesinde bulundu.

"Sanayinin büyüme oranı ayrıca sevindirdi"

Kale Grubu Başkanı ve İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay da, "Türkiye'nin, olağanüstü jeopolitik ve ekonomik riskler altında elde ettiği yüzde 7,4 büyüme, bu ülkenin yönetimiyle, üreticisiyle, girişimcisiyle ve tüketicisiyle nasıl dinamik bir ülke olduğunun somut göstergesidir." dedi.

Büyümede, katma değeri yüzde 9,2 artan sanayinin lider rolünün sürdüğünü görmenin ayrıca umut verici olduğunu dile getiren Okyay, sanayi öncülüğünde yüksek büyümeyi sürdürülebilir kılacak adımların atılmaya devam edilmesi halinde Türkiye'nin ufkunun açık olacağını ifade etti.

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, büyüme rakamlarının son derece iyi olduğunu belirterek, "Son derece iyi bir büyüme geldi. Rakamlar her zaman en doğruyu söyler. Konuşulanlara bakmayın rakamlar doğruyu söyler." dedi.

"Büyüme rakamı ülkenin potansiyelini ortaya koyuyor"

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu da yüzde 7,4'lük büyümenin Türkiye'nin potansiyelinin yanı sıra dinamizmini ve enerjisini ortaya koyduğunu söyledi.

Orakçıoğlu, "Dünyada yüzde 3'ler, yüzde 2'ler seviyesinde, eksilerde büyümelerin olduğu dönemde yüzde 7,4'lük büyüme büyük bir başarı. Burada hem siyasetin hem yapılan yatırımların hem iş dünyasının birlikte ortaya koyduğu olumlu performans önemli." dedi.

Bunu devam ettirmenin öneminin altını çizen Orakçıoğlu, Türkiye'nin bu yıl en az yüzde 5 büyüyeceğini ifade etti.

Orakçıoğlu, "Zaman zaman piyasada gelgitler yaşanabilir. Kısa vadeli düşünmemek, karamsar olmamak lazım. Uzun vadeli düşünmek ve uzun vadeli hedefler koymak lazım." şeklinde konuştu.

Global bir marka olarak dünyanın her yerinde bayraklarını dalgalandırdıklarını dile getiren Orakçıoğlu, ihracatta geçen yıl yüzde 70'lik bir büyüme gerçekleştirdiklerini, bu yıl da yüzde 70-80 arasında bir büyüme performansı yakalamayı hedeflediklerini anlattı.

Orakçıoğlu, 2018'in ilk 3 ayındaki öncü göstergelerin özellikle ihracat tarafında olumlu olduğunu belirterek, "Yıl boyunca bunun devam etmesini bekliyoruz. Artık rekabet konusunda geçmişe göre birkaç adım öndeyiz. Özellikle yaptığımız işler konusunda büyük bir birikim ve tecrübe kazandık. Geçmişle karşılaştırdığımızda seçilen değil seçen konumundayız. Hem müşteriyi hem pazarı seçen bir markayız." diye konuştu.

İş dünyası örgütlerinin temsilcileri, Türkiye ekonomisinin 2017 yılında yüzde 7,4 ile beklentilerin üzerinde büyümesini memnuniyetle karşılarken, 2018 yılında da etkili bir büyüme oranı yakalanacağına inandıklarını ifade ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılına ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 7,4 büyüdü.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Öztürk Oran, AA muhabirine yaptığı açıklamada "Türkiye büyümede 7 yıldızı yakaladı. Yükselen ekonomilerin kutup yıldızı artık Türkiye'dir." dedi.

Oran, "Bu güçlü büyüme sadece ekonomimizin değil, bölge barışına yapacağımız katkıların ve dünyada gelişen ülkelere karşı duyulan güvenin de teminatıdır. 2017'deki yüzde 7,4'lük cesur büyümeden, 2018'de de en küçük bir taviz vermeyeceğiz." diye konuştu.

Oran, rekor büyüme başarısının aynı zamanda devletin çizdiği rotada Türk işçisinin emeği ve millileşme hamlesinin üretimdeki öncüsü Türk girişimcisinin azminin bir nişanı olduğunu söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonların bölgeye taşıyacağı huzurun da yatırım kararlarını olumlu etkileyeceğini kaydeden Oran, "İş insanımız Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla artık daha özgüvenli. Milletçe bu duruşu sergilediğimiz takdirde, 2018'de de yeni bir başarı hikayesi yazmamamız için hiçbir sebep yoktur. Türkiye yeni bir büyüme yörüngesine girdi. Bu yörüngede KOBİ'lere sağlanan kredi desteği ve sektörel teşviklerin 2018'de daha da etkili olacağına inanıyorum. KGF kredileriyle yapılan yatırımlar ekonomiye bu yıl dönmeye başladı. Bu fırsatı elbette değerlendireceğiz." ifadelerini kullandı.

- "İhracatta olduğu gibi büyümede de devleri geride bıraktık"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ise 2017'nin son çeyreğinde de ülkenin yüzde 7,3'lük büyüme kaydederek hızlı büyüme performansını devam ettirdiğini belirterek, "Böylelikle, 2017 yıl genelinde ülkemiz ekonomisi yüzde 7,4 büyüyerek bütün beklentileri geride bıraktı." dedi.

Büyükekşi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2017 yılı başladığında, 2016'nın olumsuz etkilerini geride bıraktığımızı ve 2017 yılının artık ihracatımız ve ekonomimiz için bir 'Atılım Yılı' olacağını ilan etmiştik. Bu beklentilerimize uyumlu bir şekilde ihracatımız yüzde 10,2 artarak dünya ortalamasının üzerinde yükseldi. 71 bin ihracatçımız 237 ülke ve bölgeye başarı ile ihracat gerçekleştirirken, bu sayede dünya ticaretinden aldığımız payı yüzde 0,89'a çıkardık.

Son çeyrek büyüme rakamlarıyla birlikte 2017 yıl geneli büyüme oranımız da tüm G20 ülkelerini geride bıraktı. Bu veri ile şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, geçtiğimiz yıl nasıl ki ihracatın motoru sayılan Almanya, Çin ve ABD gibi ülkelerden daha başarılı bir performansla ihracatımızı artırdıysak, aynı şekilde büyümenin motoru sayılan Çin, Hindistan gibi ülkeleri de büyümede geride bırakmayı başardık."

Yakaladıkları bu güçlü büyümede ihracatçıların önemli bir rol oynadığını dile getiren Büyükekşi, "7,4 oranındaki büyümemizin 0,15 puanı net ihracattan kaynaklandı. Bu katkıda ihracat tek başına 2,55 puan pozitif katkı sağlarken, ithalat ise büyümeye -2,4 puanlık katkı verdi. İhracatçılarımızı hem ihracat rakamlarındaki başarısı hem de büyümeye verdikleri katkılardan ötürü kutluyorum. İhracatçılarımıza sundukları destekler ve her daim ihracatçılarımızın sorunlarını dinleyip çözüm getiren, başta Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci olmak üzere hükümetimiz ise bu başarıya giden yolu bizler için açmış oldu." diye konuştu.

Büyükekşi, diğer taraftan, 2017 yılı başında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istihdam çağrısına ihracatçılar olarak destek verdiklerini ve istihdamda da atılım yapacaklarının sözünü verdiklerini dile getirdi.

2017 yılında yakalamış oldukları bu yüksek büyüme oranı ile birlikte istihdam piyasasında da olumlu gelişmeler olduğunu aktaran Büyükekşi, şunları kaydetti:

"2017 başında yüzde 13 olan işsizlik oranımız yıl sonunda yüzde 10,4'e geriledi. Bu süreçte, aralık ayı itibarıyla bir sene öncesine kıyasla iş gücüne yaklaşık 1 milyon kişi girerken, 1,6 milyon kişiye de istihdam yaratıldı. Çevremizde yaşanan gelişmeler ve türlü terör örgütlerinin hedefi olan ülkemiz, bir yandan kahraman Mehmetçiğimizin başarılı operasyonları ile ülkemize yönelen dış tehditleri ortadan kaldırırken, diğer taraftan da ülkemizin birliğine kastedenlere en büyük cevabı da G-20'nin en hızlı büyüme performansını göstererek vermiş oldu.

İnanıyoruz ki, ihracatçılarımızın gayretleri ve hükümetimizin destekleri sayesinde bu güçlü büyüme oranımızı 2018 yılında da sürdüreceğiz. İhracatta rekorlar yılı olarak ilan ettiğimiz 2018 yılında her ay ihracatımızda rekor tazeleyerek tıpkı 2017 yılında olduğu gibi bu yılda da büyümeye yüksek oranda pozitif katkı sunmaya devam edeceğiz."

- "İş dünyası olarak büyük bir gurur duyduk"

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Hasan Ali Cesur, 2017 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 7,4 büyümesinin iş dünyası olarak kendilerini son derece memnun ettiğini belirterek, "İş dünyası olarak büyük bir gurur duyduk. Türkiye dengeli bir şekilde büyümesini sürdürüyor. Sektörel bazda spesifik desteklerin gelmesi ile birlikte 2018 yılının ilk iki çeyreğinde çok güzel rakamlarla karşılaşacağımızı umuyoruz. 2018 yılında da ülke olarak büyümemizi en güzel şekilde gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı.

Bu alanda G-20'nin zirvesinde olup, OECD ülkeleri arasında ilk ikiye girmenin çok güzel bir başarı olduğunu kaydeden Cesur, "Alçak darbe teşebbüsü ve Suriye'de yaşanan gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisinin büyümeye devam etmesi takdire şayan bir durum. Bu başarıyı yakalayan, ekonomiyi yöneten kadrolara inancımız tam. İş dünyası olarak bu güven duygusu ile yatırım yamaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

- "Sanayimizin büyümeye gurur verici katkısını sürdürülebilir kılmalıyız"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Bugün ülke olarak ekonomimizin 2017 yılında yüzde 7,4'lük GSYH artışı ile dünyada en hızlı büyüyen ekonomiler arasında yer alma başarısı göstermesinin gururunu yaşıyoruz. Sanayimizin büyümeye gurur verici katkısını sürdürülebilir kılmalıyız." dedi.

Büyümeye en büyük katkılardan birinin sanayi sektöründen geldiğini aktaran Bahçıvan, bu büyüme verilerinin, sanayiciler için çok özel ve gurur verici bir boyutu olduğunu ifade etti.

Bahçıvan, Türkiye ekonomisinin 2017 yılında yüzde 7,4 büyürken sanayi sektörünün yüzde 9,2 büyüme göstermesinin gerçekten her türlü takdirin üzerinde övgüyü hak eden bir performans olduğunu dile getirerek, bunun yanı sıra bu performansın sanayi sektörünün GSYH içinde 2016'da yüzde 19,6 olan payını 2017’de yüzde 20,6’ya yükselttiğini ve yine imalat sanayinin payının da aynı dönemde yüzde 16,6’dan yüzde 17,5’e çıktığını vurguladı.

Bu performansın, 2017 yılında büyümenin en temel gücünün sanayiden geldiğini ve sanayi sektörünün diğer tüm sektörler için de itici güç olduğunu kendilerine gösterdiğine işaret eden Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Bu bize şunu gösteriyor; son zamanlarda sanayiye ve üretime verilen hiçbir destek boşa gitmiyor. 2017’deki ekonomik büyüme, bunu herkese somut olarak göstermiştir. Sonuçta sanayi sektörümüz bir kez daha ispat etti ki; iş üretmenin, aş üretmenin, ihracat yapmanın, vergi vermenin en gerekli olduğu sektörlerin başında gelmektedir.

Bugün de içinde bulunduğumuz zorlu döneme karşın hiçbir sanayicimizin yarına yönelik en ufak bir panik görüntüsü verip kendini kapatmadığının bilinmesini isterim. Bu da biz sanayicilerin ülkemize olan inancının bir göstergesidir. Ancak cari açık, kurlardaki artış ve özel sektörün borç yükü gibi riskler dikkate alınarak, sanayicimizin performans ve moral motivasyonunun sürdürülebilir kılınması gerekmektedir."

- "Yüzde 7,4'lük büyümeyi yakaladığını görmekten mutluluk duyduk"

Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD) Başkanı Yiğit Savcı, 2016 yılında yaşanan talihsiz ve üzücü gelişmelerin ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerinden 1 yıl gibi kısa bir süre içinde kurtulmaya başlandığını ve ekonominin yüzde 7,4'lük büyümeyi yakaladığını görmekten mutluluk duyduklarını söyledi.

Türkiye'nin sert virajı kazasız bir şekilde dönmeyi başardığını aktaran Savcı, çarpıcı büyüme oranının da işaret ettiği gibi ekonomide büyüme dinamiklerinin kendi kendine çalışır hale geldiğini kaydetti.

Savcı, büyümenin böylesine yüksek bir performans sergilemesinde, başta KGF olmak üzere, kamunun sağladığı geniş kapsamlı desteklerin büyük rol oynadığını dile getirerek, "Zamanında ve nokta atışı olarak adlandırabileceğimiz bu teşvik ve desteklerin büyüme üzerindeki olumlu etkisi tartışılmaz bir seviyede. Sanayi üretimi ve ihracattaki artış ile yatırımların yeniden canlanmaya başlamış olması da büyümeye ciddi katkı sağladı. Büyümenin hemen her sektörde toplam 1 milyondan fazla istihdam sağlamış olması da diğer olumlu bir gelişme." diye konuştu.

Ekonomik büyüme dinamiklerinin yeniden çalışmaya başlamasının ve yüksek büyüme performansının, temsilcileri arasında bulundukları genç iş dünyasını da olumlu etkilediğinin altını çizen Savcı, "Özellikle yeni girişimler için ortamın giderek daha uygun hale geldiğini, genç girişimcilerin moral ve yatırım iştahlarının arttığını gözlemliyoruz. Büyüme temposunun 2018 yılında da sürdürülmesi, yeni genç girişimler için de büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.

Savcı, bu aşamadan sonra büyümede kalıcı sürdürülebilirliğin kritik bir öneme sahip olduğunu ve bunun için toplumun tüm kesimlerine görev düştüğünü aktararak, özellikle üzerinde durulması gereken başlıkları "cari açık", "yüksek enflasyon" ve "Türk Lirası'nın değerinin korunması" olarak sıraladı.

Büyümenin kalıcı sürdürülebilirliği için yabancı yatırımcıları çekme doğrultusunda AB ile ilişkilerin güçlü tutulması gerektiğini belirten Savcı, "Bu yönde, Bulgaristan'da gerçekleşen görüşmelerin olumlu yönde seyretmesinden mutluluk duyduk. Aynı şekilde, yakın geçmişte GYİAD olarak benzer adımlar attığımız Almanya ile yaşanan sorunlar konusunda, çözüm yolunda atılan olumlu adımlar da sevindirici." şeklinde konuştu.

AA