Advertisement

The Wall Street Journal'da yer alan makalede, ABD 10 yıllıkları 20 yıldan fazla bir süredir ilk kez diğer gelişmiş ülkelerin tahvil getirilerinden daha yüksek bir konumda yer aldığı aktarıldı.

ABD 10 yıllık Hazine tahvil göstergesi tüketiciler ve şirketler için ödünç alma maliyetinin anahtar barometresi olarak görülüyor. Faizler 18 Mayıs'ta 7 yılın en zirvesi olan yüzde 3.1'e dokunmuştu. Faizlerin yükselmesinin getiri arayan yatırımcıları daha çok cezbetmesiyle birlikte, piyasada dalgalanma yaratıyor. Hisse senetleri gerilerken, dolardaki yükseliş destekleniyor. 

Analistlere göre, getiri oranlarının yükselmesi ABD ekonomisine dair iyimserliği ve enflasyonun yükseleceğini gösteriyor. Bu artış ayrıca azalan vergilerin etkisini ve hükümet harcamalarındaki yükselişi de yansıtıyor. 

Tahvil getirilerinin yükselmesi, yatırımcıları dolara dönmeye zorladı. Avrupa'da ekonomik verilerin zayıflaması, gevşek (genişlemeci) para politikası devam etmesine rağmen, faizlere aşağı yönde baskı oluşturdu. ABD'de enflasyon ve istihdam oranlarındaki yükselişin kalıcı olmasıyla, Hazine tahvil getirileri yukarı yönde hareket etti.

Faizler artış yapılacağına dair beklentiler 2 yıllıkların da artışının sebebi olarak nitelendirildi. Böylelikle getiri eğrisi olarak bilinen uzun vadeli oranlar arasındaki makas daraldı.

Bu göstergeler ışığında, Aberdeen Standard Investments'da baş yatırımcı yöneticisi Luke Hickmore, ABD'nin "sağlam", Avrupa'nın "durgun" büyüme dinamiklerini değiştirecek herhangi bir tehdit olmadığını kaydederek "Dolar endeksi Şubat ayından bu yana yüzde 5 değer kazandı, bu yükselişin yüzde 5-10 daha üzerine koyabilir. Doları durduracak bir şey yok" dedi.