Advertisement

TCMB, Perşembe günkü politika toplantısında, haftalık repo faizini 125 baz puan artırdı.

Gösterge faiz, beklentilerin üzerindeki bu faiz artışıyla birlikte yüzde 17.75'e yükseldi.

TCMB'nin sürpriz kararının ardından, uluslararası kuruluşlardan Türkiye ekonomisine ilişkin görüşler yağmaya başladı. Çeşitli kuruluşlardan gelen değerlendirmeler şöyle;

- Morgan Stanley 2018 sonu politika faizi tahminini 25 bp aşağı çekti

Banka ekonomisti Ercan Ergüzel, 7 Haziran tarihli notunda, “Perşembe günkü 125 baz puanlık faiz artışıyla birlikte TCMB'nin bu yıl faizi toplam 500 baz puan artırması, Türkiye'de nihai reel faizleri 2009'dan bu yana görülmemiş seviyelere getirdi” ifadesini kullandı. Morgan, Merkez'den 75 baz puanlık faiz artışı bekliyordu.

Morgan'ın TCMB'nin son kararından önce 2018 sonu için politika faizi tahmini, yüzde 18.0 seviyesindeydi. Şirket, mali ve benzeri politikalarda yılın ikinci yarısında gerçekleşecek kademeli sıkılaşma varsayımıyla birlikte şu an bu tahmini yüzde 17.75'e çekmiş durumda.

- Goldman Sachs: TCMB güvenilirliğini geri kazanmış olmalı

“% 17.75 seviyesindeki faiz, ekonomiyi yavaşlatmak için yeterli yükseklikte. TCMB, beklentilerin üzerinde hareket ederek güvenirliğini geri kazanmış olmalı. Piyasalar, şimdi büyük ölçüde ülkedeki siyasi liderliğe ve mali otoritelere odaklanacak” şeklinde görüş belirtilen 7 Haziran tarihli Goldman raporuna göre, şirket, Türkiye'de enflasyonun üçüncü çeyrekte zirve yapmasını bekliyor. Bir yandan, TCMB'nin, enflasyon düşmeye başlamadan ve iç talepte büyümenin yavaşladığına dair kesin kanıt görülmeden önce faiz indirmeyeceği öngörülüyor. 

- Capital Economics: TCMB'nin hamlesi enflasyonla mücadeleye dair "belirsiz bir işaret"

Şirket tarafından yazılan raporda, TCMB'nin haftalık repo faizini artırma hamlesinin, para politikasında odağın lirayı desteklemekten yüksek enflasyonla mücadeleye kaydığına dair "belirsiz bir işaret" olduğu şeklinde değerlendirmede bulunuldu.

Capital Economics, Türkiye'de politika yapıcıların enflasyonu aşağı çekmeye olan bağlılıklarının temelli bir şekilde değiştiğini söylemek için henüz erken olduğu görüşünde. 

Kurum tarafından yapılan açıklamada, Erdoğan'ın seçimleri kazanması durumunda "faiz indirin" çağrılarını yineleyebileceğini ve para politikası üzerindeki kontrolünü artırma yönündeki vaatini yerine getirebileceği belirtilerek bu durumun lirada yeni bir sert satış dalgası yaratabileceğine ve TCMB'nin üzerinde faiz artırma baskısı oluşturabileceğine değinildi. 

- JPMorgan: Faiz artırımı TCMB'nin kredibilitesini geri kazanmasına yardımcı olabilir

JPMorgan ekonomistlerinin TCMB'nin faiz artırımı sonrası kaleme aldığı raporda, faiz artırımının Merkez Bankası'nın kredibilitesini geri kazanmasına yardımcı olabileceğini fakat seçimlerin hala önemli riskler oluşturduğu ifade edildi.

“Kurda, TCMB faiz artırmasaydı ya da ılımlı artırsaydı, “ağırlığı azalt” tavsiyesine dönmeye hazırdık. Fakat şimdilik bekliyoruz ve “piyasa ağırlığı” tavsiyesinde kalıyoruz. Yerel para cinsinden tahvillerde “ağırlığı azalt” tavsiyesindeyiz.” denen Perşembe günkü raporda, seçim sonuçlarının kilit önemde olduğuna dikkat çekildi.

Raporda, “Şahin duruşa karşın, enflasyonun yukarı yönlü şaşırtmayı ya da TL'nin baskı altında kalmayı sürdürmediği sürece TCMB'nin faiz artırmasını beklemiyoruz.” dendi.

- BBVA: TCMB'nin hamlesi doğru yönde

Bankanın ekonomistleri Adem İleri, Alvaro Ortiz, Seda Güler Mert ve  Serkan Kocabaş tarafından yazılan araştırma raporunda, TCMB'nin Perşembe günkü hamlesinin doğru yönde olduğu belirtilerek ekonomiyi daha sağlıklı bir raya oturtmak adına mali kısıtlamaların da bununla beraber gelmesinin gereği savunuldu. 

Rapora göre, yine de, daha fazla adım atılmasına ihtiyaç duyulup duyulmamasına dair soru işaretleri mevcut. Bunu da gelişen piyasalardaki küresel koşullar, enflasyonun kısa vadedeki evrimi ve Türkiye'de seçim sonrası belli olacak yeni Orta Vadeli Program kapsamındaki potansiyel dezenflasyon gidişatı belirleyecek.