Advertisement

Dünya Bankası Kalkınma Beklentileri Direktörü Ayhan Köse, ABD, Avrupa Birliği ve Çin arasındaki gerilimin artmasının küresel ticaret ve büyüme için ciddi sonuçları olacağını belirterek," “Ticaret gerilimleri dünya genelinde ciddi gümrük tarifelerine dönüşürse, global ticarette küresel finansal kriz döneminde gördüğümüze benzer düşüş yaşanabilir” dedi.

Köse, Dünya Bankası'nın birkaç gün önce yayınladığı Küresel Ekonomik Beklentiler (KEB) raporuna istinaden AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 3,1 büyüdükten sonra bir miktar ivme kaybetmesini beklediklerini dile getiren Köse, küresel büyümedeki zayıflamanın arkasındaki en büyük faktörün gelişmiş ekonomilerdeki yavaşlama olacağına işaret etti.

ABD, AB ve Japonya'nın gelecek iki yıla yönelik büyüme beklentilerinin bu yıla kıyasla daha düşük olduğunu anımsatan Köse, gelişmiş ekonomilerin büyüme performansıyla birlikte küresel ticaret ve yatırımların da kademeli olarak zayıflamaya başlayacağı öngörüsünde bulundu.

Köse, yükselen ekonomiler ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarının da yavaşladığını belirterek, "Bunların hepsi bir araya geldiği için küresel büyüme biraz ivme kaybedecek. Buna karşın, yüzde 3 civarında büyüme küresel ekonomi için hala oldukça güçlü bir performans" dedi.

- “Büyümenin beklenenden zayıf olma ihtimali daha yüksek”

Küresel ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklerin hem geçen seneye kıyasla arttığına dikkati çeken Köse, bunları artan korumacılık, sıkılaşan finansman şartları, siyasi belirsizlikler ve jeopolitik gerilimler olarak sıraladı.

Dünya Bankası'nın 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin küresel büyüme beklentilerini değiştirmemesine karşın daha düşük büyüme ihtimalinin yükseldiğine vurgu yapan Köse, "Gelecek yıl, küresel büyümenin beklenenden zayıf olma ihtimali geçen seneye göre daha yüksek. Büyümenin öngörümüzden yüzde 1 daha düşük olma ihtimali yüzde 16’dan yüzde 22’ye yükseldi." değerlendirmesini yaptı.

Kuruluş son KEB raporunda, küresel büyüme tahminlerini bu yıl için yüzde 3,1, gelecek yıl için yüzde 3 ve 2020 için yüzde 2,9 olmak üzere 5 ay önce yayınlanan bir önceki rapordaki seviyelerinde sabit tutmuştu.

- “Ticarette küresel finansal kriz dönemindekine benzer düşüş yaşanabilir”

Köse, aşağı yönlü risklerin son dönemde daha belirgin hala gelmesine karşın ticaret gerilimlerinin daha fazla yükselmesini beklemediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Temel senaryomuzda, ticaret gerilimlerinde daha fazla yükselme veya geniş tabanlı anlaşmazlıklar öngörmüyoruz. Bununla birlikte, ilgili gelişmeleri dikkatle izliyoruz. Ticaret gerilimleri dünya genelinde ciddi tarifelere dönüşürse, global ticarette küresel finansal kriz döneminde gördüğümüze benzer düşüş yaşanabilir.

Belli başlı ekonomiler arasındaki ticaret gerilimlerinin elbette maddi yansımaları olur. ABD, AB ve Çin, dünya ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturuyorlar. Bu ekonomilerin arasındaki gerilimin artması, küresel ticaret ve büyüme için ciddi sonuçlar doğurur."

Bu nedenle, ülkelerin ticaret alanındaki anlaşmazlıkları birlikte çalışarak, yapıcı şekilde çözmesinin ve Dünya Ticaret Örgütü’nün kurallarını izlemesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Köse, ticaret politikalarındaki belirsizliğin yatırımları da olumsuz etkilediğini ifade etti.

- “Yükselen ekonomiler ve gelişmekte olan ülkelerin hazırlıklı olmalı”

Köse, finansal risklerin parasal normalleşmeye bağlı olarak yükselen faiz hadleriyle belirginleştiğini kaydederken, özellikle yükselen ekonomiler ve gelişmekte olan ülkelerin bu döneme hazırlıklı olmaları gerektiğinin altını çizdi.

Gelişmiş ülkelerin ise para politikası hakkında açık iletişim kurmalarının büyük önem arz ettiğini dile getiren Köse, ayrıca mali politikalar bakımından hem gelişmiş, hem gelişmekte olan ülkelerde konjektür karşıtı uygulamalara ve büyümeyi destekleyecek yapısal reformlara ağırlık verilmesinin yararlı olacağını anlattı.

- “Türkiye’ye yönelik beklentiler son gelişmeleri yansıtıyor”

Dünya Bankası Kalkınma Beklentileri Grubu Direktörü Ayhan Köse, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Son bir ayda yaşanan gelişmelere değinen Köse, “Son 4 haftada döviz kurlarında oynaklık yaşandı ancak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası buna para politikasını sadeleştirmek ve faiz artırmak suretiyle müdahale etti. Bu, Döviz piyasalarına bir miktar istikrar getirdi. Büyüme beklentileri bu gelişmeleri yansıtıyor” diye konuştu.

Dünya Bankası, KEB raporunun Haziran 2018 sayısında, Türkiye'ye ilişkin büyüme beklentilerini bu yıl için yüzde 4,5, gelecek iki sene içinse yüzde 4 olarak belirledi. Ocak ayında yayınlanan bir önceki KEB raporunda bu yıl için yüzde 3,5 büyüme öngörülürken, 2019 ve 2020 beklentileri yine yüzde 4 seviyesindeydi.

AA