Advertisement

Bloomberg HT'de Gökhan Şen'in sorularını yanıtlayan Garanti Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Erbil piyasadaki son çalkantı sonrası sonrası ciddi bir mevduat çıkışı olmadığını söyledi.

Erbil "şunu çok net ifade edeyim; alınan tedbirler, hafta sonu yapılan iletişim, tüm kurumların hızlı ve tek vücut halinde hareket etmesi, halkın sağduyulu yaklaşımıyla ciddi anlamda mevduat çıkışı olmadı" diye konuştu.

Müşterilerin 2 milyar dolara yakın dolar satışı yaptığını belirten Erbil "Bu da vatandaşın ekonomiye olan sağduyulu yaklaşımını ifade ediyor" dedi.

'Sermaye kontrolleri geliyor' gibi sosyal medyada çıkan iddiaları değerlendiren Erbil, "Bunları konuşmamamız lazım. Şu resmi unutmayalım; Türkiye'nin vizyonu belli; global ekonomide önemli bir oyuncu, daha da güçlenerek önemini arttırıyor.

Bu tip alınan kararlarla günü kurtarabilirsiniz ama global oyunun bir parçası olmaktan çıkarsınız. Yani Türkiye bu zararı nasıl alsın, nasıl böyle bir şey akla gelir ben anlamakta zorluk çekiyorum. Sayın Bakanımız ve Cumhurbaşkanı net şekilde ifade etti. İnşallah bundan sonra farklı şeyleri değerlendiririz ve bunlar konuşulmaz" açıklamasını yaptı.

- "BDDK'NIN ADIMI SEKTÖRÜ RAHATLATTI"

Türk Lirası'nda yaşanan % 10'luk kaybın banka sermaye yeterlilik rasyolarında 50 baz puanlık gerilemeye yol açtığını belirten Erbil, bankaların aktif kalitesinde de ciddi bir bozulma olmadığına dikkat çekti.

Kurun geldiği seviyelerin bilançolar üzerindeki etkilerini değerlendiren Erbil şu yorumu yaptı;

"Kur diğer bileşenleri sabit tuttuğumuzda, sermayemizi direk etkiliyor..Çok kabaca ortalama bankacılık sektörü için %10'luk devalüasyon bankaların ortalama sermayesinden 50 baz puan yiyor. Yani 6'dan 6.6'ya giden kur % 15.5 olan sermaye yeterlilik rasyosunu %15'e indiriyor. Dolayısıyla en fazla etkilenen yer burası..BDDK dün bununla ilgili bir önlem aldı, en azından bankaları sermaye yeterlilik anlamında bir düzenlemeyle rahatlattı."

- "BANKA BİLANÇOLARINDA SIKINTI BEKLEMİYORUZ"

Erbil sözlerini "marjlarda sıkıntımız yok, banka bilançoları ve finansal performansıyla ilgili ciddi sıkıntı olmasını kimse beklemez, bu süreçte tabii ki biraz yara alacağız ama gelinen enflasyon, kur faiz seviyesine bakınca çok daha rahat atlatacağımızı düşünüyorum" şeklinde sürdürdü.  

Yapılandırmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erbil şu ifadeleri kullandı; "2018'de iki temel değişiklik oldu. Bunlardan birisi UFRS 9. Kredilerin sınıflandırılması açısından yeni bir döneme girdik. Bununla ilgili yorum farklılıkları oluştu. Bu biraz kafa karıştırdı. İkinci olarak da birkaç büyük grubun yapılandırmasına ilişkin bazı konuşulanlar, dedikodular kafaları karıştırdı. Herkes sanıyor ki bütün şirketler bankaların önünde yapılandırma sırasına girmiş. Ama ben aktif kalitesi ile ilgili bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum.

Bankaların bilançolarındaki bozulma kur rakamlarından, az çok da risk maliyetlerinden kaynaklanmıştır.

Kredilerin üçte biri yabancı paralardan oluşuyor. Diğer üçte biri bireysel krediler. Bunların tamamı da TL. Hane halkı kaynaklı bir risk olabilir ama sınırlı olacaktır. Yabancı para kredilerinin ağırlı enerji sektöründe. Bizim bankanın toplam portföyünde enerji kredileri yüzde 12-13 civarındadır. Bu sektörde yapılandırmaya gidecekler gitti, fiyatlar da Dövize endeksli olduğu için bundan sonra sıkıntı beklemiyoruz. Bir diğer sektör gayrimenkul. Bizdeki ağırlığı yüzde 2,6. Tüm bunlardan sonra rakam vermek gerekirse risk maliyetinde kabaca yüzde 1,8'lerde kapadık. Bu yavaş yavaş üçe evrilebilir. Karlılık anlamında önemli göstergelerden biri bu olacaktır. Bundan sonra net faiz marjlarımızı yöneteceğimizi düşünüyorum. Çünkü enflasyon endeksli kağıtlarımız var."

- "BBVA TAMAMEN ARKAMIZDA"

Garanti Bankası'nın hakim ortağı İspanyol BBVA'nın yöneticileriyle görüştüğünü belirten Erbil, "Görüşmelerimde gerek Yönetim Kurulu Başkanı, gerek CEO'sunun bizlere ilettiği mesaj çok net: BBVA'nın Türkiye'ye ilgisi, taahhütü her zaman uzun vadelidir. Bu konuda en ufak bir tereddüt yok, tamamen arkamızdalar."

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali de dün Bloomberg HT'ye döviz kurundaki dalgalanmalar hakkında, "Gelinen nokta ekonomik temellerle izah edilemez. Spekülatif ataklarla karşı karşıyayız" değerlendirmesini yapmıştı.