Advertisement

İSTANBUL (A.A) - 10.03.2011 - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, finansal sistemin gelişmişliği ile ekonominin gelişmesi arasında çok ciddi bir bağ bulunduğunu belirterek, ''Finans sistemi iyi gelişmiş olan bir ülkenin ekonomik büyüme potansiyeli artıyor ve ekonomilerinde ciddi bir büyüme yakalamak söz konusu olabiliyor'' dedi.

Babacan, Faktoring Derneği'nin düzenlediği Faktoring Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, dünyada 1950'li yıllardan bu yana, bugünkü yapı ve işleyişiyle uygulanmakta olan faktoring faaliyetlerine Türkiye'de 1980'li yılların sonlarında başlandığını kaydetti.

Türkiye'de ilk faktoring şirketinin 1990 yılında kurulduğunu dile getiren Babacan, Türkiye'de kuşkusuz bankacılık sektörünün domine ettiği bir finans sektörü olduğunu, finans sektöründe bankaların çok fazla ağırlığının bulunduğunu söyledi.

Babacan, finans sektörünün kendi içerisinde çeşitlilik kazanmasının, kendi içerisinde alt segmentlerinin gelişmesinin ve böylece finans ihtiyacı duyan kesimlerin farklı kanallardan bu ihtiyacı karşılayabilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı.

Ali Babacan, ''Finansal sistemin gelişmişliği ile ekonominin gelişmesi arasında çok ciddi bir bağ var. Finans sistemi iyi gelişmiş olan bir ülkenin ekonomik büyüme potansiyeli artıyor ve ekonomilerinde ciddi bir büyüme yakalamak söz konusu olabiliyor'' dedi.

Bankaların mevduat sahiplerinin, sermaye piyasalarının ise küçük yatırımcıların çıkarlarını koruyabilmek için fon aktarmada temkinli olmak zorunda olduklarına işaret eden Babacan, Türkiye ekonomisinde sayı ve istihdam oluşturma anlamında KOBİ'lerin çok önemli bir ağırlığı bulunduğunu anlattı.

Babacan, KOBİ'lerin istihdam oluşturma potansiyelinin çok daha fazla olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

'Dün Türkiye'nin en önemli kuruluşlarından bir tanesinin gazetelerde çıkan açıklamalarına bakacak olursanız; yıllık 2 milyar dolar bir yatırım ve 2 bin kişi ilave istihdamdan bahsediyorlar. Demek ki Türkiye'de artık çok büyük kuruluşlar özellikle sermaye yoğun yatırımlara girdikleri için istihdam üretme konusunda artık eskisi kadar yoğun değiller.

Dolasıyla istihdam, ağırlıklı olarak KOBİ'lerde oluşuyor. İşte bu noktada KOBİ'lerin fona ulaşmasında faktoring şirketlerimizin önemli bir rolü görevi ve sorumluluğu var.''

Faktoring sektörünün önce tüm finans sektöründe olduğu gibi Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlendiğini anımsatan Babacan, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren bunu BDDK'ya verdiklerini söyledi. Babacan, BDDK'nın yeni bir bakış açısıyla sektörü ele aldığını ifade ederek, o günden bugüne de düzenleme ve denetleme konusunda önemli mesafeler katedildiğini anlattı.

Ali Babacan, ''Sektörün geneline bakacak olursak, her ne kadar toplam hacmi finans sektörü içinde küçük olsa da, hızlı bir büyüme trendi var. Bu da önümüzdeki dönemde pastadan alacağı payı daha fazla gösteriyor. Faktoring sisteminin finans sistemi içindeki payına baktığımızda her yıl daha büyüyecek. Ancak bunun sıhhatli bir şekilde gerçekleşebilmesi için yasal çerçeve önemli. Bu yasal çerçeve zaten Meclisimizin gündeminde. Bu seçim döneminden sonra, Meclis'in yeniden çalışmaya başlamasıyla beraber öncelikle ele alınacak konular arasında görmeyi arzu ederiz. Bunun değerlendirmesini de bu şekilde yapacağız'' diye konuştu.