Advertisement

(A.A) Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, İklimlendirme Sanayi ve Kamu Alımları Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, başarıyı belirleyen kıstasın, teknolojik düzey ve yenilik becerisi olduğunu ifade ederek, bu nedenle, sürdürülebilir ekonomik büyümenin lokomotifinin sanayi olması gerektiğini kaydetti. Ergün, ''Ancak bu sanayi, geleneksel yöntemlerle yapılan bir sanayi değil, bilgi ve teknoloji üreten, bunları kaliteli ve yeni ürünlere dönüştürebilen bir sanayidir'' dedi.

Bakan Ergün, Türkiye'nin hedefinin, 2023 yılında yıllık 500 milyar dolar ihracat yaparak dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olmak olduğunu hatırlatarak, bu hedefe ulaşmak için, verimliliğin artırılması, ağırlıklı olarak orta ve ileri teknolojili ürünler üretilmesi, nitelikli istihdam oluşturulması ve bütün bunların çevreye, topluma duyarlı bir anlayışla gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Bakanlık olarak amaçlarının, sanayinin bu yapısal dönüşümünü planlamak, bu süreci sağlıklı ve hızlı bir şekilde yönetmek olduğunu ifade eden Ergün, Sanayi Strateji Belgesi'nin, bu iş için önemli bir yol haritası olduğunu söyledi. Ergün, Sanayi Strateji Belgesini ve sektörel strateji belgelerini belirli aralıklarla yeniden değerlendirdiklerini de belirtti.

Ergün, Türkiye'nin sanayide istenilen hedeflere ulaşması için, hiçbir sektör ayrımı yapmadan bütün sektörlerin geliştirilmesi gerektiğine işaret ederek, teknolojiye yatırım yapan, kendini yenileyen, dünyanın ihtiyaçlarına cevap veren her sektörün, Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.

İKLİMLENDİRME VE TESİSAT SEKTÖRÜ

Avrupa'da üretimin azalmasının ve doğuya doğru kaymasının da etkisiyle iklimlendirme ve tesisat sektöründe önemli gelişmelerin yaşandığına dikkati çeken Ergün, sektörün bölgede üretim ve satış üssü olma yolunda ilerlediğini, sektörün üretim, istihdam ve ihracattaki payının, Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağladığını anlattı.

Ergün, yaklaşık 250 bin kişiye istihdam imkanı sunan ve 2009 yılını 2,5 milyar dolar ihracatla kapatan sektörün, 2023 yılındaki ihracatının en az 10 milyar dolar olmasının hedeflendiğini de belirtti.

İhracatının yarısını Avrupa'ya yapan iklimlendirme ve tesisat sektörünün kalitesiyle de ön plana çıktığını belirten Ergün, İngiltere'de satılan her iki radyatörden birinin Türk Malı olmasının da bu kaliteyi gösteren örneklerden sadece biri olduğunu söyledi.

''SANAYİ ÜRÜNLERİNİN YERLİ ÜRETİMLE KARŞILANMASI HEDEFİMİZ''

Bakan Ergün, Türkiye'nin ihtiyacı olan sanayi ürünlerinin, yerli üretimle karşılanmasının öncelikli hedeflerinden birisi olduğunu belirterek, Türkiye'nin, dünyanın en önemli sanayi üreticilerinden biri olmasına karşın yabancı menşeli ürünlerin tercih edilmesinin, yerli üreticilerin zor durumda kalmasına ve işsizliğin artmasına yol açacağını ifade etti. Ergün, şöyle devam etti:

''Her zaman söylüyorum, aynı kalitede, aynı özelliklerde, aynı standartlarda olan benzer fiyatlardaki ürünleri, sırf yabancı markalı diye tercih etmek, bu ülkeye ve sanayicilerimize yapılan büyük bir haksızlık olur. Bütün dünyanın tercih ettiği ürünlerimizi, biz tercih etmiyorsak, burada bir sorun var demektir.

Yerli üretim derken, uluslararası ticaret kurallarını ihlal edecek duygusal bir durumdan bahsetmiyoruz. Yerli ürün derken, bu ülkede üretilen ürünleri kastediyoruz. Bugün dünyada birçok gelişmiş ülke, kendi yerli üretimini korumakla ilgili kampanyalar, hatta yasal düzenlemeler yapabiliyor. Dünyadaki birçok küresel markaların başarısında, öncelikle kendi yerel tüketicilerinin bilinçli tercihlerinin payı büyüktür.

Tüketici tercihlerinin kendi ürünlerine yönelmesinin ne mahsuru var? Biz de bu anlayışı geliştirebilirsek, cari açığımız ve kamu borçlarımızda önemli oranlarda azalmalar olacak, sanayimiz gelişecek, istihdam artacak ve bütün bunlar da ülkemizin kalkınmasına önemli katkı sağlayacaktır. Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması; sanayimizin gelişmesine, daha rekabetçi firmaların ortaya çıkmasına ve ihracatımızın artmasına bağlıdır.''

Ergün, bakanlık olarak, özellikle kamu alımlarında yerli ürünlerin kullanılması için önemli çalışmalar yürüttüklerini, kamu alımı yapan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, valiliklere, belediyelere, müteahhitlere ve diğer alıcılara büyük bir görev ve sorumluluk düştüğünü söyleyerek, ''Zaten bu konuda yayınlanmış Başbakanlık Genelgesi ile kamu alıcıları, ihalelerde ülkemizde üretilen ürünlerin fiyatı yüzde 15 daha fazla olsa bile alma imkanına sahipler. Kamu İhale Kanunu'nda değişiklik yaptık ve yerli istekli yerli ürün haline geldi. Bu kişi yabancı olsun, biz ürünün yerli olmasını istiyoruz'' dedi.

Ergün, konuyla ilgili bir rapor hazırladıklarını ve yapılabilecek 15 önlemi belirlediklerini bildirdi. Öncelikle konu ile ilgili yasa, genelge ve yönetmeliklerin içeriği ve uygulama esaslarını bu amaca hizmet edecek şekilde geliştirdiklerini belirten Ergün, Torba Yasa ile Kamu İhale Kurumunun Kanununda bu konuda değişiklik yapan bir düzenleme gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Ergün, önümüzdeki dönemde alacakları tedbirlerle, bazı ihalelerde ithal ürün veya belirli bir ülkenin ürününün istenmesi gibi uygulamalara son vermiş olacaklarını ve kamu ihalelerinde yerli üreticileri zor durumda bırakan zorunlu olmayan belgelerin aranmasını önleyeceklerini söyledi.