Advertisement
KÜRESEL PİYASALAR ABONE OL

Portekiz'de Başbakan Jose Socrates hükümetinin, yeni ekonomik önlem paketine parlamentodan destek alamadığı için istifa etmesi üzerine, ülke için finansal çöküşün kaçınılmaz olduğu görüşü artmaya başladı.

Piyasalar, hükümetin istifa kararını, ağır borç yükü altındaki ülkenin uluslararası yardımdan kaçınmak için yaklaşık bir yıldır sürdürdüğü mücadeleyi kaybedeceğinin kanıtı olarak değerlendirdi. Hükümetin istifasının ardından Portekiz'in 10 yıllık devlet tahvili ihracında faiz oranının yüzde 7,91 ile Euro  Bölgesi'nde rekor seviyeye ulaşması, ülkenin geçen yıl Yunanistan ve İrlanda gibi finansal dış yardım talep edebileceği şeklinde yorumlanıyor.

Portekiz'de hükümetin borçları azaltma planının dün parlamentoda muhalefet partilerinin karşı çıkmasıyla reddedilmesi, ülkenin geleceğine ilişkin endişeleri artırdı. Portekiz'de bir finansal kurtarma sürecinin nasıl olacağı bilinmiyor. Uzmanlar, geçici bir hükümetin ülke adına kurtarma paketini kabul etmesi için anayasal yetkiye sahip olmasını olası görmüyor.

Hükümet, bir kurtarma paketinin, ülkenin kendi geleceğine karar verme ve politika belirleme yeteneğini sınırlandıran mali koşulları beraberinde getireceği gerekçesiyle, AB'deki ortaklarından ve Uluslararası Para Fonundan (IMF) yardım istemekten kaçınmıştı.

Barclays Capital, ''elverişsiz piyasa fonlama koşulları gözönüne alındığında Portekiz için bir AB-IMF programı olasılığının arttığının görüldüğü'' değerlendirmesini yaptı.

Citigroup'dan ekonomist Juergen Michels, Portekiz için kurtarmanın ''eli kulağında'' olduğunu söyledi. Michels, hükümetin istifasının, sorunların gerçekten büyük olduğunu gösterdiğini ve piyasa destek vermezse Portekiz'in yardıma ihtiyacı olacağını ve piyasaların ise şu anda destekleyici olmadığını ifade etti.

Başbakan Socrates, ''siyasi krizin, finansal piyasalar ve kuruluşların ihtiyacı olduğu Portekiz'e güven konusunda çok ciddi sonuçları olacağı'' uyarısında bulunarak, muhalefet partilerinin ''hükümetin idare etme koşullarını ortadan kaldırdığını'' söyledi. Socrates, ''Hükümetin, Portekiz'in dış yardıma başvurmasını önlemesi için önerdiği önlemleri muhalefetteki bütün partilerin reddettiğini'' ifade etti.

Bu arada, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Alman parlamentosunda (Bundestag) yaptığı konuşmada, Portekiz'de milletvekillerinin, hükümetin harcamaların kısılması ve vergilerin artırılmasıyla ilgili paketini reddetmesini ''üzücü'', Başbakan Socrates'in çabalarını ise ''cesaret verici'' olarak değerlendirdi.

Portekiz'de ana muhalefetteki merkez sağ Sosyal Demokrat Parti (PSD) Başkanı Pedro Passos Coelho, AB liderler zirvesinin düzenlendiği Brüksel'de yaptığı açıklamada, ''ülkesinin bir kurtarma paketinden kaçınabileceğini umduğunu, ancak bunu şimdiden bilmenin mümkün görünmediğini'' söyledi.

Coelho, ülkenin ekonomik durumuna ilişkin tam bilgiye sahip olmaması nedeniyle yardıma ihtiyacı olup olmadığını bilmediğini ifade etti.

Borcun azaltılması önlemlerini ve ekonomide rekabet edebilirlik koşullarının düzeltilmesini destekleyen Sosyal Demokratlar, yoksullar üzerinde vergi yükünün artırılmasına karşı çıkıyorlar. Muhalefetteki beş parti dün parlamentodaki oylamada, Socrates hükümetinin bütçe açığını düşürmeyi amaçlayan ''Büyüme ve İstikrar Programı''na karşı çıktı.

-BÜTÇE AÇIĞININ DÜŞÜRÜLMESİ-

Muhalefet partilerinin karşı çıkmasıyla reddedilen pakette, üç yılda gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 4,5'ine denk düşen ek kesintiler yapılması planlanıyordu. Pakette, emekli maaşlarının dondurulması ya da 1500 eurodan fazla alanların maaşlarında yüzde 5 ila yüzde 10 kesinti yapılması, sağlık, eğitim harcamalarının ve yerel yönetimlerin bütçelerinin kısıtlanması gibi maddeler yer alıyordu.

Portekiz hükümeti, ek önlemlerin, bu yıl bütçe açığını GSYH'nin yüzde 4,6'sına ve gelecek yıl da AB'nin belirlediği yüzde 3'e çekmek için gerekli olduğunu savunuyordu. Geçen yıl Portekiz'in bütçe açığı GSYH'nin yüzde 7,3'ü seviyesinde bulunuyordu.

Portekiz'in nisan ayı ve haziran ayında toplam 9 milyar euro borç ödemesi bulunuyor. Hükümet, 15 Nisan'daki 4,5 milyar euroluk ödeme için rezervlerde yeterli nakit bulunduğunu açıklarken, haziran ayındaki ödeme için gerekli finansmanı sağlamanın zor olacağı belirtiliyor. Ülkenin bu yıl, bütçesini finanse etmek ve vadesi gelen borçlarını ödemek için 20 milyar euro finansmana ihtiyacı bulunuyor.

AB, uzun süredir Portekiz'den, çalışma yasalarını değiştirmesi, bürokrasiyi azaltması ve kamu sektöründe çalışan sayısını azaltmasını istiyordu.

Lizbon yönetimi kendi durumunun, geçen yıl AB ve IMF'den 110 milyar euro  yardım alan Yunanistan ile 85 milyar euro yardım alan İrlanda'dan farklı olduğunu savunuyordu. Bütçe açığı ve borcunun bu ülkelerden daha az olduğunu bildiren Portekiz, varlık fiyatlarında bir balon bulunmadığını ve bankalarının mali durumunun sağlam olduğunu kaydediyordu.

Portekiz Merkez Bankası, tasarruf önlemlerinin büyümeye olumsuz yansıyacak olması nedeniyle ekonomide bu yıl çift dipli resesyon tahmininde bulunmuştu. Ülkede işsizlik oranı ise yüzde 11,2 seviyesinde bulunuyor.