Advertisement

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ''2011'de dünyada 1990'lı yıllardaki siyasal dönüşümün yeni bir başlangıcının arifesindeyiz. 2011'deki siyasi dönüşümü eğer iyi okuyabilirsek bu sürecin kazananları arasında olabiliriz'' dedi.

Hisarcıklıoğlu, ikincisi bu yıl düzenlenen Saraybosna İş Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, 19. yüzyılın ilk yarısında kaleme alınmış Türk tarihi eserlerinden birisinde, Bosna-Hersek'teki ticari hayata da yer verildiğine işaret ederek, burada gerçekleşen yüklü miktardaki ''alışverişlerde senede ve şahide ihtiyaç olmadığı, verilen sözün da senet olduğu'' yazıldığını dile getirdi.

Bu anlayışın bugün de Bosna-Hersek'te devam ettiğini belirten Hisarcıklıoğlu, ''Umuyorum ki Bosna'da yapılan bu İş Forumu aramızdaki güven ortamını aynı şekilde güçlendirecektir'' diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, son 20 yılda küreselleşmenin ve 1990'lı yıllarda yaşanan ve özellikle de Balkanlar'ı etkileyen siyasi dönüşümlerin etkili olduğuna işaret ederek, ''2008'e geldiğimizde ise gördükki 1990'lı yıllarda ortaya çıkan küreselleşme ve globalleşme, dünyadaki ticareti artırırdı, fakat refahın ve adaletin adil paylaşılmadığını bir kere daha ortaya koydu'' dedi.

2008'de başlayan krizin ana nedenlerinden birinin küreselleşmeyle birlikte farklı ülkelerde ve uzak mesafelerde bulunan finansman kuruluşların sorunlarının birbirini etkilemesi olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ''2011'de ise dünyada 1990'lı yıllardaki görmüş olduğumuz siyasal dönüşümün yeni bir başlangıcının arifesindeyiz. 2011'deki siyasi dönüşümü eğer iyi okuyabilirsek bu sürecin kazananları arasında olabiliriz'' şeklinde konuştu.

Petrol ve doğal gaz gibi kaynakların devletleri zengin ettiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, halkın zengin edilmesi yolunun ise ticaretten geçtiğini vurguladı.

Hisarcıklıoğlu, ''Siyaset ve ekonomi dünyalarının insanları olarak halklarımızı zengin etmek istiyorsak ticaretin önündeki engelleri kaldırmamız lazım'' dedi.

Balkanlar'ın tüketim pazarı ile yeni ekonomilerin üretim pazarları arasında bir köprü noktasında olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, ''Eğer bu fırsatı Balkanlar iyi değerlendirirse hepimiz kazançlı olacağız'' diye konuştu.

Dünya üretiminin yüzde 51'inin Türkiye'nin doğusunda gerçekleştiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, dünya tüketiminin ise Türkiye'nin batısında gerçekleştiğine işaret etti.

Hisarcıklıoğlu, Balkanların bütün bu süreçlerin içerisinde ''köprü vazifesini'' iyi oynaması halinde bu bölgenin ''anahtar yeri'' olacağını kaydetti.



-''TÜRKİYE MÜTHİŞ BİR BAŞARI HİKAYESİ YAZDI''-



Milliyeti, dini, mezhebi tek bayrak altında toplamış milletlerin, ortak değerleri ve çeşitli ortak çıkarları olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

''Türkiye'deki değişime bakın. 30 yıl önce dünyaya kapalı ve toplam ihracatı 3 milyar dolar olan bir Türkiye, bugün gelmiş olduğu noktada 130 milyar dolar ihracatı olan ve bunun yüzde 92 oranında sanayi ürünleri olan bir Türkiye haline geldi. İtalya ile Çin'in arasındaki en büyük ekonomik güç, en büyük sanayi devi halini aldık. Türkiye'de petrol ve doğal gaz gibi kaynaklar yok. Ancak son 30 yılda keşfedilen ve çok büyük önem taşıyan girişimci ruhu bulunuyor. Girişimcilerin önünü açarsanız herkes kazanır.''

Türkiye'nin bugün ''müthiş bir başarı hikayesini yazdığını'' söyleyen Hisacıklıoğlu, bu ülkenin krizden sonraki dönemde yüzde 8,9 oranındaki büyüme ile önemli başarıya ulaştığını, bu başarının ''kahramanlarının'' siyasi ve ekonomik istikrarın yanı sıra Türkiye'nin özel sektörü olduğunu vurguladı.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye olarak bölgedeki ülkelerle tecrübe ve bilgi paylaşmaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.