Advertisement

SARAYBOSNA (A.A) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) Tüketici Fiyat Endeksi'nden (TÜFE) yüksek olmasının önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarına etkisi hakkında ''Zaman içinde ÜFE'deki artış, TÜFE'ye yansıyabiliyor ama bu, birebir olmayabiliyor. Biraz da iç piyasadaki taleple alakalı'' dedi.

İş Forumuna katılmak üzere Saraybosna'ya gelen Babacan, Türkiye'nin hızlı büyüme ile düşük enflasyonu aynı anda yakalayan bir ülke olarak öne çıktığını belirtti. Şu anda gelişmekte olan pek çok ülkede enflasyon riski görüldüğünü ifade eden Babacan, Çin Merkez Bankasının geçtiğimiz günlerde aldığı faiz artırımı kararının arkasında da enflasyon riskinin yattığını kaydetti.

Türkiye'de enflasyonla ilgili ciddi bir riskin şu anda görünmediğini ifade eden Babacan, ''Tabii ki dışardan gelebilecek, petrol fiyatı, gıda fiyatları gibi gelişmeler bizdeki enflasyonu da bu yıl içinde belirli ölçülerde etkileyebilecek. Petrol fiyatlarının nereye gideceği konusunda tahmin yürütmek çok zor bugünlerde. Bu yıl boyunca enflasyonumuzun dalgalı seyredeceğini öngörüyoruz ve yılsonu için koyduğumuz hedefin de bir miktar üzerinde enflasyon gerçekleşeceğini öngörüyoruz'' dedi.

Mart ayı itibariyle Tüketici Fiyat Endeksi'nin(TÜFE) yıllık bazda 3,99, Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) ise yüzde 10,08 olduğu hatırlatılarak, aradaki farkın önümüzdeki aylarda tüketici fiyatlarına nasıl yansıyacağının sorulması üzerine Babacan, ÜFE'nin özellikle kur ve enerji fiyatlarına daha hassas olduğunu, değişimlerden çok hızlı etkilendiğini belirtti. Babacan, şöyle devam etti:

''Zaman içerisinde ÜFE'deki artış TÜFE'ye yansıyabiliyor ama birebir olmayabiliyor bu. Biraz da iç piyasadaki taleple de alakalı. Çünkü bazen maliyetler ne kadar artarsa artsın, eğer talep yeterli değilse maliyet artışını direk tüketici fiyatlarına yansıtmak pek mümkün olmayabiliyor. Dolayısıyla bu doğal, beklenen bir gelişmedir ama ÜFE bile beklenenin altında çıktı. Dünyada gıda fiyatları hem ocak hem şubatta tarihi rekor seviyeye ulaştı. Mart rakamları dünya geneli için henüz açıklanmadı ama bu yüksek trendin devam ettiği öngörülüyor. Dolayısıyla enerji fiyatları ve temel gıda ürünlerinin fiyatının böyle rekor seviyelerde yüksek seyretmesi, bizim iç piyasayı etkiliyor. Bu da gayet doğal bir gelişme.''

-''POLİTİKALAR GİTTİKÇE DAHA ÇOK ANLAŞILIYOR, DESTEK GÖRÜYOR''-

Dış ticaret açığı ve yüksek düzeyde sıcak para girişine dikkat çekilerek, ''Merkez Bankasının aldığı kararların etkisinin ne zaman ortaya çıkmasını öngörüyorsunuz?'' diye sorulması üzerine Babacan, kararların alınma ve uygulamaya başlama tarihleri arasında fark bulunduğunu, örneğin zorunlu karşılıklarla ilgili son kararın 15 Nisan'da uygulamaya konulacağını belirtti. Babacan, ''Fiilen uygulanmaya başlaması dahi bizim arzu ettiğimiz neticeleri görmek için zaman açısından kafi değil. Belli bir süre izlemek gerekiyor. Her hafta bankacılıkla ilgili gelişmeleri izliyoruz. Dolayısıyla bunlar hafta hafta izlenecek, bakılacak, eğer gelişmeler arzu ettiğimiz yöndeyse problem yok. Arzu etmediğimiz yönde gelişmeler varsa ilave tedbirler her zaman gelebilir'' şeklinde konuştu.

Bankacılık sektörünün kredi hacminin artmasını, ancak bunun ölçülü bir miktarda olmasını istediklerini belirten Babacan, istikrarın korunmasını önemsediklerini vurguladı. Babacan, şu görüşleri dile getirdi:

''Banka kredileri artsın, güzel ama eğer uzun vadeli istikrar için risk teşkil ediyorsa bu artışın ölçülü olmasını tercih ediyoruz. Politikalarımız, zaten bu çerçevede oluşuyor. Politikalar gittikçe daha çok anlaşılıyor, daha çok destek görüyor. İlk uygulamaya başladığımızda belki dünyada türünün ilk örneğiydi. Politik olarak pek de tam anlaşılamamıştı, belki tereddütler vardı ama zaman geçtikçe bu politikaların etkinliği ortaya çıkıyor. Hem de Merkez Bankasının ve diğer kurumların zamanında doğru kararlar aldığı da ortaya çıkıyor. Özellikle de enflasyon konusunda... Bütün analistler, pek çok piyasa oyuncusu enflasyonun kötüye gittiğinden, gideceğinden, Merkez Bankası'nın zamanında bazı adımları atmadığından bir bakıma şikayet ediyordu. Şimdi ortaya çıktı ki hiç de korkulan bir tablo yok. Tam tersine enflasyon 41 yılın en düşük seviyesini yakaladı.''

-''BÖLGEDEKİ RİSKLER, KÜRESEL EKONOMİYİ ETKİLEYECEK BOYUTLARA ULAŞTI''-

Dış konjonktürün de zorluğuna dikkati çeken Babacan, dünya ekonomisi açısından zor, belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemin yaşandığını kaydetti.

Küresel ekonomik krizin yanı sıra, bölgede de risklerin yükseldiğini, bütün küresel ekonomiyi etkileyebilecek boyutlara ulaştığını dile getiren Babacan, ''Özellikle petrol fiyatları kanalıyla dünyanın dört bir köşesini bölgemizdeki siyasi krizler şu anda etkiliyor. Bugün itibariyle petrol fiyatları 125 dolara doğru yaklaşmış durumda. Dolayısıyla dış konjonktürün zor, risklerin yüksek olduğu bir dönemdeyiz. Ancak Türkiye olarak kendi iç istikrarımızı, ekonomik istikrarımızı da koruyacak adımları zamanında atıyoruz, iyi de sonuçlar alıyoruz'' dedi.

Babacan, bu ay görev süresi dolacak olan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın yerine gelecek kişiyle ilgili soruyu da ''Sayın Yılmaz ayın 18'ine kadar görevinin başında'' diyerek yine yanıtsız bıraktı.