Advertisement

(A.A) - Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılması kapsamında 3 milyon 38 bin mükellefin başvuru yaptığını, böylelikle 20 milyar liralık kamu ve vergi alacağının taksitlendirilmiş olacağını bildirdi

Şimşek, ''6. Türk-Arap Ekonomi Forumu'' sırasında gazetecilerin Torba Yasa'da süre uzatımı ile ilgili soruları üzerine şöyle konuştu:

''Yapılandırmaya muazzam bir ilgi oldu. Maliye Bakanlığı'na yaklaşık 3 milyon 38 bin mükellef başvurdu. Yaklaşık 3,5 milyon civarında dosya için başvuru yapıldı. Dolayısıyla 3,5 milyon dosya yapılandırıldı. Bu da yaklaşık olarak 20 milyar liranın üzerinde bir rakama karşılık geliyor yani, 20 milyar liralık kamu, vergi alacağı taksitlendirilmiş olacak. Bizim beklediğimizden çok daha yoğun ilgi, büyük bir başarı söz konusu...''

Son günlerde ilginin devam ettiğini, mükelleflerin hayatını kolaylaştırmak için süreyi uzatmayı düşündüklerini belirten Şimşek, ''Buna ilişkin çalışmalar son aşamada... Sanırım birkaç güne bu yönde bir Bakanlar Kurulu kararı çıkacak ve vatandaşımıza 1 aylık ek süre vereceğiz'' dedi.

Bu konuda, bütün mükelleflere başvuruyu son güne bırakmamaları tavsiyesinde bulunan Şimşek, ''Nasılsa uzatıldı, ben sonra giderim' demesinler. Yığılmalar oluyor. Biz hafta sonları da çalışıyoruz. Elektronik ortamda da yapılandırma başvurularını kabul ediyoruz. Bugün de 1 ay sonra da başvursalar ödeme takviminde bir değişiklik olmayacak'' şeklinde konuştu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geleceğin açık toplumlarda, daha çok ticarette, daha çok yatırımlarda ve açık sınırlarda olduğuna inandıklarını belirterek, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerindeki gelişmeler bugün iş alemi açısından bazı belirsizlikler yaratsa da bunun uzun vadede bölgenin ve dünyanın hayrına, Türkiye'nin lehine olduğunu kaydetti.

Şimşek, ''6. Türk-Arap Ekonomi Forumu'' sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Arap bölgelerinde şu anda yaşananların, sokaktaki vatandaşların taleplerinin son derece makul olduğunu, bu ülkeler ne kadar demokratikleşirlerse, kaynaklarını kendi insanlarının geleceğine ne kadar yatırırlarsa bölgenin o derece istikrara kavuşacağını ve refah düzeyinin artacağını vurguladı.

Türkiye olarak her zaman komşuların ve geniş anlamda Ortadoğu ile Afrika'nın refahı, istikrarı ve barışı için üzerlerine düşeni yaptıklarını, bundan sonra da yapmaya devam edeceklerini dile getiren Şimşek, şöyle devam etti:

''Biz geleceğin açık toplumlarda, daha çok ticarette, daha çok yatırımlarda, açık sınırlarda olduğuna inanıyoruz. Sonuç itibariyle bu ülkelerdeki gelişmeler bugün iş alemi açısından belki bazı belirsizlikler yaratıyordur. Ama uzun vadede bu bölgenin, dünyanın hayrınadır, Türkiye'nin de lehinedir. Bizim tek bir isteğimiz var; bu bölgenin istikrarlı olması, güçlü olması ve refahının artmasıdır. Çünkü bizler biriz, beraberiz, kardeşiz. Bu ülkelerin geleceği bizim için önemlidir. Bu ülkelerin geleceği de tabii ki daha çok istikrarda, daha çok refahtadır.''



-''GÜMRÜK BİRLİĞİ'NDE ŞU ANDA DEĞİŞİKLİK ÖNGÖRÜLMÜYOR''-



AB ile Gümrük Birliği anlaşmasında bir revizyon planlanıp planlanmadığı sorusu üzerine ise Şimşek, ''Şu anda bizim o çerçevede söylediğimiz bir şey söz konusu değil'' dedi.

Bakan Şimşek, Türkiye'nin 1996 yılından beri AB ile tam bir Gümrük Birliği içinde olduğunu hatırlatarak, ''Bunun Türkiye'ye faydaları olmuştur. Şu anda bir gözden geçirme söz konusu değil. Bazı ufak tefek sorunlar vardır. O sorunların çözümü için de ilgili arkadaşlar tabii gerekli girişimlerde her zaman bulunuyorlar. Ama şu anda orada herhangi bir değişiklik öngörülmüyor'' diye konuştu.



-''DEĞİŞİMDEN KORKMAMAK GEREKİR''-



Maliye Bakanı Şimşek, ''6. Türk-Arap Ekonomi Forumu''nda yaptığı konuşmada da Türkiye'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki istikrar ile refahı yakından izlediğini, desteklediğini vurguladı.

Değişimden korkmamak gerektiğinin altını çizen Şimşek, zaman içinde değişimin daha istikrarlı ve daha demokratik bir ortam yarattığını, sonuçta daha fazla istikrar ve refah geleceğini, bundan dolayı bölgede statükoyu sürdürmenin bir seçenek olmadığını söyledi.

Temel haklar ve özgürlüklerin pek çok ülkeye büyük yarar getirdiğini ifade eden Şimşek, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da olanların bölgenin, dünyanın ve iş dünyasının lehine olduğunu, böylelikle çok daha güçlü, daha zengin ulus ve ülkeler ortaya çıkacağını belirtti.

Arap ülkelerinin yüksek petrol fiyatlarından ve doğal gaz fiyatlarından büyük bir gelir elde ettiklerine dikkati çeken Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu, büyük bir fırsattır. Pek çok Arap ülkesi hem petrol, hem gazı ihraç ediyor, aynı zamanda sermaye ihraç ediyor. Türkiye gibi büyük petrol ve gaz rezervleri olmayan ülkeler bu sermayenin kendi ülkelerine akmasını desteklemeliler, komşu ülkelere yardımcı olmalılar. Eğer bölge olarak daha iyi entegre olursak bundan herkes yararlanır. O nedenle yatırım ortamını iyileştirelim. Böylece bu ülkelerdeki sermaye bu bölgelere aksın.

Türkiye'ye yatırım yaptığınızda ufkunuzu Türkiye'nin sınırlarının ötesine de taşıyorsunuz. Türkiye'nin AB ile gümrük ortaklığı var. Bunun yanı sıra Rusya ve Türk Cumhuriyetleri ile de çok iyi ilişkileri var. Siz gelip Türkiye'ye yatırım yaptığınızda hem geniş iç pazara kavuşacaksınız, hem de size Türkiye sınırlarının ötesinden de fırsatlar gelecek.''

Mehmet Şimşek, 2002'de Türkiye ile bütün Arap dünyası arasındaki ticaret hacmi 6,9 milyar dolarken günümüzde bu rakamın 33,5 milyar dolara çıktığını, bu düzey potansiyeli tam yansıtmasa da ne kadar ilerleme kaydedilebileceğini gösterdiğini söyledi.

Türkiye'de yatırım ortamını iyileştirme çabalarının devam ettiğini ve reformları sürdürerek iş ortamını iyileştirmeye çalıştıklarını vurgulayan Şimşek, ''Yakın bir gelecekte seçimler var. 12 Haziran'da parlamenter seçimler yapılacak. Diğer taraftan çok geniş kapsamlı bir reform gündemimiz var. İkinci, üçüncü kuşak yapısal reformları uygulamakta kararlıyız'' diye konuştu.



-IRAK MALİYE BAKANI-



Irak Maliye Bakanı Rafe Al-Issawi ise Irak hükümetinin dışardan özel sektör yatırımlarının gelmesini çok önemsediğini, enerji ve özellikle elektrik sektörünün en fazla önem verdikleri sektörlerin başında geldiğini ifade etti.

Bu alandaki yeniliğin sadece hükümetin büyük projelere yönelmesi konusu olmadığının altını çizen Al-Issawi, ''Yeni yönelişimiz, Irak hükümetinin Maliye Bakanlığına bu doğrultuda yetki vermesi doğrultusunda... Böylece Türk şirketlerinin Irak piyasasına girmeleri için büyük fırsat sağlanmaktadır'' dedi.

Irak'ta yerleşim yeri sıkıntısı bulunduğunu, 2,5 milyon ile 3 milyon arasında konuta ihtiyaç bulunduğuna dikkati çeken Al-Issawi, ''Özelikle birkaç kez yatırım yasalarını düzelttikten sonra, en son vermiş oluğumuz şekle göre yatırımcılara uygun ortam sağlandı. Gerek yatırımcılar, gerek şirketler Irak'a erken gelenler daha fazla başarı sağlayacaklar ve kar elde edeceklerdir. Ne kadar erken gelirlerse piyasaya o kadar hakim olacaklardır. Altyapı, ulaşım, limanlar ile tarım alanları da özel sektör yatırımlarına açık alanlardır'' şeklinde konuştu.

Irak'ın borçlarına da değinen Al-Issawi, şöyle devam etti:

''İster hükümetlere olan borçları olsun, ister donanım sağlayan şirketlere borçları olsun... Irak Kalkınma Fonu'nun BM'deki kontrolü 30 Haziran'dan itibaren sona erecek ve bunun kontrolü tamamen Irak'a geçecek. Bütün devletler ve özel sektör her kim Irak'tan alacakları varsa, gelip borçlarının mutabakatını sağlamaları gerekiyor. Biz herhangi bir devlet veya alacaklıya öncelik veremeyiz.''