Advertisement

İZMİR (A.A) - 27.04.2011 - Türkiye Katılım Bankaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Yahşi, kredi genişlemesini önlemek için kurumların kendine özgü önlemler aldığını belirtti.

Türkiye Katılım Bankaları İzmir İş Dünyası Buluşması Toplantısı İZTO Meclis Salonu'nda yapıldı. Toplantıya katılan Yahşi, yaptığı konuşmada, Türk bankacılığı sektörü hakkında geniş bilgi sundu. Yahşi, katılım bankacılığının sektörü tamamladığını savundu. Son açıklanan büyüme rakamlarıyla birlikte Türkiye'de ekonominin ısındığı söylemlerine işaret eden Yahşi, ekonominin soğutulması için Merkez Bankası, BDDK gibi kurumların ortak hareket ettiğini vurguladı.

Bu kapsamda kredi genişlemesini önlemek için kurumların kendine özgü önlemler aldığını ifade eden Yahşi, yüzde 35'lerde seyreden kredi genişlemesinin yüzde 25'ler civarında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini söyledi. Yahşi, Merkez Bankasının bu yönde aldığı kararların piyasa üzerindeki etkinliğinin iyice görülmesi gerektiğini, bunun için de bir miktar beklemenin faydalı olacağını savundu. Yahşi ayrıca, yabancı yatırımcıların kararlarını da Türkiye bankacılık sektöründeki potansiyel gelişme imkanlarını da göz önünde tutarak aldıklarına dikkati çekti.

Türkiye'de kalkınma ve yatırım, katılım ve mevduat olmak üzere üç tip banka olduğunu anlatan Yahşi, katılım bankalarının fonksiyonel olarak mevduat bankalarından çok büyük farklılıklarının bulunmadığını bildirdi. Yahşi, Türkiye'de 4 tane katılım bankası bulunduğunu, kendilerinin sektörde alternatif değil, tamamlayıcı konumunda bulunduklarını kaydetti.

Katılım bankalarının toplam aktiflerden yüzde 4,3 pay aldığını vurgulayan Yahşi, katılım bankalarının topladıkları fonları zaman geçirmeden reel sektörün emrine sunma gibi bir misyonları bulunduğunu da aktardı.

İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ise dünyanın zor bir süreçten geçtiğini, Türkiye ekonomisinin dolu dizgin yoluna devam ettiğini belirtti. Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi olduklarını kaydeden Demirtaş, bunda bankacılık sektörünün payının çok büyük olduğunu dile getirdi.

Katılım bankalarının, bankacılık sektöründe önemli bir role sahip olduğunu belirten Demirtaş, ''Faizsiz bankacılığı temel ilke edinen katılım bankaları, faiz hassasiyeti olan atıl kapasiteyi ekonomiye kazandırıyorlar. Bu sayede yastık altı paralar yatırımlara aktarılıyor'' dedi.

Katılım bankalarının sadece Türkiye'ye özgü bir kavram olmadığını, dünya geneline bakıldığında Müslüman ülkelerde değil, batılı ülkelerde de Katılım Bankacılığının yükselişte olduğunu ifade eden Demirtaş, ''Katılım bankacılığı son yıllarda ülkemizde de hızlı bir büyüme gösterdi. 2002 yılında 3,9 milyar lira olan aktifler, 2010 yılında 43,3 milyar liraya yükseldi. Son 10 yılda yaklaşık 10 kat artış yaşandı'' diye konuştu.

İzmir'de 2010 yılı itibariyle katılım bankalarının İzmirli firmalara 1,1 milyar lire kredi verdiğine değinen Demirtaş, İzmir'de 913,7 milyon lira toplam mevduata sahip olduğunu, katılım bankalarının kentte en fazla toptan ticaret ve komisyonculuk ve inşaat sektörüne kredi verdiğine dikkati çekti.