Advertisement

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 10'luk seçim barajına ilişkin olarak, ''İstikrar adına bizim bu baraja ihtiyacımız var'' dedi.

AK Parti İstanbul İl Başkanlığında Show TV'de yayınlanan ''Siyaset Meydanı Seçim Özel'' programına katılarak, Ali Kırca ve Tuba Atav'ın sorularını yanıtlayan Erdoğan, bağımsız milletvekili adaylarının YSK tarafından veto edilme süreçlerine ve seçim barajına ilişkin bir soru üzerine, ''YSK'ya müdahale etme noktasında böyle bir gücümüz, kabiliyetimiz olsaydı kendimiz için bunu yapabilirdik. Zamanında neler olduğunu biliyorsunuz'' diye konuştu.

YSK'nın kendine ait bağımsız bir kurul durumunda olduğunu hatırlatan Erdoğan, bundan sonraki sürecin önemli olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, yüzde 10'luk seçim barajı konusunun önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''Bu da çünkü bir istismar malzemesi olduğu için önemli. Bu baraj, AK Parti ile gelmiş bir baraj değildir. AK Parti yüzde 10 barajına rağmen gelmiştir. Biz seçime girdiğimiz zaman yüzde 10 barajı vardı ve biz yüzde 34 oy alarak iktidara geldik. Biz bağımsız aday demedik, belli bir bölgenin partisi olarak çıkmadık. Biz 780 bin kilometrekareyi kucaklayarak ortaya çıktık ve böyle çıktığımız için de bize halkımız 16 aylık partiyken yüzde 34 oy verdi, parlamentonun da yüzde 65'ini aldık. Şimdi bundan sonraki sürece yönelik açık ifade etmem lazım, biz her şeyden önce ülkemizin her yönden kalkınmasını düşünüyorsak bunun demokrasi ve ekonomi olarak at başı yürümesini de istiyorsak şöyle geçmişe bir bakın, baktığınız zaman şunu göreceksiniz; Türkiye'de tek başına iktidarlar başarılı olmuştur, ama koalisyon hükümetleri hep ülkemizi maalesef geri götürmüşlerdir. İstikrar adına bizim bu baraja ihtiyacımız var. ''

Avrupa'da federal devletlerde genelde yüzde 5, 7, 8 düzeyinde veya daha aşağı olanlar da bulunduğunu belirten Erdoğan, ancak eyaletlerde bu oranın yüzde 50'ler düzeyinde bile olabildiğinin altını çizdi.



-TÜRKİYE MİLLETVEKİLLİĞİ-



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de şu anda yüzde 10'un istikrar noktasında çok önemli olduğunu vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi:

''Bunu bizim başarmamız lazım. İleride ne gösterir, ülke 15-20 bin dolar kişi başına milli gelirlere ulaşır, ondan sonra oturur bunlar konuşulur. Demokratik açıdan herkes bu mücadelenin içine girebiliyor mu, giriyor. İstediği kadar parti kuruyor mu, kuruyor. Mesela ben bir ara şu teklifi getirdim; dedim ki 'Türkiye milletvekilliğini getirelim.' Rahmetli Özal da söylemişti, ona da iştirak etmemişlerdi. Ben de söyledim, bizim dediğimiz de dışarıda kaldı. Yüzde 1 oy mu alıyorsun, 1 milletvekiliyle oradasın. Yüzde 2 ise 2 milletvekili ile orada temsil edil. Önemli olan temsil değil mi? Yanaşmadılar. Şu anda da bu yine gündemlerinde yok. Geçmişte söyledim, bugün de savunuyorum. Bu olabilir ki bu diğerlerine göre çok daha uygulanabilir. İstikrarı destekleyen bir tezdir diye düşünüyorum. Halbuki diyelim AK Parti böyle bir tezi ileri sürdüğünde kaybeder. Milletvekili sayısı düşer. Biz bu riski demokrasi mücadelesi noktasında göze almıştık. Bir sonraki seçimde oturur konuşuruz.''

Erdoğan, seçim barajı konusunun ise Türkiye'nin şartlarıyla ilgili olduğunun altını çizdi.

BDP'nin durumuna ilişkin bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, ''Tüm milleti kucaklasın, 'Ben sadece Kürtlerin partisiyim' niye diyor? 'Ben Türkiye'nin partisiyim' desin. 'Türkiye'nin partisiyim' diyemiyor. Ben Kürt kardeşlerimden ondan daha fazla oy alıyorum. Benim partimde mevcut dönemde 60'ı aşkın benim Kürt milletvekilim vardı, ama biz hepsini kucakladık'' dedi.



-YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI-



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin bir soru üzerine de yeni anayasanın AK Parti'nin öncelikli adımı olduğunu belirterek, bunun insan öncelikli bir anayasa olduğunu ve bu anayasada ileri demokrasi ve temel hak ve özgürlüklerin öncelikli olarak ele alınacağını bildirdi.

Bu anayasanın halkın anayasası olacağını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Anayasanın şu anda ön hazırlıklarını biz STK'larla halkımızla ekonomistlerle siyaset bilimcilerle birlikte böyle bir çalışmayı başlattık. Bunun içinde hukukçular da var, çalışmalar devam ediyor. Fakat bunun son çerçeve ve nasıl olacağı noktasında elimizdeki bu havuzu sunacağız. Başta anayasa hukukçuları olmak üzere partimizin hukukçuları bir araya gelmek suretiyle biz kendi hazırladığımız anayasayı netleştireceğiz. Fakat bizim derdimiz şu; sivil katılımcı demokratik bir anayasa istediğimize göre, istiyoruz ki parlamento nasıl bir tablo ortaya koyacak, onu göreceğiz. Bu tabloda Anayasa Komisyonunu bundan önce oluşturamadık. Temenni ediyorum ki şimdi bunu oluştururuz. Bütün bu çalışmaları her siyasi parti ortaya koyar ve gayet güzel bir çalışmayla orada neticeye ulaştırırız. Şu anda STK'ların çalışmaları var, bazı üniversitelerin hazırlıkları var, partiler olarak bizim zaten daha önce yaptığımız çalışma vardı. Bütün bunlarla birlikte ön hazırlıklarımız zaten iyi bir konumda. Bireyi önceleyen, devleti ise arka plana çeken bir anlayışla ana başlık olarak; ileri demokrasi, temel hak ve özgürlüklerin egemen olduğu ve halkın dilinin egemen olduğu, şu andakinden daha kısa olabilecek bir anayasa özlemi içindeyiz.''



-BAŞKANLIK SİSTEMİ-



Başbakan Erdoğan, başkanlık sistemi konusunda ise ''Bu tabii tartışılacak'' dedi.

''Sizin eğiliminiz Türkiye'nin başkanlık sistemine geçmesi yönünde mi?'' sorusunu Erdoğan, ''Benim kişisel eğilimim, şu anda başkanlık sisteminin, çeşitli modeller var, bunun çalışmasını yapıp bu çalışmada ben başkanlık sisteminin daha isabetli olacağı kanaatindeyim'' diye cevaplandırdı.

Erdoğan, ''Seçimden sonra yapmayı planladığınız, gönlünüzden geçen Anayasa değişikliği içinde demin söyledikleriniz de dahil olacak mı?'' sorusu üzerine, ''Yaparız, daha önce de söylediğim gibi bunu referanduma bile tabi tutarız'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, ''Gönlünüzden Cumhurbaşkanlığı geçiyor mu?'' sorusunu şöyle yanıtladı:

''Ali Bey, tabii sen çok uyanıksın da ben senden geri kalmam yani. Şimdi biz şu anda seçimleri konuşuyoruz. Bu seçimlerde AK Parti nasıl tek başına iktidar olacak, nasıl açık ara önde olacak, bunun mücadelesini veriyoruz. Ben ifadem ne ise o ifademin arkasındayım.''

AK Parti tüzüğünü anımsatan Erdoğan, ''Ben partimin tüzüğünün gereği neyse bunu konuştum. Bunun bize yüklediği ne ise buna uyarım'' dedi.

''2023 yılında nerede olacağı'' da sorulan Erdoğan, ''Partimin bu gücü bana neyi yüklüyorsa burada illa partimin başında olmak da şart değil, başbakan olmak da şart değil. Partim bana hangi görevi verirse, her görevi yapmaya hazırım. Hayatım benim bu işle geçti. Bu terbiye ile büyüdüm ve bu terbiye ile de Allah son nefesimizi almayı bizleri nasip etsin '' yanıtını verdi.



-''HAYATIMDA YILDIZLARI HİÇ SAYMADIM''-



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Siz önümüzdeki dönemde nasıl bir meclis öngörüyorsunuz?'' şeklinde bir soru üzerine de şunları kaydetti:

''Bunu belirleme hakkı benim değil, milletimin hakkı. Egemenlik onun. Parlamentoyu benim milletim belirleyecek. Dolayısıyla milletimin belirleyeceği o parlamentodan, partiler bizimle uyum sağlamadılar 26 maddelik pakette... Hatta bırakıp gittiler. Biz ne yaptık? Biz de madem siz gelmiyorsunuz, millete gideriz. Bir madde hariç, bunun dışında 330'u aştığımız için millete bu paketi götürme imkanı yakaladık. Milletimiz de yüzde 58 ile onadı ve Anayasa değişikliğini 26 maddede yaptık. Eğer parlamentoda böyle bir uzlaşma temin edilemez, milletimiz de bize bu sayının üstünde millete gidebilecek imkanı verirse bunu yaparız. Ama böyle bir yetki bize verilmediği zaman, o zaman da mevcut anayasa ile çalışırız. Kararı millet verecek, ben milletimden bize anayasayı değiştirebilecek bir gücü vermesi halinde bilsin ki önü çok daha rahat açılacaktır. Ancak böyle bir yetkiyi bile bize vermesi halinde biz diğer siyasi partilerle bu konuda bir konsensüs oluşturmanın hep gayreti içinde olacağız.''

Erdoğan, seçim öngörüsüne ilişkin olarak ise ''Hayatımda yıldızları hiç saymadım. Milletim ne takdir ederse o. Şu anda kamuoyu araştırmaları bakıldığında birinci parti olarak açık ara önde gözüküyoruz'' dedi.