Advertisement

(A.A) Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın açıklamalarıyla ilgili, ''Bizim hükümet olarak belirlediğimiz bir kur rejimi var. Bu çerçevede TL'nin nereye gelip gelmeyeceği, nasıl belirleneceği, bunlar çok net'' dedi.

Çağlayan, ''KOBİ İşbirliği ve Kümelenme Projesi'' toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın, ''TL'nin daha fazla değer kaybetmesinin enflasyon üzerinde arzu edilmeyen katkıları olabilir'' şeklinde açıklama yaptığının belirtilmesi üzerine, hükümet olarak belirledikleri bir kur rejimi olduğunu ifade etti. Bakan Çağlayan, ''Kur rejimi de, serbest dalgalı kur. Bu çerçevede TL'nin nereye gelip gelmeyeceği, nasıl belirleneceği bunlar çok net. Dün başbakanımızın da bir açıklaması vardı. Bugüne kadar serbest kur rejimi çerçevesinde sistem nasıl belirlenmişse, o şekilde belirlenecektir. Farklı bir şey olmayacaktır'' dedi.

Başka bir soru üzerine Çağlayan, yabancı sermaye genel müdürlüğünün bakanlığına bağlandığını anımsatarak, uluslararası kuruluşların, Türkiye'ye yatırım yapmak isteyenlerin kendileriyle irtibatta olduğunu söyledi.

Tüm yurt dışı seyahatlerinde o ülkelerdeki üst yöneticilerle önemli çalışmalar ve görüşmeler yaptığını belirten Çağlayan, şu anda üzerinde çalıştıkları, görüştükleri 2 tane çok sıcak konu bulunduğunu, bunun yaklaşık 7-8 milyar dolar civarında bir yatırım olduğunu ve konuyla ilgili bir ay içinde gerekli açıklamaları yapacaklarını söyledi.

''TÜRKİYE DÜNYADA YATIRIM YAPILABİLİR EN ÖNEMLİ ÜLKELERDEN BİRİ''

Türkiye'nin şu anda dünyada yatırım yapılabilir en önemli ülkelerden biri olduğuna işaret eden Çağlayan, ''Türkiye yabancı sermaye, yabancı yatırım açısından yatırım yapılabilecek en önemli ülkelerin başında gelmektedir. Gerek siyasi istikrarla gerek ekonomik istikrarla gerek elde etmiş olduğu ekonomik performansla gerek genç nüfusuyla, gerek iş gücü maliyetleri ve nitelikli işgücüyle ve coğrafyasıyla, jeopolitik yapısıyla Türkiye son derece önemlidir'' diye konuştu.

Bir değerlendirmede Avrupa'da 10 yıl içinde 1 milyon 600 bin şirketin kapanacağının ifade edildiğini anımsatan Çağlayan, Avrupa'da bu işleri götürecek 2. genç neslin olmayışı, Avrupa nüfusunun yaşlanması, Avrupa'da çalışma saatlerinin kısıtlı ve iş gücü maliyetinin yüksek olması gibi dezavantajların bu yatırımları ister istemez en yakın merkez olan Türkiye'ye kaydıracağını söyledi.

Türkiye'nin son 8 yılda almış olduğu 95 milyar dolarlık yabancı doğrudan yatırımının yüzde 75'inin Avrupa kaynaklı olmasının bu noktada son derece önemli olduğunu vurgulayan Çağlayan, şunları kaydetti:

''Avrupa'da küresel krizin yaşandığı, yaşanacağı bir ortamda ben ülkemize daha çok Avrupa kaynaklı yabancı doğrudan yatırımın geleceği görüşümü de özellikle paylaşmak istiyorum.

Türkiye bir taraftan yatırım yapılan en cazip ülke olmakla beraber siyasi ve ekonomik istikrarı sağlamış olmanın avantajıyla diğer taraftan dünyadaki şirketlerle ortaklık yapıyor. Ben Türkiye'nin doğrudan yatırımları çok daha fazla alacağı kanaatindeyim, görüyorum, şu anda sinyallerini alıyorum.''

''TÜRKİYE ŞU ANDA EN GÜVENLİ LİMANLARDAN BİRİ''

Güney Kore ve arkasından Amerika'ya ziyareti olacağını bildiren Çağlayan, Amerika'da Silikon Vadisi'nde görüşmeleri olacağını, iki tane firmanın Türkiye'ye yatırım yapma noktasında randevu istediğini ve bu firmalarla görüşeceğini ifade etti.

Şu anda Türkiye'nin dünyada yatırım yapılabilir en cazip ülkelerin başında geldiği ifadesini yineleyen Çağlayan, bu konuda hiçbir endişeye mahal olmadığını belirtti.

Türkiye'nin şu anda en güvenli limanlardan biri olduğunu ifade eden Çağlayan, ancak bundan ''küresel krizden hiç mi etkilenmez'' anlamının çıkarılmaması gerektiğini söyledi. Çağlayan, ''Tabii ki etkileneceğiz. Türkiye bir dünya ülkesidir, global bir oyuncudur. Böyle bir ortamda bizim ihracat pazarlarımıza olabilecek olumsuzluklar mutlaka Türkiye'yi de öyle veya böyle etkileyecek. Ama bunlar çaresiz şeyler değildir. Bunların her türlü çaresi her türlü oyun planlarımız hazırdır. Bununla ilgili hedef pazarlarımız hazırdır. Küresel krizden Türkiye'nin en az etkileneceği şekilde geçmesi noktasında önemli argümanlarımız, çalışmalarız var. Ümit ediyorum ki inşallah Başbakanımızın ifade ettiği gibi bu küresel kriz, Türkiye'yi teğetin bile uzağında geçecek bir yapıda olacaktır'' dedi.