Advertisement

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, kısa vadede temel enflasyon göstergelerinin bir miktar daha yükseleceğini, ancak iktisadi faaliyetteki yavaşlama nedeniyle artışın sınırlı kalacağının tahmin edildiğini bildirdi.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 21 Temmuz'da yaptığı toplantıya ilişkin ''Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti''ni yayımladı.

Enflasyon gelişmeleri, istihdam, para politikası ve risklerin değerlendirildiği raporda, haziran ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,43 oranında azaldığı ve yıllık enflasyonun yüzde 6,24 düzeyine gerilediği hatırlatıldı. Bu düşüşte, taze meyve fiyatlarındaki düzeltme sonucunda işlenmemiş gıda fiyatlarında kaydedilen gelişmelerin etkili olduğu, böylelikle, yıllık enflasyonun Nisan Enflasyon Raporu'nda öngörülen patikaya geri döndüğü kaydedildi.

İthalat fiyatlarındaki birikimli artışların etkisiyle temel mal grubu (gıda, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın dışında kalan mallar) yıllık enflasyonunda gözlenen yukarı yönlü hareketin haziran ayında da sürdüğü ve grup yıllık enflasyonunun yüzde 5,56 olduğunun anımsatıldığı özette, bu dönemde, dayanıklı mal (altın hariç) grubunda otomobil ve mobilya fiyatlarında yıllık artışla yükselmeye devam ettiği belirtildi.

Özette, ''Para Politikası Kurulu, kısa vadede temel enflasyon göstergelerinin bir miktar daha yükseleceğini, ancak iktisadi faaliyetteki yavaşlama nedeniyle artışın sınırlı kalacağını tahmin etmektedir'' ifadesine yer verildi.



-ENFLASYONU ETKİLEYEN UNSURLAR-



Toplantı özetinde, son dönemde iktisadi faaliyete dair açıklanan verilerin Nisan Enflasyon Raporu'nda sunulan çerçeveyi büyük ölçüde teyit ettiği kaydedildi.

Özel tüketimde yavaşlama işaretleri gözlenirken yatırım talebinin ılımlı bir seyir izlediği ifade edilen özette, ''Tüketim malları üretim ve ithalatı Nisan-Mayıs döneminde ilk çeyrek düzeylerinin altında gerçekleşmiştir. Yatırım talebine ilişkin göstergeler de ivme kaybına işaret etmektedir. Bunun yanı sıra, ciro endekslerinden elde edilen satış verileri de yurt içi talepteki yavaşlamayı doğrular niteliktedir'' değerlendirmesinde bulunuldu.

Dış talebin zayıf görünümünü koruduğu belirtilirken, yakın döneme ilişkin verilerin ihracatta ikinci çeyrekte sınırlı bir toparlanmayı işaret ettiği ifade edildi. Özette, istihdam koşullarındaki iyileşme devam ederken işsizlik oranlarının kriz öncesi seviyelere döndüğü, yılın ilk çeyreğinde beklenenin üzerinde gerçekleşen tarım dışı istihdamın, nisan döneminde de artmaya devam ettiği hatırlatıldı.



-PARA POLİTİKASI VE RİSKLER-



Kurulun, uygulanan politikalarla iç talebin kontrol altına alındığını belirttiği ve yılın son çeyreğinden itibaren cari dengede iyileşmenin gözlenmeye başlayacağını teyit ettiği ifade edilen özette, Kurulun şu değerlendirmelerine yer verildi:

''Son dönemde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun aldığı tüketici kredilerine yönelik önlemlerin ve maliye politikasındaki sıkı duruşun Merkez Bankasının uyguladığı politika bilemişimini destekleyerek iç ve dış talebin dengelenmesine katkıda bulunduğu belirtilmiştir. Her ne kadar yılın ikinci çeyreğinde kredilerin artış hızı henüz finansal istikrar açısından makul görülen oranlara inmemiş olsa da Kurul üyeleri, süregelen sıkılaştırmanın gecikmeli etkileriyle yılın ikinci yarısında kredi kullanımının ivme kaybetmeye devam edeceğini tahmin etmektedir.

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Kurul, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı ve son dönemde küresel ekonomideki giderek artan belirsizlikleri de göz önüne alarak mevcut politika bileşiminde bir değişikliğe gitmemiştir.''

Kurul, toplantıda Temmuz Enflasyon Raporu'nda yer alması öngörülen tahminleri de değerlendirdiği belirtilerek, tahminlere temel oluşturan varsayımlarda önemli bir güncelleme olmaması nedeniyle enflasyon tahmin patikasında Nisan Enflasyon Raporu'na kıyasla belirgin bir değişiklik yapılmamasının uygun görüldüğüne işaret edildi. Özette, ''Bununla birlikte Kurul üyeleri, yakın dönemde yaşanan gelişmelerin küresel ekonomiye dair aşağı yönlü riskleri belirginleştirdiğine dikkat çekerek bu hususun Enflasyon Raporu'nda ve diğer para politikası iletişim metinlerinde vurgulanması gerektiğini belirtmiştir'' ifadesi kullanıldı.



-''FAİZ KORİDORU KADEMELİ OLARAK DARALTILMALI''-



Gelişmiş ülkelerdeki kredi, gayrimenkul ve emek piyasalarındaki sorunlar ile özelikle avro bölgesi çevre ülkelerin kamu borcuna ilişkin giderek artan sorunlara dikkat çekilen özette, Kurul üyelerinin, bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyümeye ilişkin endişelerin risk iştahını olumsuz etkilemeye devam etmesi halinde faiz koridorunun kademeli olarak daraltılmasının uygun olacağının belirtildiği bildirildi.

Özette, ''Ayrıca Kurul, gelişmiş ülke ekonomilerindeki sorunların daha da derinleşmesi ve yurt içi iktisadi faaliyetin durgunluk sürecine girmesi halinde bütün politika araçlarının genişletici yönde kullanılmasının söz konusu olabileceğini ifade etmiştir'' görüşünde bulunuldu.

Gelişmiş ülkelerdeki borç sorunlarına karşın, gelişmekte olan ülkelerdeki iç talep kaynaklı büyümenin devam etmesinin ihtimal dahilinde olduğunun kaydedildiği özette, zayıf dış talep ve yüksek emtia fiyatları anlamına gelebilecek böyle bir durumun, Türkiye'de artan sermaye girişleri ile birlikte makro finansal riskleri besleyebileceği ifade edilerek, 'Kurul, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, fiyat istikrarı ve finansal istikrara dair riskleri sınırlamak amacıyla düşük politika faizi ve yüksek zorunlu karşılıklar uygulamasına uzun süre devam edilebileceğini ifade etmiştir'' değerlendirilmesi yapıldı.



-SIKILAŞTIRICI TEDBİRLER ETKİSİNİ YILIN İKİNCİ YARISINDA GÖSTERECEK-



Kurulun, süregelen sıkılaştırıcı önlemlerin krediler ve iç talep üzerindeki etkisinin yılın ikinci yarısında daha da belirginleşeceğini tahmin ettiği ifade edilerek, bununla birlikte, etkinin boyutu ve zamanlamasının para politikasının kontrolü dışındaki gelişmelere bağlı olarak farklılaşabileceği kaydedildi.

Mecut konjonktürde iç ve dış talep arasındaki ayrışmaya bağlı olarak artan cari açığın getirdiği risklerin sınırlanması bakımından mali disiplinin sürdürülmesine önemine işaret edilen özette, şunlar belirtildi:

''Önümüzdeki dönemde para politikası fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine odaklanmaya ve finansal istikrarı gözetmeye devam edecektir. Bu süreçte Merkez Bankası ve diğer kurumlarca finansal istikrara yönelik alınan önlemlerin enflasyon görünümü üzerindeki etkileri de dikkatle değerlendirilecektir. Orta vadede mali disiplinin sürdürüleceğine dair taahhütlerin yerine getirilmesi ve yapısal reform sürecinin güçlendirilmesi, ülkemizin kredi riskindeki göreli iyileşmeye katkıda bulunarak makro ekonomik istikrarı ve fiyat istikrarını destekleyecektir. Mali disiplinin devamı aynı zamanda para politikasının hareket alanını genişletecek ve faizlerin düşük düzeylerde kalıcı olmasını sağlayarak toplumsal refahı destekleyecektir.''