Advertisement

Başbakan Yardımcısı Babacan küresel bazda tablonun pek içaçıcı olmadığını belirterek güven vurgusu yaptı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, canlı yayında BloombergHT Ekonomi Direktörü Kerem Alkin, Bloomberght.com Genel Yayın Yönetmeni Cüneyt Başaran, Haber Müdürü Ali Çağatay ve Ekonomi Müdürü Özlem Dalga'nın sorularını yanıtladı.

-Güven ortamı bozulduğunda resesyon riski artar

Babacan küresel ekonomideki resesyon riski ile ilgili "Pek çok büyük ekonomiye baktığımızda kamu borç stoğu ciddi şekilde hissediliyor. Bankaları kurtarmak için adılan adımlar bugünlere miras kaldı. Piyasalarda güven ortamı bozulduğunda resesyon riski de beraberinde geliyor. Güveni sağlayamazsanız, risk büyür." dedi.

"2008'de atılan adımlar nasıl ki bugüne kötü bir miras olarak kaldıysa merkez bankalarının çözümü ertelemek adına attıkları adımlar da geleceğe miras kalacak." diyen Babacan "Günde yüzde 3 - 5 gibi inişler çıkışlar hiç hayra alamet değil, PMI rakamlarının yüzde 50'nin altına düşmesi önemli bir gösterge ve maalesef büyük ekonomilerde siyasi kararlar geç çıkıyor." açıklamasında bulundu.

Babacan, geleceğinden korkan insan için vergi düşse de çıksa farketmeyeceğini, alışveriş yapmayacağını belirterek bu durumda da ekonominin çarklarının dönmeyeceğini söyledi. Babacan, küresel bazda genel itibarla ekonomik tablonun pek içaçıcı olmadığını söyledi.

-Resmi politikamız serbest kur rejimidir

"Türk Lirası'ndaki değer kaybı böyle bir ekonomik konjonktürde şikayet etmemiz değil, memnun olmamız gereken bir konu." diyen Babacan, "TL'de bir miktar değer kaybı gelişmekte olan ülkelerin beceremediği bir tablo. Serbest kur rejiminin devam etmesini istiyoruz, bizim resmi politikamız da bu." açıklamasında bulundu.

İsviçre Frangı'nı örnek göstererek "Normal bir dönemde değiliz, pek çok ülke garip garip işler yapmaya başladı." diyen Babacan, "Eğer piyasada belli yönde dinamikler varsa merkez bankalarının otoriter bir şekilde kuru belli bir yerde tutma çabaları belki kısa vadede sonuç verir ama uzun vadede duvar yıkılır." yorumunda bulundu.

-İkinci dip riski daha yüksek görünüyor

Küresel ikinci dip riski ile ilgili "3-4 ay öncesine göre ihtimal daha yüksek görünüyor" diyen Bakan Babacan, "Her ülkenin kendi iç dinamiği bunu şekillendirecektir. Ekonomilerin birçoğunun başında siyasi açıdan yıpranmış iktidarlar var. Görüyorlar ama yapamıyorlar. Umarım aklı selim galip gelir. Liderlerin kendi siyasi bekasını düşünmeden ülkesi için doğru olanı yapması gerek. Türkiye'deki kadar güçlü bir siyasi irade olsun bu sorunların hepsi çözülür." yorumunda bulundu.

-Otomatik pilotla değil manuel uçacağız

Babacan, Türkiye'nin yapması gerekenler ile ilgili, "Politikalarımızı sıkılaştırma ya da gevşetme yönünde ayarlayacağız. Para politikalarında genişleme varken aynı anda da mali poltikada gevşeme olursa bu bizi zor durumda bırakabilir. Sağlam bir mali duruşla gerekirse gevşetme yönünde adım atacağız. Otomatik pilotla değil manuel uçacağız." açıklamasında bulundu.

Yatırımları cezbedebilmek için pek çok ülke reformlarını hzılandırdı. Bu dönemde Türkiye geride kalmamalı" diyen Babacan, "İstanbul'un uluslararası finans merkez olmasını sağlayacak çalışma içerisindeyiz. Ayrıca eğitim sitemi de önemli. Eğitim politikasında çok köklü reformlar yapmamız lazım. Yüksek katma değer yaratmak gelişmiş iş gücüyle mümkün." yorumunda bulundu.

İthal ikameci bir yaklaşımın doğru olmadığını vurgulayan Babacan, "İthal ettiğimiz ürünler neden Türkiye'de üretilmiyor, buna bakıyoruz. Eğer bir ürünü üretmek ilelebet taşımak zorunda olacağımız bir sektörse buna hiç gerek yok, ithalata devam diyoruz." açıklamasında bulundu.

"Türkiye bazı sektörlerde küresel rekabet gücüne sahip, bazılarında değil." diyen Babacan, "Bu konularda illa Türkiye'de üretim yapalım, diye ısrarcı olmamak lazım." yorumunda bulundu.

-Büyüme beklentimizi indirdik

"2011'in ikini yarısı ve gelecek yıl büyüme rakamımız düşecek" diyen Babacan, "Bir miktar enflasyon yüksek seyredebilir ama sonrasında düşmesi gereken noktaya düşecek. 2012'de yüzde 5'in altında büyüme sürpriz olmamalı. 2011'de büyüme yüzde 6 düzeyinde olabilir. Dünya genelinde ise büyüme rakamları düşecek, bu sebeple bu rakamları azımsamamak lazım." açıklamasında bulundu.

"Her ay cari açık ve büyüme tahmini çalışıyoruz. Sağlıklı tahmin yapmanın çok zor olduğu bir dönemdeyiz." diyerek Orta Vadeli Program öncesinde büyük ekonomilerdeki trendeleri okumak istediklerini belirten Babacan, programı 17 ekim tarihinden önce açıklamayı planladıklarını söyledi.

-Asıl riskimiz resesyon, enflasyon değil

Babacan, "Merkez Bankası'nın fiyat istikararı konusunda bir risk görmediğini belirterek "2012 sonu itibarıyle yüzde 5'e doğru seyreden bir enflasyon  bekliyoruz. Asıl riskimiz durgunluk, enflasyon değil. Hazine bono faizleri enflasyon konusunda daha önemli bir gösterge, kurun bundan sonraki aylarda seyri enflasyon için önemli." açıklamasında bulundu.

-Cari açığın önümüzdeki yıl düşmesinin bekliyoruz

İlave tedbirler devreye girdiğinde cari açığın önümüzdeki dönemde kademeli olarak düşüş sergileyeceğini vurgulayan Babacan, "Dünyada şu an likidite bolluğu var. Bu, birkaç yıl daha sürecek. Likidite bolluğu azalınca cari açığın finansmanı zorlaşabilir. İç taleple ilgili yavaşlama sinyali cari açık üstünde olumlu etkiler gösterecek." açıklamasında bulundu.

Faiz dışı gelirlerin banka bilançoları açısından önemli bir unsur olduğunu belirten Babacan, "Bankaların bilançolarını korumamız lazım. Bu sektör için önemli. Maliye politikalarını ve bankaları sağlam tuttuktan sonra bunlar yönetilebilir." dedi.

"Aşırı frenden kaçınırken kontrolsüz şekilde de hızlanmamamız gerekiyor. Harcamalar konusundan dikkatli olunmalı." vurgusu yapan Babacan, "2009'dan itibaren tüketici kredileri tamamen Türk Lirası'ndan veriliyor. Halkımız, BDDK'nın internet sitesinden bankaların işlem ücretlerini görebilecekler. Kredi kartı komisyonlarının sınırı yasayla belirlenmiş durumda." dedi.

 

BU HABERE YORUM YAZ
 
08 Eylül 2011 Perşembe, 11:36 Misafir herkes ekonomi konjuktürü ile yapmış yorumlarını sayın babacan gerçekten çok iyi bir ekonomist ,politikalarından bahasederken iki cümle çok dikkat çekiciydi,ısrarla ithalatı savunduğu cümleler,nedense ülkemizde üretim,istihdam lafları pek sevilmiyor,en güzeli ithalat ,ölyeki mecimek bile ithal etmek güzel bişeymiş gibi anlatılıyor.
08 Eylül 2011 Perşembe, 02:31 Misafir efendim bence asıl risk ve bu noktaya gelmesini hiç istemeyiz, durgunluk içinde enfasyon yani stakfilasyon bunun önleminin alınması lazım.. teşekkürler..
07 Eylül 2011 Çarşamba, 23:27 Misafir yenidunyaduzeni der ki; türkiyenin 2012 büyüme hızı % 12,5 -14,3 arasında olacaktır... inş... büyüme hızında aralık sonrası ilk 3-5 e girecektir.