Advertisement

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, bir taraftan Borsa, bir taraftan altın düşerken, doların yükselmesinin, tamamıyla uluslararası konjonktürde ortaya çıkan gelişmeler olduğunu bildirdi.

Uluslararası gelişmelerin zaman zaman, dünyaya açık bir ekonomi olan Türkiye'yi de etkilediğini belirten Çağlayan, Türkiye'nin kur rejiminin dalgalı kur rejimi olduğunu hatırlattı. Çağlayan, bu çerçevede zaman zaman kurlarda artış ve düşüşlerin söz konusu olduğunu ifade ederek, bir taraftan borsa, bir taraftan altın düşerken, doların yükselmesinin tamamiyle uluslararası konjonktürde ortaya çıkan gelişmelerden kaynaklandığını söyledi. Çağlayan, ''Son yapılan uluslararası toplantılar ve bunların tezahürü, özellikle Avrupa'da devam eden sıkıntının bir devamı olarak gözüküyor'' dedi.

Bakan Çağlayan, Türk ekonomisinin son derece sağlıklı, son derece güçlü ve son derece dinamik bir yapıya sahip olduğunun altını çizerek, bunun tüm dünya tarafından bilindiğini ve geçen hafta S&P tarafından ''Türkiye'nin TL'sı cinsinden yatırım yapılabilir ülke'' olarak ilan edilmesinin de bunun göstergesi olduğunu söyledi.

''Su dere yatağında akıyor, dolayısıyla bu konuda bizler açısından endişe edecek herhangi bir durum söz konusu değil'' diyen Çağlayan, dönem dönem TL'nin aşırı değer kazandığı ya da değer kaybettiği dönemlerin olabildiğini kaydetti.

-''VATANDAŞLAR, DİKKATLİ OLMALI''-

Çağlayan, TL'nin değer kaybetmesinin ihracatı çok fazla etkilemeyeceğini de belirterek, ihracatı etkileyen faktörlerin en başında, sürdürülebilir bir kurun ve girdi maliyetlerinin geldiğini söyledi. Türkiye'nin ihracatının yarısını euro, yarısını dolar bazında yapan bir ülke olduğunu ve bu nedenle dolar-euro paritesinin son derece önemli olduğunu belirten Çağlayan, TL'nin değer kaybetmesinin ithalatla ilgili engelleyici bir husus olarak gözükebildiğini ancak, istenilenin ''dengeli bir şekilde olması'' olduğunu söyledi. Bakan Çağlayan, şöyle devam etti:

''Ne TL'nin aşırı değerli olması, ne de TL'nin aşırı değer kaybetmesi, ekonomi açısından yarar getirmez. Bu çerçeveden hareketle, önümüzdeki günlerde zannediyorum ki bu konuyla ilgili uluslararası görüşmeler, önemli bir etki yapacaktır. Merkez Bankası, ilgili kurumlar zaten görevinin başındadır. Herhangi bir tehlike sıkıntı gördüklerinde Merkez Bankası gerektiğinde her türlü tedbiri alıyor. Zannediyorum ki bu konuda da gerekli tedbirleri alabilir.

Ancak şu anda endişe edilebilir bir seviye olmadığını özellikle ifade etmek istiyorum ve bu konuda vatandaşların daha dikkatli olmasını istiyorum. Şirketlerimizin ve firmalarımızın borçlanmalarını mutlaka girdilerine dikkat ederek yapması son derece önemli. Bunu, hem eski bir sanayici, ihracatçı, üretici olarak, hem de bugün Ekonomi Bakanı olarak ifade etmek istiyorum. Böyle ortamlarda bütün hadise, şirketlerimizin, şahısların, yapmış oldukları borçlanmaları kendilerinin gelir türünün dikkate alarak yapılmasıdır.''

-''AVRUPA, YUNANİSTAN İLE İLGİLİ TEDBİR ALMADA GECİKTİ''-

Bakan Çağlayan, Avrupa'nın gerçekten ciddi sıkıntıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, Yunanistan'ın durumunun Avrupa ekonomisini ciddi şekilde etkilediğini ve özellikle bu konuda, Almanya, Fransa gibi Avrupa'nın önemli ülkelerinin Yunanistan ile ilgili tedbir alma konusunda çok geciktiğini vurguladı. Söz konusu ülkelerin konuştuğunu ancak bir şey yapmadığını belirten Çağlayan, ''Çok uzun süre bunu devam ettirmişlerdir. Bu çerçevede, bugün Yunanistan ekonomisinin içinde bulunduğu dar boğaz ve ödeme güçlüğü tabii ki Avrupa ekonomisi için ciddi sorun teşkil etmektedir. Çünkü Yunanistan'ın özellikle devlet tahvillerini elinden tutanlar açısından da bu bir sıkıntı yaratmaktadır'' diye konuştu.

Bakan Çağlayan, Türkiye'nin de uluslararası gelişmelerden öyle veya böyle az da olsa etkilenmesinin söz konusu olduğunu vurguladı. Çağlayan, bu konuda, herhangi bir şekilde panik olabilecek veya sıkıntı, endişe yaratacak hiç bir şeyin söz konusu olmadığını da tekrarladı.

BU HABERE YORUM YAZ
 
26 Eylül 2011 Pazartesi, 12:24 Misafir hmm, bloomberg ekranımdan rasgele 4 gelişmekte olan ülke para birimi seçtim, vakit darlığından, daha fazla seçsem de sonuç değişmez. türk lirasına karşı son 1 yılda relative performanslar: kore wonu = yüzde 23 daha değerli güney afrika randı = yüzde 8 daha değerli slovak kronası = yüzde 26 daha değerli brezilya reali = yüzde 16 daha değerli sayın bakanın iddia ettiği gibi türk lirasının değer kaybı sadece yurtdışı kaynaklı olsa idi bizim dahil olduğumuz grup olan gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı değer kaybetmemiş olması gerekirdi.
26 Eylül 2011 Pazartesi, 12:12 Misafir bu krizin başlangıç noktası yunanistan.. merkel ve sarkozy kendi ülkelerindeki bankaları düşünerek hala yunanistan'ı kurtarmayı düşünüyorlar... troyka yarın gündemi belirleyecek..