Advertisement

Almanya ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) içinde birçok üst yetkili, ECB'nin, Yunanistan ya da diğer borç yükü altındaki ülkelerin desteklenmesinde daha fazla görev alması konusuna ihtiyatlı yaklaşıyor. Ancak krizin diğer ülkelere yayılabileceği ve bunun küresel ekonomiye büyük zarar vereceği korkularının küresel piyasaları altüst etmesinden sonra Avrupalı siyasetçiler daha iyi bir kurtarma planı bulmaları için muazzam baskılarla karşılaştı.

IMF'nin Avrupa Masası Direktörü Antonio Borges, Washington'da bir toplantıda yaptığı konuşmada, ''ECB, finansal piyasaları gerçekten korkutabilecek tek kuruluş'' dedi.

Borges, borç krizinin önünü almada gerekli gücü sağlamak için ECB'nin potansiyel krizle mücadele gücünü, Avrupa'nın 440 milyar euroluk Avrupa Finansal Kurtarma Fonu (EFSF) ile birleştirmsinin önemli olduğunu ifade etti.

Ancak bazı ECB yetkilileri bu konudaki isteksizliklerini dile getirdi.

ECB Yönetim Kurulu üyesi Ewald Nowotny, ''Her hafta bir sürü yeni tekliflerle gelmek yardımcı olmuyor'' dedi.

Piyasa uzmanları, Euro Bölgesi'ndeki krizin İtalya ve İspanya'ya yayılması durumunda EFSF'nin 2 trilyon dolara ihtiyacı olabileceği tahmininde bulunuyorlar.

EFSF Başkanı Klaus Regling, yetkililerin EFSF'nin nasıl güçlendirileceğini düşündüğünü, ancak ECB'nin buna dahil olmasına gerek olmadığını ifade etti.

ECB Yönetim Kurulu üyesi Lorenzo Bini Smaghi de, Avrupa'nın, ABD'nin finansal kriz döneminde bankacılık sistemini desteklemek için 700 milyar dolarlık Sorunlu Varlıkları Kurtarma Programı (TARP) ya da yine kriz zamanında varlığa dayalı menkul kıymetler piyasasını çalıştırmak için kullanılan 200 milyar dolarlık Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler Kredi İmkanı (TALF) modeline eşdeğer bir programı olabileceğini söyledi.

Smaghi, ''Her iki senaryonun izlenebileceğini sanıyorum, bu iki seçeneğin sorunu çözebileceğine inanıyorum'' dedi.

ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner da ECB'ye krizle mücadelede önemli rol oynaması çağrısında bulunmuştu.