Advertisement

Hindistan hükümeti, Hindistan Merkez Bankası'nın (RBI) doğrudan Hazine tahvili almasını ya da karantina önlemlerinden olumsuz etkilenen geliri artırmak için temettüleri artırmasını sağlayabilir.

Bazı tahminlere göre Hindistan hükümeti GSYİH'nin yüzde 7'siyle yirmi yıldan uzun bir sürenin en yüksek bütçe açığıyla karşı karşıya.

Yeni Delhi'de Ulusal Kamu Maliyesi ve Politika Enstitüsü'nden Sabyasachi Kar, “Hemen bir çeşit borç parasallaşması uygulamasına gidilmesi makul. Talep oluşumu ancak hükümet harcarsa mümkün olur.” dedi.

ABD'den Japonya'ya merkez bankaları pandemiden dolayı rekor düzeydeki mali teşviklerin fonlanmasına yardım ediyor. Hatta bu durum, merkez bankasının doğrudan hükümetten milyarlarca dolarlık tahvil alacağını teyit eden Endoneyza gibi gelişen piyasalarda için de geçerli.

Ancak bu yaklaşım, özellikle enflasyon, kur ve merkez bankası bağımsızlığı açısından gelişen ekonomiler için bazı riskler taşıyor.

Hindistan'da Mali Sorumluluk ve Bütçe Yönetimi Yasası RBI'nın birincil piyasada doğrudan hükümetten tahvil almasını engelliyor. Buna karşın yasada ulusal afet veya çok sert ekonomik daralmalara karşı “cayma hakkı” tanınıyor.

RBI şimdiye kadar ikincil piyasada “ihtiyatlı alımlar” yaptı. Ancak hükümetin borç idarecisi, Mart ayına kadarki cari mali yılın 12 trilyon rupilik (160 milyar dolar) rekor borçlanmasının nasıl idare edileceğine ilişkin bir plan henüz açıklamadı.

Şimdilik bankalar, merkez bankasının tahvil arzını karşılayacağı beklentisiyle Hazine tahvili topluyorlar. Talep düşüklüğü nedeniyle elinde bol miktarda nakit bulunan Hint bankalarının tahvil stoku 19 Haziran itibarıyla Mart sonuna kıyasla yüzde 3 artış kaydederek 41.4 trilyon rupi oldu.

Washington'da Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) baş ekonomist yardımcısı Sergi Lanau, “Biz hala -merkez ve eyaletler dahil- GSYİH'nin yüzde 11'i civarındaki borcun büyük miktarlarda RBI finansmanı gerekmeden finanse edilmesinin uygulanabilir olduğunu düşünüyoruz. Bankalar halihazırda çok miktarda tahvil aldılar ve resesyondaki bir ekonomiyle şirketlere borç vermek için fazla bir fırsatları olmayabilir.” dedi.

Yasak meyve

Hükümet şimdiye dek gerçekleşen mali teşviki GSYİH'nin yüzde 1 – yüzde 1.5'iyle sınırlamıştı. Son dönemde harcamaları azaltırken, Bloomberg Economics'ten Abhishek Gupta bunun resesyon endişelerini derinleştireceğini söylüyor. Gupta, GSYİH'nin mevcut mali yılda yüzde 10.6 daralacağını tahmin ediyor.

Politika yapıcılar için bu durum kolay çözümü olmayan zor bir süreç. MB Başkanı'nın başkanlık ettiği Para Politikası Kurulu'nun dört yıl önce kurulmasından bu yana büyük ölçüde kontrol altında tutulan enflasyon tarafında kazançlar kolayca buharlaşabilir.

Hollanda'da Rabobank International kıdemli ekonomisti Hugo Erken'e göre Hindistan'ın borcunu bu şekilde finanse ettiği ve çift haneli enflasyonu yaşadığı 1980'ler tecrübesi merkez bankasının neden adım atma konusunda isteksiz davrandığını muhtemelen gösteriyor.

Erken, “Tüm bunlarda bir risk var. Para basma makinenizi bir kez kullanmaya başladığınızda ve yasak meyveye bir kez dokunduğunuzda, geri dönmek zor.” dedi.

Endonezya MB bütçe finansmanında alışılmışın dışında adımlar atıyor

Koronavirüs pandemisine yönelik mali önlemlerin finansmanı için doğrudan hükümetten milyarlarca dolarlık Hazine tahvili alan Endonezya Merkez Bankası, geleneksel dışı politika bölgesinde ilerlemeyi sürdürüyor.

Endonezya MB hükümetten -7 günlük ters repo faizinden 397.56 trilyon rupilik tahsisli satış da dahil olmak üzere- 574.4 trilyon rupilik (40 milyar dolar) tahvil alımı yapacağını taahhüt etti.

Tüm dünyada hükümetler pandemi teşviklerini finanse etmek için rekor miktarlarda boçlanıyorlar. Birçoğu ek borç fonlamaları için yüzünü merkez bankalarına dönüyor.

Endonezya MB halihazırda birincil piyasada doğrudan hükümetten alım yapıyordu. Ancak düşük faizlerle önceden belirlenen miktarlarda alım yaparak bir adım öteye taşımış oldu.

Borcun parasallaştırılmasına ilişkin bu tarz girişimler, özellikle gelişen piyasalar için enflasyon ve kur riskleri taşıyor.