Advertisement

Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgınının etkileri bir anda bitmeyecek gibi görünüyor. Bu virüs, dünya ticaretinde üretim çarklarının durmasına neden oldu. İnsanlar evlerine kapanmak zorunda kaldı, günlük iş hayatı deyim yerinde ise yarı yarıya ‘Evlere çekildi’.

Salgın sonrasındaki ticari hayatı tasarlamak ise tamamen bir süreç işi. Biz sanayiciler olarak Türkiye’nin toplam ihracatına katkı vermek adına yürüttüğümüz çalışmaları aralıksız sürdürüyoruz. Demir ve demir dışı metaller sektörü olarak ticaretin ve ihracatın sürdürülebilmesi adına dış pazarlardaki müşterilerimizle sürekli temas halindeyiz.

Salgın sürecinde sağlıklı ticaret için teknolojiyi odak noktamıza aldık. Dünya artık dijital ortamda satın alma yapıyor. Birlik olarak dijital fuarlar ve online heyetler ile ilgili çalışmalarımızı başlattık. E-ihracat ve dijital pazarlamayla ilgili tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Mayıs ayı içerisinde mutfak ve endüstriyel mutfak sektörlerimize yönelik Latin Amerika pazarı için sanal heyet organizasyonlarımızı hayata geçiriyoruz. Firmalarımızdan bu konuya oldukça yüksek bir talep var.

Devletimiz salgının yayılmasını önlemek adına sürecin başından beri son derece başarılı çalışmalar yürütüyor. Türkiye, dünyaya kıyasla vaka ve ölümler özelinde salgını kontrol altına almış durumda.

Vaka sayısı sıfıra indiğinde hayat birden normale döner mi? Bu sorunun yanıtını şimdiden vermek güç. Hayatın, özellikle de ticari hayatın birden normale döneceğini sanmıyorum. Dünya ile entegre haldeyiz. Her şeyin normale dönmesi için dünyada her ülkenin bu salgını atlatması gerekiyor. Bunun için de önümüzde bir süreç var.

Sosyal mesafe, izolasyon, maske ve kişisel hijyen bundan sonra hayatımızın vazgeçilmez parçaları olacak. Bunlara ticari hayat özelinde sanal fuarları, dijital pazarlamayı ve uzaktan ihracatı da eklemek mümkün. 2020’nin dünya için ‘Olağanüstü’ bir yıl olduğunu söylemek yanlış olmaz. Gerçek anlamda normalleşmenin 2021 ve sonrasında olacağını tahmin ediyorum.

Tahsin Öztiryaki

İDDMİB Başkanı