Advertisement

İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık yastık altı altınların ekonomiye kazandırılması için bir proje geliştirdiklerini ve bu konuda Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ile toplantı yaptıklarını belirtti.

Bloomberg HT yayınına katılan Atayık proje hakkında şunları söyledi:

Türkiye'de fiziki altınların altın hesaplarına geçmesi bankalar üzerinden yapılıyor fakat başarılı olmadı. Vatandaşın güvendikleri kuyumculara gidip altınlarını bozdurabileceği bir sistem hazırladık. Belki altın kart olarak da düzenlenebilir. Bizim mağazalarımız altını daha yüksekten alıyor ama bankada standart bir sınır koyuyorlar. Alım satımlarda kayıplar olabiliyor. Kuyumcular bu işe müdahil olursa kayıpları hiç olmayacak kadar az olacaktır. Dövizde koruma nasılsa, altın fiyatlıları da yükseldiğinde kur koruma garantisi olacak.

Dünya Altın Konseyi, salgın kaynaklı para politikaları, tedarik zinciri sorunları ve sıkı istihdam piyasasının yarattığı zincirleme etkilerden dolayı enflasyonun yüksek kalmaya devam edeceğini öngörüyor.

Yüksek enflasyonla beraber hisse piyasalarındaki aşırı değerlemeler, yeni koronavirüs varyantları ve geçtiğimiz dönemde daha az likit varlıklara olan talepteki artışın piyasalarda düşüşe neden olabileceğini belirten konsey, bunun da portföylerde hedge olarak tercih edilen altına olan talebi artıracağını düşündüğünü belirtti.

Altın fiyatlarının tüketicilerin ve merkez bankalarının talebinden de destek bulabileceğini ifade eden Dünya Altın Konseyi, bu iki etkenin de uzun dönemde altın fiyatlarını yukarı yönlü etkilediğini vurguladı.

Faizlerin beklenenden hızlı yükselmesinin ise altın fiyatlarını baskılayacağını belirten kuruluş, nominal ve reel faizlerin tarihsel olarak çok düşük kalmaya devam edeceğini ve bunun da portföylerdeki dağılımın yapısını etkileyerek altın gibi daha likit varlıklara olan talebi artırabileceğini söyledi.

2021’de altın hangi bölgeye aktı?

Dünya Altın Konseyi’nin raporuna göre, Kuzey Amerika’daki borsa yatırım fonlarından altın çıkışı 10.9 milyar dolara ulaşırken Asya’daki fonlara 1.5 milyar dolarlık altın girişi oldu.

Böylece Asya’daki borsa yatırım fonlarının yönettiği altın miktarı yüzde 20 artarken Kuzey Amerika’daki fonlardaki altın miktarı yüzde 8,9 azaldı.

Avrupa’daki borsa yatırım fonlarına altın giriş çıkışları 2021’de yatay bir seyir izledi. Küresel bazda tüm borsa yatırım fonlarına 2021’de 38,9 milyar dolarlık altın girişi olurken 48 milyar dolarlık altın çıkışı oldu.

Altın fiyatları, ABD Hazine tahvili faizlerindeki yükselişle baskı altında kalarak düşüşünü sürdürdü. Gram altın ise küresel altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen dolar/TL’nin yüksek seviyelerde işlem görmeye devam etmesiyle 800 TL sınırında bulunuyor.

10 yıl vadeli ABD Hazine tahvilinin faizi yıl başından bu yana 25 baz puan artarak yüzde 1.76'ya ulaşarak iki yılın zirvesine tırmandı. Tahvil faizlerindeki bu yükselişte Fed’in daha hızlı bir sıkılaşmaya gideceğine dair beklentiler ve politika yapıcıların açıklamaları etkili oldu.

St. Louis Fed Başkanı James Bullard, perşembe günü yaptığı açıklamada politika yapıcıların Mart ayında politika yapıcıların hedef faiz oranlarını yükseltebileceğini ve enflasyona karşı atılan ikinci adım olarak Fed’in bilançosunu küçültmeye başlayabileceklerini belirtti.

Goldman Sachs ise 2022 yılında Fed’in dört faiz artırımı gerçekleştirmesini bekliyor. Jan Hatzius tarafından kaleme alınan araştırma notunda ABD iş gücü piyasasındaki toparlanma ve 14-15 Aralık'ta gerçekleşen Fed toplantı tutanaklarındaki şahin sinyaller daha hızlı bir normalleşmeye işaret ettiği bildirildi.

Hatzius, "Risklerin daha öncekinden daha erken bir sürece işaret etmesi sebebiyle bilanço küçültmesine ilişkin tahminimizi Aralık'tan Temmuz'a çekiyoruz. Bu noktada enflasyon yüksek ihtimalle hedeflenenin çok üzerinde kalacak. Mart, Haziran ve Eylül aylarında görmeyi beklediğimiz faiz artırımlarına Aralık ayını da ekledik" ifadelerini kullandı.

Fed’in son toplantısına ait tutanaklarda yetkililer Omikron varyantının ekonominin toparlanma patikasını değiştirmeyeceğini fakat arz sıkıntılarının beklenenden daha hızlı sürebileceğini öngördüklerini açıklamıştı.

Ons altın fiyatı

Ons altın, 2021’in son günlerindeki yükselişten sonra geçen haftaya 1.830 dolar civarında başlamıştı. Hafta ortasına kadar inişli çıkışlı bir seyir izleyen değerli metal, haftayı yüzde 2’den fazla düşüşle kapatmıştı. Yeni haftaya da düşüşle başlayan ons altın, 1.792 dolar civarında işlem görüyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın, geçen haftanın başında 816 TL’ye kadar tırmandıktan sonra dolar/TL’deki düşüşle 750 TL civarına kadar gerilemişti. Hafta ortasında 800 TL sınırına çıpa atan gram altın, yeni haftaya da bu seviyelere yakın bir seyirle 796 TL civarında başladı.

Çin’in döviz rezervleri Aralık ayında dolayın zayıflamasının diğer para birimlerini desteklemesiyle 6 yılın en yüksek seviyesine tırmandı. Çin’in döviz rezervleri 3,25 trilyon dolara ulaşırken, doların en çok işlem gördüğü para birimlerine karşı değerini ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi Aralık ayında yüzde 0,8 geriledi.

Yıl sonuna doğru likidite ihtiyacının artmasıyla Çin Merkez Bankası bankacılık sistemine sunduğu kısa vadeli likiditeyi 2 ayın en yüksek seviyesine çıkarmıştı.

Banka, yılın son haftasında sisteme yedi günlük ters repo enstrümanıyla nette 190 milyar yuan (29,5 milyar dolar) likidite sunmuştu.

Ülkede kısa vadeli borçlanma maliyetlerine ilişkin göstergelerin yükselmesiyle bankalar arası piyasada likidite sıkışıklığı sinyalleri gelmişti. Çin Merkez Bankası bu sinyaller üzerine adım attı.

Bloomberg Intelligence Analisti Tomasz Noetzel, Türkiye’deki en büyük özel bankalar olan İş Bankası, Yapı Kredi, Garanti ve Akbank’ın 21 Ocak’a kadar döviz varlıklarının yüzde 10’unu Türk lirasına çevirmedikleri takdirde yeni zorunlu karşılık düzenlemesinden dolayı komisyon ödeyeceklerini ve bunun vergi öncesi kârlarını etkileyeceğini belirtti.

Dört özel bankanın döviz cinsi mevduatlarının toplamının 104 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Noetzel, bunun toplam mevduatlarının yüzde 60’ını oluşturduğunu söyledi. Noetzel, bunun yüzde 10’unun 21 Ocak’a ve toplamda yüzde 20’sinin ise 18 Mart’a kadar Türk lirasına çevrilmediği takdirde bankaların yüzde 1,5 zorunlu karşılık komisyonu ödemek zorunda kalacağını söyledi.

Üçüncü çeyrek finansalları dikkate alındığında, bu çevirim yapılmadığı takdirde İş Bankası’nın vergi öncesi kârının yüzde 9’unun risk altında olduğunu vurgulayan Noetzel, geri kalan üç özel bankanın da vergi öncesi kârlarında yüzde 5-6’lık bir düşüş riskiyle karşı karşıya olduklarını dile getirdi.

TL mevduatta bankalara zorunlu karşılık teşviki

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, döviz mevduattan ve döviz cinsi katılım fonu hesaplarından, vadeli TL mevduata ve katılma hesaplarına dönüşen tutarlara zorunlu karşılık teşviki uygulayacağını açıklamıştı.

TCMB nezdindeki zorunlu karşılık ve ihbarlı döviz mevduat hesaplarında döviz olarak tutulan tutarlarla ilgili olarak şu açıklamaya yer verilmişti:

“ABD doları olarak tutulan döviz tutarlarının ABD doları cinsinden mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç) yükümlülükleri için tutulması gereken tutara kadar olan kısmı üzerinden yıllık 0,015 (yüzde 1,5) oranında komisyon alınmasına,

Euro ve ABD doları olarak tutulan döviz tutarlarının ABD doları dışındaki dövizler cinsinden mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç) yükümlülükleri için tutulması gereken tutara kadar olan kısmı üzerinden yıllık 0,015 (yüzde 1,5) oranında komisyon alınmasına,

2021/14 sayılı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında, 20/12/2021 tarihi itibarıyla mevcut olan ABD doları, Euro ve İngiliz Sterlini cinsinden döviz tevdiat hesapları ve döviz cinsinden katılım fonu hesaplarından vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesabına dönüşüm oranı 21/1/2022 yükümlülük tarihi itibarıyla yüzde 10,00 seviyesine ve 18/3/2022 yükümlülük tarihi itibarıyla yüzde 20,00 seviyesine ulaşan bankalara 2022 yılı sonuna kadar söz konusu komisyonların uygulanmamasına,

Söz konusu komisyonların zorunlu karşılık tesis dönemine ilişkin ortalama bakiyeler üzerinden hesaplanmasına, tahakkukunun üç ayda bir Mart, Haziran, Eylül, Aralık ayları sonunda gerçekleştirilmesine ve üç aylık dönemi izleyen ilk iş gününde tahsil edilmesine karar verilmiştir. Söz konusu değişiklikler 7/1/2022 tarihinde tesisi başlayacak olan 24/12/2021 tarihli yükümlülük döneminden itibaren geçerli olacaktır.”

Söz konusu değişiklikler 7 Ocak 2022 tarihinde tesisi başlayacak olan 24 Aralık 2021 tarihli yükümlülük döneminden itibaren geçerli olacak.

Küresel negatif faizli tahvil pazarının büyüklüğü salgının ilk dönemlerinin yaşandığı 2021’in Nisan ayından bu yana en düşük seviyeye geriledi.

Yeni yılın ilk haftası ortaya çıkan tabloya göre 2022’nin teması, “artan enflasyon beklentileri merkez bankalarının elini zorlarken, tahvil piyasalarında yeniden fiyatlama yaşanması” olacak gibi görünüyor.

Geçen hafta ABD tahvilleri bugüne kadarki en kötü ilk hafta performanslarını geride bırakırken, Alman tahvil getirileri de 2019’dan bu yana en yüksek seviyelerine çıktı.

Geçen hafta Avrupa Merkez Bankası Yönetim Konseyi Üyesi Martins Kazaks’ın enflasyon görünümünün güçlenmesi halinde adım atmakta tereddüt etmeyeceklerini söylemesinin ve Euro Bölgesi’nde enflasyon oranının aralık ayında beklenmedik şekilde %5 ile rekor seviyeye yükselmesinin ardından Almanya 10 yıllık tahvil getirisi geçen hafta -%0,38 ile pozitif bölgeye iyice yaklaştı.

Danske Bank, ECB’nin toplam niceliksel genişlemesini azaltmasıyla birlikte Euro Bölgesi’nde geçen yıl 392 milyar euro olan tahvil arz açığının bu yıl 75 milyar euro ile arz fazlasına dönmesini bekliyor.

TD Securities Avrupa Faiz Stratejisti Pooja Kumra da bu arz fazlasının tahvillerde satış baskısının sürmesine neden olacağını belirtirken, Alman 10 yıllık tahvil getirilerinin yıl sonunda %0,30’a çıkacağını öngördü.