Advertisement

Mayıs ayında Türkiye'de imalat PMI 49,3 oldu. Böylelikle Mayıs 2020'den bu yana endekste ilk kez 50 seviyesinin altında bir değer kaydedildi.

Endekste 50'nin üstü büyümeye, bu seviyenin altı ise daralmaya işaret ediyor.

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) verilerle ilgili yayımladığı bültende Mayıs ayında Kovid-19 kısıtlamaları ve buna bağlı olarak müşteri talebinin yavaşlamasının, hem üretim hem de yeni siparişlerde gerilemelere yol açtığı belirtildi.

Bu düşüşler Nisan ayına göre hızlanmakla birlikte salgının geçen yılki ilk dalgasına göre çok daha sınırlı gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri de hız kaybederek dört aylık büyüme sürecini sona erdirdi.

İmalatçılar, ikinci çeyreğin ortası itibarıyla iş gücü sayılarını artırmaya devam etti ancak işe alımlar da Kovid-19 kısıtlamalarından olumsuz etkilendi. Böylece istihdam yaratma hızı, 12 aydır süregelen artış trendinin en düşük oranında kaydedildi.

Tedarik zinciri aksaklıkları yine anket sonuçlarında öne çıkan başlıklardan biri oldu. Hammadde temininde yaşanan zorluklar, girdi fiyatlarında genel olarak artışa yol açtı.

Girdi enflasyonunda yükseliş

Mayıs'ta belirgin gerçekleşen girdi maliyeti enflasyonu, bir önceki ayla kıyaslandığında da daha yüksek oranda kaydedildi. Türk lirasındaki değer kaybının girdi maliyetlerinde yükselişe yol açan faktörlerden biri olduğu bildirildi. Bu gelişmelerin sonucunda firmalar satış fiyatlarını keskin şekilde yükseltti ve bu artış yılbaşından beri en yüksek oranda gerçekleşti.

Satın alma faaliyetleri Mayıs ayında ılımlı bir yavaşlama kaydetti ve kısmen hammadde temininde yaşanan zorluklara bağlı olarak girdi stokları da düşüş gösterdi.

Sektörlerin çoğunda üretim yavaşladı

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI Mayıs verilerine göre, takip edilen 10 sektörden yedisinin üretimi Mayıs ayında yavaşladı.

En belirgin düşüşler ağaç ve kağıt ürünleri ile makine ve metal ürünleri sektörlerinde gerçekleşti. Gıda ürünleri, elektronik ve elektrikli ürünler ve ana metal sektörlerinde büyüme kaydedildi.

Kovid-19’un ilk dalgasının başlangıcında olduğu gibi üretim açısından en iyi performans gösteren sektör gıda ürünleri oldu. On sektörden sadece dördünün artış sağlayabildiği ve gıda ürünleri sektörünün büyümede başı çektiği yeni siparişler tarafında da benzer bir görünüm vardı.

Siparişlerde en keskin yavaşlama ise makine ve metal ürünlerinde gerçekleşti.

İstihdamda olumlu trend

İstihdam trendleri genel olarak olumlu seyretmeyi sürdürdü. Takip edilen 10 sektörün sekizinde çalışan sayısı arttı. Bu duruma istisna teşkil eden sektörler ağaç ve kağıt ürünleri ile giyim ve deri ürünleri oldu.

İstihdamdaki en güçlü artış ise ana metal sanayi sektöründe kaydedildi.

Mayıs ayının önemli bölümünde uygulamada olan Covid-19 kısıtlamaları, beklentilerle uyumlu bir şekilde Türk imalat sektörü üzerinde olumsuz etki yarattı. Firmaların beklentisi, kısıtlamaların salgını kontrol altına alma konusunda arzu edilen etkiyi göstermesi ve tedbirlerin gevşetilmeye başlanmasıyla birlikte büyüme bölgesine güçlü bir dönüşün yaşanabileceği yönünde. Mayısta yaygın bir şekilde devam eden ve enflasyonist baskıların güçlü seyretmesinde rol oynayan tedarik zinciri sorunları ise nispeten daha uzun süre etkili olacak gibi görünüyor. IHS Markit Ekonomi Direktörü Andrew Harker

Teslimat sürelerinde artışlar devam etti

Tedarikçilerin teslimat sürelerinde genele yaygın artışlar devam ederken en ciddi bozulma ana metaller ile elektronik ve elektrikli ürünler sektörlerinde gerçekleşti.

Girdi teminindeki zorluklar enflasyonist baskılara katkı yaparken Türk lirasındaki zayıflık da fiyatlarda yükselişe yol açtı. Sektörlerin çoğunda girdi fiyatları Nisan'a göre daha düşük oranda artış kaydetse de girdi maliyetleri enflasyonu belirgin düzeyde kalmaya devam etti. Maliyet yüklerindeki en hızlı artış ana metaller sektöründe gerçekleşti.

Sektörlerin tamamında ürün stokları geriledi

Takip edilen sektörler içerisinde en yüksek nihai ürün fiyatları enflasyonu makine ve metal ürünlerinde gerçekleşti. En düşük fiyat artışı ise yeni siparişlerdeki yavaşlamanın fiyatlama gücünü etkilediği giyim ve deri ürünleri sektöründe gerçekleşti.

Kısıtlamalara bağlı olarak birikmiş işlerde yaşanan azalma, birçok sektörde firmaların satın alma faaliyetlerini sınırlamasına yol açtı.

Öte yandan, girdi alımlarının arttığı üç sektörde dahi, malzeme temininde yaşanan zorluklar girdi stoklarının azalmasına yol açtı. Sektörlerin tamamında nihai ürün stokları düşüş kaydetti.