Advertisement

IMF beklendiği gibi küresel büyüme tahminini düşürdü.

Kuruluş, 2022 küresel büyüme tahminini yüzde 3,6'dan yüzde 3,2'ye çekti.

2023 beklentisi de yüzde 3,6'dan yüzde 2,9'a indirildi.

Kuruluş ekonomik görünüm değerlendirmesinde 2023 için resesyon riskinin arttığını belirtti.

Gelişmiş ekonomiler için 2022 yılı büyüme tahminini yüzde 3,3'ten yüzde 2,5'e çeken IMF, 2023 beklentisini de yüzde 2,4'ten yüzde 1,4 seviyesine çekti.

ABD ekonomisi için 2022 büyüme tahminini yüzde 3,7'den 2,3'e çeken IMF, Euro Bölgesi için büyüme beklentisini de yüzde 2,8'den 2,6'ya indirdi. İngiltere ekonomisi için 2022 büyüme tahmini yüzde 3,7'den yüzde 3,2'ye çekildi.

ABD ekonomi için 2023 büyüme tahminini yüzde 2,3'ten 1,0'e çeken IMF, Euro Bölgesi için büyüme beklentisini de yüzde 2,3'ten 1,2'ye indirdi. İngiltere ekonomisi için 2022 büyüme tahmini yüzde 1,2'den yüzde 0,5'e düşürdü.

Gelişmekte olan piyasalar için 2022 büyüme beklentisi yüzde 3,8'den yüzde 3,6'ya ve 2023 tahmini yüzde 4,4'ten yüzde 3,9'a indirilirken, Çin için 2022 büyüme beklentisinin yüzde 4,4'ten yüzde 3,3'e düşürülmesi bu revizyonda etkili oldu. IMF, Çin ekonomisi için 2023 büyüme tahminini de yüzde 5,1'den 4.6'a düşürdü.

Gelişmekte ve kalkınmakta olan Asya için yüzde 5,4 ve 5,6 olan 2022, 2023 büyüme tahminleri yüzde 4,6 ve 5'e revize edildi.

Küresel enflasyon tahmininde yukarı yönlü revizyon

Dünya ekonomisinin geçen yıl yüzde 6,1 büyüdüğü anımsatılan raporda, küresel ekonominin bu yıl yüzde 3,2 ve gelecek yıl yüzde 2,9 büyümesinin beklendiği bildirildi.

IMF, Nisan ayında yayımladığı raporda, küresel ekonominin 2022 ve 2023'te yüzde 3,6 büyüyeceğini öngörmüştü.

Raporda, bu yılın başlarındaki düşük büyümenin, azalan hanehalkı satın alma gücünün ve daha sıkı para politikasının ABD'de 1,4 puanlık aşağı yönlü revizyona neden olduğu aktarıldı.

Çin'de karantina önlemleri ve derinleşen emlak krizinin ekonomik büyüme tahmininde aşağı yönlü revizyona yol açtığı belirtilen raporda, Avrupa'da da revizyonların Ukrayna'daki savaşın ve daha sıkı para politikasının etkilerini yansıttığı ifade edildi.

Raporda, küresel enflasyon tahminin ise gıda ve enerji fiyatları ile arz-talep dengesizliklerinin devam etmesi nedeniyle bu yıl yüzde 7,4'ten yüzde 8,3'e revize edildiği belirtilerek, enflasyonun gelişmiş ekonomilerde bu yıl yüzde 6,6'ya, gelişmekte olan ekonomilerde de yüzde 9,5'e ulaşmasının beklendiği kaydedildi.

Görünüme yönelik risklerin aşağı yönlü olduğu vurgulanan raporda, Ukrayna'daki savaşın Avrupa'nın Rusya'dan gaz ithalatının aniden durmasına yol açabileceği, enflasyonu düşürmenin beklenenden daha zor olabileceği, sıkı küresel finansal koşulların gelişmekte olan ekonomilerde borç sıkıntısına neden olabileceği, Kovid-19 karantinaları ile emlak sektörü krizinin tırmanmasının Çin'in büyümesini daha da baskılayabileceği ve jeopolitik ayrışmanın küresel ticaret ile işbirliğini engelleyebileceği aktarıldı.

Raporda, artan fiyatların dünya genelinde yaşam standartlarını sıkıştırmaya devam ettiği belirtilerek, politika yapıcılar için enflasyonu kontrol altına almanın birinci öncelik olması gerektiği ifade edildi.

Daha sıkı para politikasının kaçınılmaz olarak ekonomik maliyetleri olacağına işaret edilen raporda, ancak gecikmenin bunları yalnızca daha da kötüleştireceği kaydedildi.