Advertisement

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, çok boyutlu bir tehdit olan koronavirüsün global ekonomiyi yıpratacağını ifade ederek, "Dünyada önemli bir endişe havası yaratan bir salgını, kısa vadeli bir anlayışla avantaja çevirme yaklaşımı doğru değil." dedi.

İSO Meclisi’nin şubat ayı olağan toplantısı "Yeni Yılda Ekonomiye ve Sanayimize Bir Bakış; Görünüm, Riskler, Fırsatlar ve Kurumsal İşbirliğinin Önemi" ana gündemi ile, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkanı Salih Esen ile EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar'ın da katılımıyla gerçekleştirildi.

Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Çin’de ortaya çıkan ve kısa sürede dünyanın dört bir yanına yayılan Koronavirüs salgınının dünyayı yeni bir bilinmezliğe sürüklediğine dikkati çekti.

Bu yılın başında ABD ve Çin arasındaki kısmi ticaret anlaşmasının ve Brexit’te yasal sürecin başlamasının belirsizlik havasını büyük ölçüde dağıttığını, küresel piyasalarda iyimser bir hava esmesini sağladığını işaret eden Bahçıvan, "Ne var ki özellikle İran, Suriye ve Libya odaklı jeopolitik gerilimlerin artması bu olumlu havayı gölgeledi. Koronavirüs salgını da dünyayı yeni bir bilinmezliğe sürükledi. Virüsün yarattığı sağlık sorunu ve insani boyut oldukça endişe verici. Virüsün global ekonomiyi yıpratacağı görülüyor. Koronavirüs çok boyutlu bir tehdit." diye konuştu.

"Virüsün küresel büyümeye maliyeti 0,2 puan"

Bahçıvan, JP Morgan tahminine göre, Çin’de 2019 ilk çeyreğinde yüzde 6,4 olan büyümenin koronavirüs salgını nedeniyle yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,9’a düşmesinin tahmin edildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"S&P tarafından yapılan tahminler de Çin’de büyümenin 2020’de 1 puan olumsuz etkileneceği yönünde. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’deki bu salgın, tedarik zincirleri, e-ticaret, ulaşım ve turizm kanallarıyla tüm ekonomik sistemi etkileyebilecek boyutta. Tahminler salgının küresel büyümeye maliyetinin 0,2 puan olabileceğini işaret ediyor.

Küresel ekonomi artık jeopolitik gelişmeler, dış politika, doğa olayları, sağlık gibi ekonomi dışı faktörlerden daha fazla etkilenir hale geldi. Bu da kamu ve özel sektör açısından öngörü yapmayı maalesef zorlaştırıyor. Koronavirüs salgınının ekonomik etkilerinin netleşmesi halinde, politika yapıcılar üzerinde önlem alma baskısı artabilir."

"Türkiye, koronavirüs riskini görmezden gelmemeli"

Dünyayı tehdit eden koronavirüsün "Türkiye’yi olumlu etkileyeceği" ifade edilse de risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, "Virüs nedeniyle tedarik zincirinde yaşanan aksaklıkların Çin’le sıkı bağları olan otomotiv, makine, kimya, plastik, demir-çelik, elektrik ve elektronik gibi sektörlerimizin ara malı ve yatırım malı ithalatında sıkıntılar yaratabileceği açık. Bütün bunların ötesinde pek çok insanın ölümüne sebep olan ve tüm dünyada önemli bir endişe havası yaratan bir salgını, kısa vadeli bir anlayışla avantaja çevirme yaklaşımını da doğru bulmuyoruz." şeklinde konuştu.

"Finansal istikrar 2020'de hepimiz için önemini koruyor"

Merkez Bankası verilerine göre bu yıl 168 milyar dolarlık kısa vadeli borcun çevrilmesi gerektiğini belirten Bahçıvan, "Bu rakama tahmini olarak 20 milyar dolarlık cari açığı eklediğimizde 188 milyar dolarlık bir finansman ihtiyacımız ortaya çıkıyor. Bu durum, küresel risk iştahındaki dalgalanmalara açık olmaya devam edeceğimiz anlamına geliyor. Finansal istikrar 2020 yılında da hepimiz için önemini koruyor. Pek çok defa ifade ettiğimiz gibi Türkiye’nin sürdürülebilir ve nitelikli büyümeye ihtiyacı var. Bu da yüksek katma değerli üretim yapısına geçişin yanı sıra yatırım ortamının iyileştirilmesinden geçiyor. Bugün bulunduğumuz noktada yatırımlar konusunda hafif bir kıpırdanma söz konusu. Ancak kalıcı bir canlanma için belirsizliklerin azaltılması, güven ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi ve yatırım ortamının hızla iyileştirilmesi hala önemini koruyor." diye konuştu.

Kapat