Advertisement

TAHSİN AKÇA

Ekim 2020 işsizlik verisi en son 17 Mart'a kadar uzatılan iş fesih yasağının gölgesinde bir önceki yıla göre yüzde 0,7 düşüşle yüzde 12,7 açıklanırken, aşılama süreciyle birlikte yılın en önemli gündemlerinden biri işsizlik olacak. İş fesih yasağının kalkmasıyla birlikte ciddi istihdam kaybı ve çok daha yüksek işsizlik rakamlarının ortaya çıkması bekleniyor.

Peki hizmet sektörü başta olmak üzere iş kaybının istihdama olumsuz yansımaları beklenirken, iş gücü maliyeti Türkiye açısından tabloyu daha da ağırlaştıracak mı?

Ocak ayından itibaren yüzde 21,5 artırılarak net 2 bin 825 TL'ye çıkarılan asgari ücrette işverene maliyet 4 bin 203 TL'ye yükselirken, asgari ücretin genel ücret seviyesine ne kadar yansıdığını gösteren ortanca ücrete oranında ise Türkiye, yüzde 75'lik oran ile OECD ülkeleri arasında ikinci sırada. 2019 sıralamasına göre ilk sırada ise yüzde 90'lık oranla Kolombiya var.

Türkiye'de asgari ücretin ortanca ücrete yakınlığı nedeniyle genel iş gücü maliyetine yansıma açısından daha büyük etki yaratıyor. Çünkü ortanca ücret, ülkedeki tüm ücretler düşükten yükseğe doğru sıralandığında tam ortada kalan ücret seviyesini gösteriyor. Yani Türkiye’de asgari ücret genel olarak diğer ücretlere çok yakın durumda bulunuyor.

Asgari ücretin ortanca ücrete oranı Slovenya'da yüzde 59, Polonya'da yüzde 52, Çekya'da yüzde 43, Macaristan'da yüzde 50, ABD'de ise yüzde 32 seviyesinde. Başka deyişle asgari ücretlilerin sayısının daha düşük olduğu bu ülkelerde asgari ücrette, genel ücret seviyesinden daha kopuk bir görüntü var.

Asgari ücretle çalışanların tüm özel sektör çalışanlarına oranının AB ülkelerinin aksine yaklaşık yüzde 50 ile çok yüksek oranda olması, asgari ücretteki artış, ücret skalasında yukarıdaki ücretlere de yansıması ile iş gücü maliyeti açısından daha fazla etki yaratıyor.

Saatlik iş gücü maliyet endeksi yükseliyor

En son açıklanan TÜİK verisine göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2020 yılı 3. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,0 arttı. Alt sektörlere bakıldığına ise endeks; sanayi sektöründe yüzde 8,5, inşaat sektöründe yüzde 5,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde ise yüzde 9,8 artmış durumda.

Maliyet endeksinin 4'üncü çeyrek ve asgari ücret artışının da devreye girmesiyle 2021'in ilk çeyreğiyle birlikte daha da artması beklenebilir.

Ayrıca yine aynı dönemde sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamı için brüt ücret-maaş endeksi, 2020 yılı 3. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,4 arttı. Alt sektörlerde ise endeks; sanayi sektöründe yüzde 11,5, inşaat sektöründe yüzde 12 ve ticaret-hizmet sektörlerinde ise yüzde 2,4 arttı.

Türkiye, saatlik maliyette AB ülkeleri arasında en sonlarda

Ancak artış eğilimine karşın, Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat’ın uzun vadeli verilerine bakıldığında Türkiye, saatlik iş gücü maliyeti açısından AB ülkeleri arasında en sonlarda yer alıyor. 2016 verilerine göre Türkiye’de bir saatlik iş gücü maliyeti 5,4 euro ile AB ülkelerine göre son sıralarda olmasına karşın Romanya (5,3 euro) ve Bulgaristan’dan (4,5 euro) gibi ülkelerin üzerinde yer alıyordu.

En yüksek iş gücü maliyetleri Danimarka, Lüksemburg ve Belçika’da, 40 Euro seviyesinde ölçülürken, 2019'a gelindiğinde ise yaklaşık 5,5 Euro'ya kadar düşen iş gücü maliyeti ile Türkiye, AB üyeleri arasında iş gücü maliyetinin en düşük olduğu ülke durumunda.

51,2 euro ile Norveç'in ilk sırada yer aldığı Eurostat sıralamasında, Türkiye'ye en yakın ülkeler aynı zamanda yatırım çekme konusunda rakip olarak gördüğümüz ülkeler olan, 10,7 euro ile Polonya, 9,9 Euro ile Macaristan, 7,7 Euro ile Romanya ve 6 Euro ile de Bulgaristan.

2019'da Euro Bölgesi genelinde saatlik iş gücü ortalaması ise 31.4 Euro. 2020'deki kur artışı ise Euro bazında Türkiye'yi daha da geriye itmiş olabilir.

Ücret/verimlilik karşılaştırmasında Türkiye nerede?

İş dünyasının özellikle üzerinde durduğu verilerden olan ücret/verimlilik dengesi açısından bakıldığında da Türkiye, 2010-2019 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,5 reel asgari ücret artışına karşın 4,1'lik yıllıklandırılmış verimlilik artışı verisine sahip. Başka deyişle Türkiye'de verimlilik artış hızı, ücret artışının önünde gidiyor.

ILO'nun 42 Avrupa ve Orta Asya ülkesini sıraladığı rapora göre Özbekistan, ücret artışına oranla verimlilik en az yükseldiği ülke görünümünde. Özbekistan'da yıllık reel asgari ücret artışı aynı dönemde yüzde 18,1 gerçekleşirken, verimlilik artışı 4,8'de kaldı. Romanya, Bulgaristan, Makedonya, Polonya, Macaristan, Estonya, Ruya gibi ülkeler de verimlilik artışının ücret artışının oldukça gerisinde kaldığı ülkeler arasında yer alıyor.

"İstihdam teşvikleri ancak koşullar uygunsa istihdamı artırabilir"

Sosyal güvenlik ve teşvikler konusunda danışmanlık veren Artı365 Danışmanlık Başkanı Berat Süphandağ, sadece asgari ücretle çalışanların değil maaşı asgari ücrete çok yakın olan büyük bir kesimin de maaşının asgari ücrete göre belirlendiğine dikkat çekti. Süphandağ, yeni belirlenen asgari ücretin maliyetinin fazla olduğunu düşünen işverenin sigortasız çalıştırma ya da iş fesih yoluna başvurma ihtimalinin arttığına dikkat çekti.

Tam da bu noktada, işsizliğin ve sigortasız personel sayısının artmasının önüne geçmek için yürürlükte olan istihdam teşviklerinin devreye girdiğini kaydeden Süphandağ, "Örneğin yeni asgari ücret tutarına göre ücret alan bir personel için teşvikten faydalanması halinde 733 TL’den 1.341 TL ye kadar teşvik alınabiliyor. Ancak teşviklere amacının ötesinde bir görev yükleyerek işlevinin yeterli olup olmadığını değerlendirmek vahim bir hatadır. Adı üstünde “teşvik”, ana ekonomik ve sosyal koşulların uygun olması durumunda ilave istihdamı hızlandırmalı, başka bir deyişle işsizliğin azaltılmasını ivmelendirmeli. Bu sebeple ne kadar başarılı olduğu da buna göre değerlendirilmeli" dedi.