Advertisement

Carlos Ghosn bir yıldan uzun süredir Japonya’da, otomotiv dünyasını  sarsan ve yaşamını kaosa sürükleyen bir hukuki süreçle boğuşuyordu.  Şimdiyse Japonya’dan Lübnan’a cüretkar bir şekilde kaçmayı başarmış uluslararası bir kaçak konumunda.

Buna rağmen, eski yönetici Kasım 2018’de Haneda havalimanı yolunda tutuklandığından beri ilk defa düşündüklerini hiçbir yasal filtrelemeye tabi tutmadan söylemekte özgür.

Nissan Motor Co. ve Renault SA’nın başında olan Ghosn’un yaşananların öcünü almak için anlatacak çok hikayesi olduğu tahmin ediliyor. Bütün itibarı ve mirası tehlikede olan Ghosn, Nissan’ın maliyetleri düşüren ve en güçlü otomobil işbirliklerinden biri haline gelmesini sağlayan yöneticisi olarak mı hatırlanacak? Yoksa ismi utanç duvarında diğer beyaz yakalı kaçakların yanında mı yer alacak?

Salı günü Lübnan'da verdiği demeçte ise Ghosn “Sonunda medya ile özgürce iletişim halinde olabileceğini ve gelecek haftayı başlamak için iple çektiğini” söyledi.

Her şekilde Ghosn’un açıklamalarının, Fransa ve Japonya’yı rahatsız edecek bir halkla ilişkiler saldırısı olması bekleniyor. Yomiuri gazetesinin haberine göre, Ghosn 8 Ocak’ta Beyrut’ta bir basın toplantısı yapmayı planlıyor. Ghosn ve eşi Carole’ün daha önceki açıklamaları düşünüldüğündeyse konuşulabilecekler şöyle tahmin ediliyor;

Japonya Adalet Sistemi

Japonya’dan olağanüstü kaçışının ardından e-mail ile verdiği ilk ifadede “ Ben adaletten kaçmadım” diyen Ghosn, devamındaysa “Haksızlık ve siyasi zulümden kaçtım” diye ekledi.

Ghosn’un tutuklanması, savcıların şüphelileri  avukatları olmadan defalarca sorgulayabildiği ve %100’e yakın mahkumiyet oranlarına ulaşan Japon yargı sisteminin adilliği konusunda uzun süredir devam eden endişeleri  de yeniden gündeme getirdi.

Kefalet ile serbest bırakılışını öngören anlaşmanın şartlarına göre mahkeme tarafından ailesiyle iletişim kurmasına kısıtlama getirilen Ghosn, 31 Aralık’ta verdiği bir demeçte ise Japon adalet sistemini düzmece kararlar vermek ile suçladı ve kendisinin  “masumiyet karinesi” de dahil “temel insan hakları” taleplerinin reddedildiğini söyledi.

Fransız Müesses Nizamı

Ghosn’un eşi Carole, daha önce bir çok röportajda Fransız bürokratlarına Renault’un eski  yöneticisi ve aynı zamanda Fransız vatandaşı olan Ghosn’a  yardım etmek için daha fazla çaba sarfetmediklerinden dolayı ateş püskürmüştü.

Journal du Dimanche ile gerçekleştirdiği bir röportajdaysa Başkan Emmanuel Macron’un yardım çağrılarına cevapsız kaldığını söyleyen Carole “Devletin sessizliğinin” sağır edici olduğunu söyledi. Buna ek olarak “Fransanın masumiyet karinesini savunan bir ülke olduğunu düşünüyordum” diyen Carole “Herkesin Carlos’un Fransız ekonomisi ve Renault için yaptıklarını unuttuğunu” söyledi.

Ghosn’un hangi konular hakkında konuşacağı hala gizemini koruyor. Fakat Ghosn’un mücadeleci kişiliği ve halkla ilişkiler savaşını kaybetmesi durumunda her şeyini kaybedeceği gerçeği düşünüldüğünde, tutumunun kibarlık ve incelikten uzak olacağı tahmin ediliyor.