Advertisement

BIST Banka Endeksi, JPMorgan’ın Türk bankaları için 12 aylık fiyat hedeflerini yükseltmesinin ardından bir ara yüzde 4,9’a varan bir yükseliş kaydetti.

Bankanın, aralarında Samuel Goodacre’ın da yer aldığı stratejistlerine göre Türk bankalarının düşük değerlemeleri, CEEMEA bölgesi adil değerine doğru kayda değer yükseliş potansiyeline işaret ediyor. Raporda “2022’de değerlemelerin muhtemelen değişken olmaya devam edeceği ve özsermaye maliyetine bağlı kalacağı görülüyor” dendi.

Rapora göre Türk bankaları için verilen tavsiyeler ise şu şekilde:

  • Garanti tavsiyesi “piyasa üzeri getiri”; hedef fiyat: 18,50 liradan 21,50 liraya yükseltildi.
  • İş Bankası, tavsiyesi “piyasa üzeri getiri”; hedef fiyat 12,70 liradan 13,60 liraya yükseltildi.
  • Akbank tavsiyesi “piyasa üzeri getiri”; hedef fiyat 11,50 liradan 12,70 liraya yükseltildi.
  • Yapı Kredi tavsiyesi “piyasa üzeri getiri”; hedef fiyat 6,10 liradan 6,70 liraya yükseltildi.
  • Vakıfbank, tavsiyesi “nötr”; hedef fiyat 5,60 liradan 6 liraya yükseltildi.
  • Halkbank, tavsiyesi “nötr”; hedef fiyat 5 liradan 6 liraya yükseltildi.

Societe Generale, yayımladığı bir araştırma raporunda, şu anki reel politika faizi düşünüldüğünde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın belirli olmayan bir kur seviyesini korumak için değerli döviz rezervlerini harcadığını belirtti.

Döviz piyasasına müdahalelerin halihazırda istikrarsız olan durumu daha da kötüleştirerek kura olan güvenin azalmasına neden olabileceğini belirten Societe Generale, Türkiye İstatistik Kurumu’nun enflasyon verileriyle ilgili de soru işaretleri olduğunu ifade etti.

TCMB’nin 16 Aralık’ta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısından 100 baz puanlık bir faiz indirimi bekleyen banka, dolar kurunun 2022’nin ilk çeyreğinde 15 seviyesinde olmasını ve faizlerin ise zorunlu olarak artırılarak yüzde 20’ye çıkarılmasını bekliyor.

SocGen: Türkiye'de hiperenflasyon dönemi başlayabilir

Societe Generale stratejistleri, daha önce yayımladıkları bir raporda Türk lirasına olan güvenin azalmasıyla insanların bankalardan varlıklarını çekebileceğini, finansal piyasalardaki istikrarın bozulabileceğini ve Türk lirasındaki değer kaybının bir hiperenflasyon dönemine yol açabileceğini belirtmişti.

Kurdaki değer kaybını durdurmak için seçeneklerin kısıtlı olduğunu belirten stratejistler, düşük döviz rezervleri düşünüldüğünde sermaye kontrolünün ya da acil bir faiz artırımının seçenekler arasında bulunabileceğini ifade etmişti.

Stratejistler, acil bir faiz artırımının daha olası bir senaryo olduğunu fakat mevduat çekme limiti gibi bazı sermaye kontrolü araçlarının kullanılmasının da mümkün olduğunu dile getirmişlerdi.

EROL OYTUN ERCAN

Ekonomide son dönemde yaşanan gelişmeler başta kamu bankaları olmak üzere kamu şirketleri için sermaye desteği konusunu gündeme getirirken, bu yönde bir gelişme de Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) cephesinde yaşandı.

Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan karara göre BOTAŞ ile Türkiye Petrol Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) ortak iştiraki Turkish Petroleum International şirketinin sermayesi 1,9 milyar TL civarında artırıldıktan sonra şirket sermayesinden 8,7 milyar TL BOTAŞ'a transfer edildi.

Daha önce BOTAŞ’ta çalışmış uzmanlar bu transferin BOTAŞ’a aktarılmasının sübvansiyon için olabileceğini fakat aktarılan miktarın çok küçük olduğunu vurgularken 2020 yılında yapılan diğer sermaye artırımlarına da dikkat çekti.

Eski BOTAŞ Daire Başkanı ve Enerji Uzmanı Ali Arif Aktürk, bu sermaye aktarımı sonucu yaratılan kaynağın sübvansiyona etkisinin çok fazla olmayacağını belirterek “Bu aktarılan miktar yapılan sübvansiyon için çok küçük bir rakam. Burada tartışılması gereken husus tüm hanehalkı yerine doğru tüketiciye doğru sübvansiyonun yapılmasıdır. Şu anki yapılan sübvansiyon maalesef ülkenin birikmiş sermayesini ve kaynağını da erittiği gibi, üst gelir grubuna da aynı oranda sübvansiyon anlamına geliyor” dedi.

Sübvansiyon sağlamanın doğru yolunun genel bütçeden vergi enstrümanları ya da Aile Hizmetler Bakanlığı tarafından ihtiyaç sahiplerine ulaşılarak olacağını belirten Aktürk, bunların da kaynağının her zaman merkezi yönetim bütçesi olması gerektiğini vurguladı.

"BOTAŞ’ın bu seneki zararının 4 ila 6 milyar dolar arasında olacağını düşünüyoruz"

Eski BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım ise BOTAŞ’ın 2020 Aralık ayından itibaren sermaye artışları yaptığını ve bunların sübvansiyon amacıyla yapıldığının bilindiğini söyledi.

Yardım, “BOTAŞ’ın Aralık ayında 14,4 milyar TL olan sermayesi Haziran’da 18,6 milyar TL’ye yükseltildi, 25 Ekim’de ise 35,3 Milyar TL’ye yükseltildi. Bu sermaye yeterli olacak mı olmayacak mı bilmiyoruz ama BOTAŞ’ın bu seneki zararının 4 ila 6 milyar dolar arasında olacağını düşünüyoruz. Bu kadar geniş bir aralıkta tahmin yapmamızın nedeni BOTAŞ’ın alım fiyatlarını bilmememiz” diye konuştu.

BOTAŞ’ın uzun dönemli anlaşmalarının bu sene içerisinde biteceğini ama kış aylarında artan doğalgaz kullanımını karşılamak için alım yapması gerektiğini belirten Yardım, “BOTAŞ hem biten kontratlarını karşılamak hem de kış aylarında artan doğalgaz tüketimini karşılamak için piyasadan spot alım yapıyor. Uzun dönemli alım anlaşmalarının fiyatları spot fiyatların dörrte biri civarındaydı” diye devam etti.

"1 Ocak'ta konutlara yüzde 10, sanayiye yüzde 30 zam bekliyorum"

Yardım, 1 Ocak’ta konutlardaki doğalgaz kullanımına yüzde 10’luk bir zam geleceğini tahmin ettiğini söylerken sanayi için bu tarifede minimum yüzde 30 artış olması beklediğini belirtti.

1 Ocak’ta uzun dönemli alım anlaşmalarının sona ermesinden dolayı 25-30 dolarlık bir fiyat artışı olacağını dile getiren Yardım, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez geçtiğimiz günlerde bu kontratların uzatılması için Ruslarla prensipte anlaşıldığını söyledi ama Ruslar Avrupa’da biten kontratlara şu anki yüksek spot doğalgaz fiyatlarını da dahil etmek istiyor. Biz dahil edecek miyiz etmeyecek miyiz? Dahil edeceksek ne kadar olacak? Bunları bilmiyoruz” dedi.

Ruslar Avrupa’da biten kontratlara şu anki yüksek spot doğalgaz fiyatlarını da dahil etmek istiyor. Biz dahil edecek miyiz etmeyecek miyiz? Dahil edeceksek ne kadar olacak? Bunları bilmiyoruz Eski BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım

"TCMB'nin BOTAŞ'a döviz satışı dolaylı sübvanse sayılabilir"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Kasım ayında BOTAŞ’a rekor seviyede 2,2 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirmişti.

TCMB 2021 yılında BOTAŞ’a sadece Haziran’da 269 milyon dolarlık ve Ekim’de 258 milyon dolarlık döviz satışı gerçekleştirirken TCMB'nin aylık döviz alım-satım tutarları verisine göre, 2021’in Ocak ayında 6 yılın ardından ilk kez BOTAŞ'a döviz satışı gerçekleşmemişti.

Uzmanlar TCMB’nin BOTAŞ’a döviz satışı gerçekleştirmesinin koşullara bağlı olarak dolaylı bir sübvansiyon sayılabileceğinin altını çizerken Merkez Bankası’nın asıl amacının BOTAŞ’ın döviz piyasalarında oynaklık yaratmasını engellemek olduğunu ifade ediyor.

"Farklı bir kurdan döviz satışı BOTAŞ'ın kur zararını azaltır"

BOTAŞ’ın doğalgaz ödeme döneminde piyasaya girip döviz temin etmesinin sığ olan piyasalarda döviz fiyatlarını hareketlendirdiğini belirten Aktürk, bundan dolayı TCMB’nin BOTAŞ’a doğrudan döviz sattığını ve şirketin alımlarının döviz piyasasına olan etkisini minimize etmeye çalıştığını vurguladı.

Aktürk TCMB’nin BOTAŞ’a nasıl sübvansiyon sağlayabileceğiyle ilgili “Merkez Bankası’nın BOTAŞ’a verdiği dövizin fiyatı da BOTAŞ’ın bilançosundaki kur zararını etkilemektedir. Eğer piyasanın döviz fiyatlarının dışında farklı bir kurdan döviz satışı yapılıyorsa, bu BOTAŞ’ın kur zararını azaltıcı bir etki yaratacaktır” dedi.

Tabii TCMB’nin döviz satışına dolaylı bir sübvansiyon da diyebiliriz. Örneğin BOTAŞ piyasaya girse dolar belki 14,25’ten 14,35’e çıkacak ama Merkez Bankası’ndan 14,25’ten alacak. Eski BOTAŞ Genel Müdürü Gökhan Yardım

"BOTAŞ’ın piyasadan dolar alması ilave bir oynaklık yaratıyor"

Yardım da piyasalardaki oynaklıktan dolayı TCMB’nin BOTAŞ’a doğrudan döviz satışı gerçekleştirdiğini belirtirken BOTAŞ’ın döviz piyasasına girerek dolar almasının piyasada ilave bir oynaklığa sebebiyet verdiğine değindi.

BOTAŞ’ın kendisinin piyasaya girip dolar alabileceğini ama bunun doların fazladan yükselmesine neden olabileceğini dile getiren Yardım, “Tabii TCMB’nin döviz satışına dolaylı bir sübvansiyon da diyebiliriz. Örneğin BOTAŞ piyasaya girse dolar belki 14,25’ten 14,35’e çıkacak ama Merkez Bankası’ndan 14,25’ten alacak. Böylelikle piyasadan daha az etkileniyor ve bu da dolaylı bir sübvansiyon olarak düşünülebilir” diye ekledi.

Avrupa’da doğalgaz fiyatları, Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginliğin tırmanmasıyla yaşanan enerji krizinin gelecek kış aylarında da devam edebileceğine dair endişelerle rekor kırdıktan sonra yükselişini sürdürdü.

Hollanda’da vadeli doğalgaz kontratları pazartesi günü yüzde 5,9 yükselerek megavatsaat başına 116,08 euro ile rekor tazeledikten sonra salı günü 119,51 euro seviyesinde bulunuyor.

Yatırımcılar Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri varlığını artırmasına odaklanırken, olası bir yaptırımla beraber Kuzey Akım 2’den gelecek doğalgaz aktarımının gecikebileceğine yönelik endişeler doğalgaz fiyatlarını yükseltti.

Avrupa’da ekonomilerin yeniden açılmasıyla doğalgaza olan talep fiyatları halihazırda yükseltirken üzerine jeopolitik risklerin eklenmesi de doğalgaz fiyatlarında yeniden rekor kırılmasında etkili oldu.

Doğalgaz fiyatları en son Ekim ayı başında bu seviyelere kadar tırmanmış sonrasında Kasım başında 64 euroya kadar gerilemişti.