Advertisement

Tüm dünyayı etkisi altına alan bir pandemi süreci yaşıyoruz. İnşallah en kısa sürede tüm ülkelerin bu sorunu çözmesi ile eski günlerimize bir an önce dönmeyi umuyoruz.

Öncelikle sağlık çalışanlarımız ve güvenlik güçlerimize fedakârca çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Salgında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum.

Ülkemiz sağlık alanında Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde, Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın yönetiminde başarılı bir süreç yürütüyor.

Gerek cesur sağlık ordumuz, gerekse güçlü sağlık altyapımız ile virüsün yayılımının engellenmesi ve vakaların kontrolü ile tedavisinde çok iyi gidiyoruz. Dünyada ölüm oranları en düşük ülkelerden bir tanesiyiz.

Tabii salgının bir de ekonomik boyutu var. Türk ekonomisi 2019’un sonunda beklentilerinde üzerinde büyüme sergileyerek toparlanma sürecine girmişti. 2020 içinde beklentilerimiz olumlu yöndeydi ancak içinde bulunduğumuz durum buna çok elverişli değil.

Koronavirüs salgını dünya ekonomilerinde ciddi bir kriz yaşanmasına sebep oldu. Eşi benzeri görülmemiş bir duruma şahitlik ediyoruz. Öyle ki bu küresel kriz önceki tüm krizlerden çok farklı. Daha öncekiler finansal kriz idi ve dolayısıyla alınan tedbirler de finansal alanda idi. Şimdi ise durum farklı. Ülkeler içe kapandı, ticaret imkânsız hale geldi. Üretim yavaşladı, talep daraldı ve adeta bitti. Şu anda insan yaşamını korumak ve gündelik hayatı sürdürülebilir kılmak öncelikli hedef haline geldi.

Birçok küçük işletmemiz haftalardır kapalı durumda. İhracatta, üretimde, hizmetlerde ciddi sorunlar yaşıyoruz. Üretim yapan işletmelerimizin büyük bölümü ya yarı zamanlı çalışıyor, ne yazık ki bir bölümü ise üretimini durdurmak zorunda kaldı. Sadece gıda, hijyen sektörüne üretim yapan, kargo ve e-ticaret sektöründeki firmalar tam kapasite ile çalışıyor. Diğer sektörlerde ise iş hacminin yüzde 50 oranında düştüğünü tahmin ediyoruz.

Umut edici gelişme ise bugün Türkiye ekonomiyi nasıl tekrardan normale döndürürüz diye tartışmaya başlayan ülkelerden biri oldu. 2020 yılı belki de tarihimizin en kötü birkaç döneminden biri olacak ama önümüzdeki yıllarda inançla azimle bu zorlu süreçteki kayıplarımızı telafi etmeye çalışacağız.

Bu salgından sonra tüm dünya ile birlikte bizde büyük bir değişimle karşı karşıya kalacağız. Sosyal hayattan eğitime, üretimden lojistiğe kadar bundan sonrası herkes için çok farklı olacak. Dolayısı ile koronavirüs salgını sonrası döneme hazırlık yapmamız gerekiyor.

Daha öncede bahsettiğimiz gibi, verimlilik konusu üzerinde daha çok durmalıyız, öncelikle teknolojinin bizlere sunduğu imkânlardan yararlanarak fabrikalarımız ve üretim hatlarımızdaki koşulları geliştirmeliyiz. Pazar çeşitliliği ve ürün çeşitliliği konusuna daha da ağırlık vermeliyiz. Dijital değişim ve dönüşüme uyum sağlayıp yeni nesil sanayi ile buluşmalıyız. Şirketlerimizin finansal yönetim ve özellikle nakit akışını daha iyi ele almalıyız.

Oda olarak da bu süreçte çalışmalarımızı hızlandırdık. Meclis ve Meslek Komitelerinden gelen görüş ve sorunları üst kuruluşumuz olan TOBB’a günlük olarak aktarıyoruz. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu aktarmış olduğumuz görüş ve sorunları başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Bakanlarımız ile istişare ederek çözüm üretmek için olağanüstü çaba gösteriyor. Bu vesile ile sahadan bildirdiğimiz konulara 23 Mart’ta açıklanan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” paketi ve daha sonrasında yapılan yeni düzenlemelerle cevap veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm Bakanlarımıza ve Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na iş dünyamız adına şükranlarımızı sunuyorum.

Konya Ticaret Odası olarak, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da tüm üyelerimizin dertleri ile hemhâl olmaya, her bir üyemizin sorununu çözmek için çaba sarf etmeye, başta şehrimizin sonra da ülkemizin büyümesi ve gelişmesi için koşturmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek isteriz.

Selçuk ÖZTÜRK

KTO Başkanı