Advertisement

Hükümetlerin borçlanma hızının merkez bankalarının rekor teşviklerini gölgede bırakmasıyla birlikte para politikası göründüğünden daha sıkı olabilir.

Goldman Sachs Group Inc.'in hesaplamalarına göre Fed'in yüklü varlık alım programı henüz ABD Hazine tahvili ihraçlarındaki artışı karşılayamadı. Diğer ülkelerde de durum pek farklı değil. Sadece Yeni Zelanda dolaşımdaki tahviller net düşüşe hazırlanıyor.

Bunun anlamı hazine tahvili faizlerinin -oldukça düşük olmalarına karşın- merkez bankalarının daha fazla alım yapması durumunda olacağından daha yüksek olmaları. Bu durumun sürdürülmesi halinde, hükümetler borcunu ihraç ettikçe, hazine tahvillerinin giderek artan bir kısmı merkez bankaları ya da yabancı resmi kurumlar yerine özel kesimde olacak.

Goldman analisti Avisha Thakkar, Perşembe günkü bir notunda "Merkez bankası alımları yeni ihraçların önemli bir kısmını karşılamalı ancak biz yine de çoğu tahvil piyasasındaki 'serbest dolaşımın' artmasını bekliyoruz. Bu orta vadede daha yüksek faiz ve daha dik getiri eğrileri ihtimalini destekliyor." dedi.

Yeni oluşan bu durum, finans krizi dönemindeki parasal genişlemeye zıt. O dönemde, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) alımları hükümet borçlanmasının çok üzerindeydi. Fed'in alımlarının ABD Hazinesi'nin borçlanmasını aşmamasına karşın, özellikle Avrupalı yatırımcıların kendi ülkelerinde imkan bulamayıp ABD'ye yönelmesiyle ABD tahvil piyasası diğerlerinin büyüklüğünden fayda sağlamıştı.