Advertisement

KPMG Türkiye, geçen yıl 25 trilyon dolar büyüklüğe ulaşan küresel perakende sektörünün gelecek üç yıl içinde 30 trilyon doları aşacağını öngördü.

KPMG Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, şirket, perakende sektöründe 2019'un değerlendirildiği, 2020'ye ilişkin beklentilerin sıralandığı ve trendlerle ilgili ipuçları veren "Sektörel Bakış 2020-Perakende Raporu"nu yayımladı.

Rapora göre, 2019'da 25 trilyon dolar büyüklüğe ulaşan küresel perakende sektörü, önümüzdeki üç yıl içinde 30 trilyon doları aşacak. 2009 krizi sonrası 10 yılda dünya ekonomisindeki ortalamanın gerisinde büyüyen perakende sektörü, 2019'da yüzde 5'lik büyüme gerçekleştirdi. Türkiye'de ise sektör büyüklüğünün 2019 yılında 1,1 milyar TL'yi aştığı tahmin ediliyor.

Ekonomide daha iyi bir 2020 vaat eden öncü rakamlar, sektör hacminin yükseleceğine işaret ediyor. Teknolojik devrim bu yıl da sektörün gündeminde ilk sırada yer alıyor.

"Eylül 2019'daki artış 15 ay sonraki toparlanma sinyali oldu"

Perakende sektörü 2018'in ilk yedi ayında yüzde 7 büyürken, son beş ayda ortalama yüzde 8 küçülmüştü. Geçen yıla bu tablo ile başlayan sektör, birinci çeyrekte ortalama yüzde 5,3, ikinci çeyrekte ortalama yüzde 3,9 ve son çeyrekte ortalama yüzde 1 küçüldü. Eylül 2019'daki yüzde 5,1'lik artış, 15 ay sonra görülen toparlanma sinyali olarak dikkati çekti.

Sektör oyuncularının nakit kredilerindeki yıllık büyüme hızı negatife döndü. Bu durum nakit akışını sarsan talep daralması ile birleşince, takipteki kredi oranı gözle görülür biçimde yükseldi. Sektörün takipteki alacakları ise 2019 Ekim itibarıyla 24,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Tarihi zirve niteliği taşıyan bu rakam, 2018 sonunda 17,5 milyar TL, 2017 sonunda 13 milyar TL idi.


Perakende sektörünün yaşadığı zorlu makro ekonomik koşullara rağmen yabancı yatırımcıların sektöre ilgisi görece devam etti. 2018'de 1,1 milyar doların üzerinde doğrudan yabancı yatırım çeken sektör, 2019 yılının ilk 10 ayında makro ekonomik kırılganlıklara ve rağmen 837 milyon dolar seviyesinde doğrudan yabancı yatırım çekmeyi başardı.

AVM sayısı ilk kez yatay seyretti

Normal şartlar altında hızlı büyüyen AVM mecrası, 2018-2019 döneminin zorlukları sebebiyle tarihte ilk kez yatay seyretti. 2018 sonunda 453 olan AVM sayısıyla geçen yılın eylül ayında da değişmedi. Geçen yıl sadece beş yeni AVM açılırken, 2020'de ise dokuz yeni AVM'nin açılması bekleniyor. Sektör 2023'ten itibaren yeni AVM açılmayacağını düşünüyor.

Öte yandan, Türkiye'de elektronik ticaret, hızla büyümekle birlikte, penetrasyon olarak gelişmiş ekonomilerin oldukça gerisinde kalıyor. Potansiyelin çok önemli bir göstergesi olan evden internet erişimine sahiplik oranı 2018 yılında yüzde 83,8 iken 2019 yılında müthiş bir sıçrama yaparak yüzde 88,3'e ulaştı.


Bununla birlikte, 2019 itibarıyla internet üzerinden alışveriş yapanların oranı bir önceki yıla göre yüzde 29,2'den ilk kez yüzde 30 sınırını aşarak yüzde 34'e yükseldi. 2019 itibarıyla kadınlarda internet üzerinden alışveriş yapma oranı yüzde 29,9 olurken, erkeklerde bu oran yüzde 38,3'e ulaştı.

 

2020 beklentileri


Teknolojik devrimin, perakende sektörü oyuncularının gündeminde bir numaralı madde olmaya devam edeceği öngörülürken, ellerindeki canlı verilerle 'akıllı tüketiciler'e dönüşen müşteriler ise bu süreçte avantajlı konumlarını sürdürecek.

Yerel pazarda, hemen her sektörde olduğu gibi perakendede de ana çerçeveyi makro ekonomik çerçeve çizecek. Hem içsel (maliyetler) hem de dışsal (satın alma gücü) faktörlerden hızlıca etkilenen sektör için 2020'nin, hem 2018 hem de 2019'dan daha iyi geçeceği tahmin ediliyor.

Neredeyse her alt mal grubunda yaşanacak talep artışı, sektörün satış hacmini yukarıya taşıyacak ve 2018-2019 döneminde açılan yaraların hızla iyileşmesi sürecini tetikleyecek.

Teknolojiyle dönüşen kazanacak

Bu süreçte maliyet avantajı yaratabilen, operasyonel süreçleri ile müşterilerini daha fazla memnun edebilen, hayatlarını kolaylaştıran, zamandan tasarruf etmelerini sağlayan, yönlendiren ve yaşattıkları deneyimle akılda kalabilen oyuncular geleneksel firmaların önüne geçecek.

Ayrıca, yapay zeka kişiselleştirme imkanı getirecek. Deneyime dayalı alışveriş, kişiye özel indirim gibi hizmet anlayışları öne çıkarken, yapay zeka uygulamaları ile müşterinin gelişim periyodu izlenebilecek.

Perakende oyuncularının gündeminde Türkiye'deki büyümeden çok yurt dışı yer alacak. 2020'de perakende oyuncuları yurt dışında bine yakın yeni şube açacak.

"2020'nin 'gastronomi yılı' ilan edilmesi turizm hareketini artıracak"

Bazı AVM'lerde yabancı tüketicinin toplam içindeki payı yüzde 30'lara kadar ulaşıyor. BKM verilerine göre ocak-eylül döneminde yabancıların kartla harcamaları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 76 artışla 58,2 milyar TL'ye ulaştı.

Veriler, aynı dönemde Türkiye'de toplam kartlı harcamaların yüzde 7,7'sini yabancıların yaptığını gösteriyor. 2020 için hedeflenen 51 milyon ziyaretçi ve 40 milyar dolarlık turizm geliri perakendeyi de etkileyecek. 2020'nin 'gastronomi yılı' ilan edilmesi turizm hareketini artıracak.

"Perakende sektörü tüketici eğilimlerinin en çok hissedildiği alan"


Açıklamada görüşlerine yer verilen KPMG Türkiye Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Emrah Akın, trendlerin test edildiği perakende sektörünün tüketici eğilimlerinin doğrudan ve en çok hissedildiği alan olduğuna işaret etti.

Göstergelerin ekonomik canlanma işaretleri verdiği Türkiye'de perakende sektörünün geçmiş iki yıldan daha iyi performans göstermesinin beklendiğini vurgulayan Akın, "2018'deki çalkantı ve 2019'un üçüncü çeyreğine kadar süren dönemde bozulan Tüketici Güveni, perakende sektöründeki büyümeyi sınırladı. Hızlanan toparlanma süreci, sektörde iyileşme öngörüyor ama belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmaması ve yurt içi hane halkının yakın geçmiş tecrübeleri davranış modelini etkiliyor." ifadelerini kullandı.

Akın, Türkiye'nin eşsiz sayılabilecek demografik avantajı ile perakendeciler için büyük potansiyel taşıdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Dünyada 2020'de ilk kez 30 yaşın üzerindeki insanların sayısı, 30 yaşın altındakilerden büyük olacak. 'Yaşlı' olarak görülen 65 yaş üstü nüfus da dünyadaki beş yaş ve altındaki çocuk sayısını belirgin biçimde geçecek. 2020'ye ilişkin olumlu işaretlere ve beklentilere rağmen, uzmanlara göre dünya ekonomisini önümüzdeki yıllarda daha yavaş bir dönem bekliyor. Türkiye'de ise durum farklı. Genç nüfusu ve devam eden göçün yanı sıra hala iyi seviyede olan doğurganlık oranları, potansiyelin devam ettiğini söylüyor. Hane halkı sayısındaki düzenli artış, sadece perakende değil, konut, enerji, otomotiv gibi pek çok sektörü besliyor."