Advertisement

Meksika Merkez Bankası, beklentilerin aksine, faiz artırımlarını hızlandırdı. Bankanın bu şahin adımı hızlı bir şekilde bozulan enflasyon beklentilerini kontrol altına alabilmek için attığı kaydediliyor.
Görevi yakında bırakacak Alejandro Diaz de Leonraised başkanlığındaki banka, Perşembe günkü toplantıda gösterge faizi yarım puan artırarak yüzde 5,5’e çıkardı. Bu bankanın Şubat 2017’den bu yana en agresif faiz artırımını işaret ediyor.

Bu karar, Bloomberg'in anketine katılan 25 ekonomistin 8’i hariç tümünü şaşırttı. 17 katılımcı bankanın üst üste sekizinci kez çeyrek puanlık faiz artırımına gitmesini bekliyordu.

Bankanın beş kurul üyesinin dördünün desteğini alan bu kararı, Meksika pesosunun yüzde 1,2 kadar yükselerek 2 Aralık’tan bu yana en güçlü rallisini gerçekleştirmesine neden oldu.

Politika yapıcılar, karar sonrası yapılan açıklamada, bu adımlarının, enflasyon şoklarının “boyutu ve çeşitliliği” yanında, fiyat formasyonunun yayılma riski ve parasal ve finansal koşulların küresel bazda sıkılaştırılmasından kaynaklanan zorluklardan dolayı atıldığını kaydettiler.

Meksika'da enflasyon bu yıl, ekonomiye desteği sürdürmek için hazırlanan parasal koşulların temkinli bir şekilde sıkılaştırıldığı bir ortamda, istikrarlı bir şekilde hız kazandı ve hedef seviyenin üzerinde kaldı. Ancak politika yapıcılar, genişlemeci para politikalarının sınırları olduğu ve devam eden fiyat baskıları ya da enflasyon beklentilerinde kötüleşme durumunda kararlı bir tepki verileceği konusunda açıklar.

EROL OYTUN ERCAN

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini beklentiler doğrultusunda 100 baz puan indirdi. Karar metninde arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki arızi faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin ima ettiği alanın kullanımının tamamlanmasına karar verildiği belirtildi.

Yabancı kurumlardan analistler ve ekonomistler ise TCMB faizleri sabit tutsa bile piyasa güveninin yakın zamanda onarılamayacağını belirtiyor.

Faiz indirim döngüsünün sonlandığına şüpheyle yaklaşan analistler, enflasyonun hızlanmasını ve Türk lirasındaki değer kaybının büyük oranda devam etmesini bekliyor.

“Erdoğan’ın hala tersine bir mesaj vermediği düşünüldüğünde bu faizlerin indirilmesini istediği anlamına geliyor”

Credit Agricole Gelişen Piyasalar Araştırma Müdürü Sebastien Barbe, faizlerin sabit bırakılmasının kur üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletebileceğini fakat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hala faizlerin düşürülmesini istediğini belirtti. Barbe, “Erdoğan’ın hala tersine bir mesaj vermediği düşünüldüğünde bu hala faizlerin indirilmesini istediği anlamına geliyor” diye ekledi.

“Enflasyonun gelecek aylarda hızlanmasını bekliyoruz. Ama asıl soru hanehalkının Türk lirasına olan güveninin ne zaman kaybolacağı” diyen Barbe, Türk lirası mevduatların azalmasının Türk lirasındaki değer kaybını artıracağını söyledi.

"TCMB mesaj vermemeli, faizleri artırmalı"

ITC Markets Stratejisti Piotr Matys de Merkez Bankası’nın piyasaları faiz indirim döngüsünün durduğuna ikna edecek kredibilitesinin olmadığını ifade etti. Matys, “TCMB faizlerin sabit kalacağına dair mesaj vermemeli. Bunun yerine Türk lirası bir daha rekor düşük seviyeye gerilediğinde faizleri artırmalı” diye belirtti.

“Eğer Merkez Bankası faiz indirimlerini durdurarak dolar kurunu istikrara kavuşturabileceğini düşünüyorsa piyasalar bunun tersini kanıtlayacaktır” diyen Matys, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları düşünüldüğünde TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun yılın ilk yarısında faizleri sabit tutup tutamayacağının yakından takip edileceğini dile getirdi.

"Politika yapıcılar arasında TL'nin değerini korumaya çalışan kimse yok"

Medley Advisor Gelişen Piyasalar Direktörü Nick Stadtmiller ise TCMB’nin 2022’nin ilk yarısında faizleri sabit tutmasını beklediğini ve yakında herhangi bir faiz artırımı da yapmacaklarını düşündüğünü söyledi.

“Para politikası belirlenirken enflasyon tamamen gözardı ediliyor gibi gözüküyor. Belli ki politika yapıcılar arasında Türk lirasının değerini korumaya çalışan kimse yok” diyen Stadtmiller, TCMB’nin sadece TL’deki keskin yükselişleri kontrol etmeye çalıştığını ama cari açığı kapatmak için Türk lirasının değer kaybetmesine izin verdiğini belirtti.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın faiz indirim çağrıları artacak"

Monex Europe Kıdemli Piyasa Analisti Simon Harvey, 2022’nin ilk çeyreğinde enflasyonun yükseleceğini ve bu artışın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz indirimi çağrılarının da artmasına neden olacağını ifade etti.

“Böylece Türk lirası’nın üzerindeki baskı önümüzdeki aylarda sürecektir ve piyasalar 2023’teki seçimler yaklaştıkça faizlerin daha da ineceği konusunda temkinli olacaktır” diyen Harvey, TCMB’nin rezervlerini yeniden azaltmaya başlamasıyla finansal risklerin Türkiye ekonomisinde daha belirgin olacağını vurguladı.

"Bu indirimin son olduğu konusunda şüpheciyim"

Commerzbank Gelişen Piyasalar Ekonomist Tatha Ghose da TCMB’nin faiz kararının beklentileriyle paralel geldiğini fakat faiz indirim döngüsünün sonlandığına şüpheyle yaklaştıklarını söyledi.

“Faiz indirim döngüsünün sonlandığına dair bir işaret verirler diye düşünmüştüm ama bu indirimin son olduğu konusunda şüpheciyim” diyen Ghose, gelecek yılar cari fazla değil cari açık oluşmasını beklediklerini söyledi.

Döviz piyasasına satım yönünde müdahalede bulunan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) rezervlerinde düşüş sürdü.

TCMB verilerine göre 10 Aralık haftası itibariyle brüt rezervler 123 milyar dolara geriledi. Bu rakam geçen hafta 124,1 milyar dolar olmuştu. 19 Kasım haftası itibariyle toplam rezervler 128 milyar doların üzerini görmüştü.

Net rezervler ise 22,5 milyar dolardan 21,2 milyar dolara geriledi.

Swap hariç bakıldığında ise geçen hafta net rezervin eksi 38,8 milyar dolar olduğu görüldü. Bir önceki dönem bu rakam eksi 37,9 milyar dolar olmuştu.

TCMB Döviz piyasasına satım yönünde müdahaleye başlamıştı

TCMB Aralık ayının başında 2014'ten sonra ilk kez döviz satışlarına başlamıştı.

TCMB’nin 1 Aralık tarihindeki ilk müdahalesi yaklaşık 650 milyon dolar, 3 Aralık’taki ikinci müdahalesi yaklaşık 400 milyon dolar, 10 Aralık’taki üçüncü müdahalesi ise yaklaşık 500 milyon dolar seviyesindeydi. TCMB’nin dördüncü ve 2,5 milyar dolarlık son müdahalesi ile birlikte toplam tutar yaklaşık 4 milyar seviyesine yükselmişti.

Altın, Fed belirsizliğinin ortadan kalkmasıyla 1 aydan sonra ilk defa haftayı kazançla kapatmaya doğru ilerliyor. Gram altın ise dolar/TL ve küresel altın fiyatlarındaki yükselişle 900 TL’nin üzerini gördü.

Fed politika faizinde herhangi bir değişiklik yapmadı fakat varlık alımı azaltımı hızını ikiye katlayarak 30 milyar dolara çıkardı. Fed politika yapıcıları ise 2022 ve 2023 yıllık üçer faiz artırımı, toplamda 6 faiz artırımı gerçekleşmesini bekliyor.

Karar metninde enflasyonun pandemi ve tedarik zinciri sıkıntıları ile yükseldiği ifade edildi. Metinden enflasyonun geçici olduğu yönündeki ifadelerin de çıkarıldığı görüldü. Metinde ekonominin görünüme yönelik devam eden risklerle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Öte yandan, İngiltere Merkez Bankası enflasyonist baskıların artmasıyla politika faizini rekor düşük seviye olan yüzde 0,1'den yüzde 0,25'e yükseltti, varlık alım programını ise değiştirmeyerek 895 milyar sterlinde tuttu.

Ons altın fiyatı

Ons altın, haftanın ilk iki günü dar bir bantta işlem gördükten sonra Fed toplantısı öncesinde 1.760 dolara civarına gerilemişti. Ons altın, Fed toplantısının yarattığı belirsizliğin kalkmasıyla son kayıplarını silerek haftayı 1.802 dolar civarında kapatmaya hazırlanıyor.

Elektrikli arabaların üretiminde kullanılan batarya hammaddelerini ve kimyasallarını üreten şirketler ABD borsalarında Tesla’nın yıllık performansını geride bıraktı.

Lithium tedarikçisi Pilbara Minerals, sene başından bu yana neredeyse yüzde 210 civarında yükselirken Güney Kore Merkezli katot aktif malzeme üreticileri Ecopro ve L&F yıl başından bu yana yüzde 200 yükseldi. Tesla'nın hisseleri ise sene başından bu yana yüzde 31 yükseliş kaydetti.

Bu iki şirket, 69 diğer işletmeyi de içerisinde bulunduran Bloomberg Elektrikli Araba Toplam Getiri Endeksi’nin taşıyıcıları oldu.

Pilbara’nın CEO’su Ken Brinsden ise şirketlerin performansıyla ilgiili, “Elektrikli araba üretimi için gereken ham maddeler sınırlı ve marjlar çok hızlı yükseldi” dedi.

Şirketlerin batarya üretim kapasitesilerinin hammadde tedarik zincirlerinin kurulmasından daha hızlı artması bakır tel gibi belirli malzemelerin bulunamamasına neden oluyor. Talebin çok güçlü olmasından dolayı da madenciler ve kimyasal madde üreticileri fiyatları yükseltme ve kârlarını artırma imkanı buluyor

L&f, 2025 yılına kadar katot üretimini 40 bin tondan 200 bin tona çıkarmayı hedefliyor.

Gram altın, küresel altın fiyatlarının 1.800 dolara çıkması ve dolar/TL'nin 15,69 seviyesine yükselmesiyle 900 TL'nin üzerine çıktı. Hafta başından bu yana 110 TL'den fazla yükseliş kaydeden gram altın, 980 TL civarında bulunuyor.

Gram altın, geçen haftaya 785 TL civarında başladıktan sonra salı günü 773 TL’ye kadar gerilemişti. Çarşamba gününden itibaren dolar/TL ve küresel altın fiyatlarındaki seyirle kademeli olarak yükselen gram altın, haftaya 796 TL civarında başladıktan sonra dolar/TL'deki yükselişle 800 TL'yi geçerek 837 TL’ye kadar ulaşmıştı.

Dolar/TL’nin 14,75 seviyesine kadar tırmanması gram altındaki bu yükselişi etkilerken, dolar kurunun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın müdahalesi sonrasında 14’ün altına çekilmesiyle gram altın da yeniden 800 TL’nin altına gerilemişti.

Ons altının sene başından bu yana yüzde 4’e yakın kayıp vermesine rağmen, gram altın dolar/TL’de yaşanan yüzde 100’e yakın yükselişle beraber yıl başından bu yana yüzde 75 yükseliş kaydetti. Bu da dolar/TL’deki yükselişin altın fiyatlarındaki ayrışma üzerindeki etkisini gösteriyor.

Çeyrek altın, 1.548 TL civarında bulunurken Cumhuriyet altını 6.195 TL, Ziynet altın ise 6.195 TL civarında seyrediyor.