Advertisement

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu Alman iş örgütü AHK'nın toplantısına katıldı. Kavcıoğlu'nun toplantıda yaptığı konuşmasında enflasyona ilişkin açıklamaları öne çıktı.

Kavcıoğlu, "Küresel merkez bankacılığında, para politikası duruşu belirlenirken, para politikasının etkisi dışında olan kısa vadeli arızi unsurlardan arındırılmış çekirdek enflasyon göstergeleri esas alınır. Özellikle salgının getirdiği olağanüstü koşullar, enflasyonun kısa vadeli oynaklıklardan arındırılmış ana eğilimini ölçmeye yarayan çekirdek enflasyon göstergelerinin önemini artırmakta." ifadelerini kullandı.

Kavcıoğlu, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve bunların orta vadeli enflasyon hedefiyle uyumlu seyretmesine ilişkin analizler yanında, önümüzdeki dönemde arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına biraz daha fazla ağırlık verileceğini söyledi.

"Tüketici fiyatlarındaki artış üretici fiyatlarına göre sınırlı kaldı"

Kavcıoğlu son dönemde enflasyon görünümünde önemli bir başlık olan üretici fiyatlarına da değindi.

Türkiye'de olduğu gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde üretici fiyatlarının yüksek seyrettiğini söyleyen Kavcıoğlu, bu gelişmede emtia fiyatlarındaki artış ve üretimin hızla artan talebe aynı hızda cevap verememesi nedeniyle oluşan arz kısıtlarının etkisine dikkat çekti.

Kavcıoğlu uluslararası nakliye maliyetlerinin artması ve teslimat sürelerinin uzamasının da üretici fiyatlarını yükselttiğini, tüketici fiyatlarındaki artışın ise üretici fiyatları enflasyonuna göre daha sınırlı kaldığını belirtti.

"Enflasyon son çeyrekte düşüş eğilimine girecektir"

Kavcıoğlu, konuşmasında enflasyonun son çeyrekte yavaşlayacağına ilişkin öngörülerini yineledi. Kavcıoğlu, “Kısa vadede enflasyon görünümünde etkili olan geçici unsurların etkisini yitireceğini ve son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini düşünüyoruz. Gıda dışı enflasyonun yılın geri kalanında da manşet enflasyonun altında kalmaya devam etmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

TCMB Başkanı Kavcıoğlu, açılma ve ekonomik normalleşme sürecinde dünyada enerji ve hizmet fiyatlarında belirgin artışlar görüldüğünü küresel merkez bankalarının, enerji ve salgın kaynaklı bazı sektörlerdeki yüksek oranlı fiyat artışlarının, talep kompozisyonundaki normalleşme, arz kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla birlikte geçici olacağını değerlendirdiğini vurgulayarak "Bu unsurlar, önümüzdeki dönemde ülkemizde de enflasyonu düşürücü yönde etki edecektir." diye konuştu.

Manşet enflasyon politika faizini aşmıştı

TÜİK verilerine göre ağustos ayında yıllık TÜFE artışı yüzde 19,25 gerçekleşerek yüzde 19'luk politika faizini aşmıştı. Ağustos ayında çekirdek enflasyon ise yüzde 16,76 olarak kaydedilmişti.

Daha önce TCMB karar metinlerinde faizin enflasyon üzerinde belirlenmeye devam edeceğini belirtiyordu. Son karar metninde bu konuda "Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir." ifadeleri kullanılmıştı.

Gıda fiyatlarındaki gelişmelerin altını çizdi

Kavcıoğlu sunumunda gıda fiyatlarındaki gelişmelerin de altını çizdi. Gıda fiyatlarında küresel artışa dikkat çeken Kavcıoğlu, "Gıda fiyatlarında, olumsuz hava koşulları, kuraklık, bazı ülkelerde gıda ihracatına yönelik özel kısıtlamalar ve stok artışına bağlı olarak küresel bir artış görüyoruz. Bu çerçevede, merkez bankaları ve politika yapıcılar; gıda fiyatlarındaki gelişmeleri, çekirdek enflasyon gelişmelerini ve artan enflasyonun enflasyon beklentilerine etkisini takip ediyorlar. Nitekim IMF, Dünya Ekonomik Görünümü (World Economic Outlook) raporunun son güncellemesinde, merkez bankalarının fiyat dinamiklerini analiz etmesi ve enflasyondaki hareketlerin geçici olup olmadığını dikkate alması gerektiğini kaydetti. Türkiye'de de gıda fiyatları yükselişte ve Temmuz ve Ağustos aylarında gıda fiyatları enflasyonu gerek tarihsel ortalamalardan gerekse gıda dışı enflasyondan belirgin olarak yüksek seyretti." ifadelerini kullandı.

Küresel merkez bankacılığında, para politikası duruşu belirlenirken, para politikasının etkisi dışında olan kısa vadeli arızi unsurlardan arındırılmış çekirdek enflasyon göstergeleri esas alınır. Özellikle salgının getirdiği olağanüstü koşullar, az önce bahsettiğim sebeplerden ötürü, enflasyonun kısa vadeli oynaklıklardan arındırılmış ana eğilimini ölçmeye yarayan çekirdek enflasyon göstergelerinin önemini artırmakta. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu

"Fiyatlama davranışlarında normalleşme bekliyoruz"

Kavcıoğlu fiyatlama davranışlarının enflasyona yansımasına da dikkat çekti. Kavcıoğlu, son dönemde belirli ürünlerdeki fiyat artışlarının tarihsel ortalamalarının oldukça üzerine çıktığını vurguladı.

Enflasyona en çok katkı yapan ürünlere bakıldığında Ağustos ayındaki yıllık fiyat artışlarının son 10 yıldaki ortalama fiyat artışlarının üç-dört katını aştığını belirten Kavcıoğlu bu durumun bir sebebinin, salgına bağlı olarak emtia fiyatlarındaki artışlar ve arz kısıtları gibi gelişmeler olduğunu söyledi.

Kavcıoğlu, bu unsurlarin tek başlarına bazı ürünlerdeki fiyat artışlarını açıklamakta yeterli olmadığını, özellikle salgından olumsuz etkilenen ve salgından sonra talebin canlı olduğu sektörlerde fiyatlarda daha yüksek artışlar görüldüğünü belirtti.

Kavcıoğlu, "Ortaya çıkan bu fiyatlama davranışlarının, ekonomik ve sosyal normalleşme hız kazandıkça önümüzdeki dönemde yeniden salgın öncesi haline yakınsayacağını değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.

"Rezervlerdeki iyileşme öngörülerimizle uyumlu"

TCMB Başkanı Kavcıoğlu konuşmasında rezervlerin durumuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Kavcıoğlu, "Döviz rezervlerimizdeki gelişmelere baktığımızda, rezervlerdeki iyileşme öngörülerimiz ile uyumlu seyrediyor. Rezervlerimiz 85-90 milyar ABD doları seviyelerinden yaklaşık 30 milyar ABD doları artışla 115-120 milyar ABD doları bandına geldi. Swap anlaşmaları, reeskont kredileri, cevherden altın alımı ve zorunlu karşılık adımları bu artışa katkı yapan ana unsurlar oldu." dedi.