Advertisement

Merkez Bankası politika faizini 2 puan düşüşle yüzde 16 seviyesine çekti.

Merkez Bankası'nın karar metninde enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte; gıda ve başta enerji olmak üzere ithalat fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmelerinin etkili olduğu vurgulandı.

Bu etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğunu değerlendiren Merkez Bankası güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin devam ettiğine de vurgu yaptı.

Parasal duruşun sıkılığının ticari kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki yapmaya başladığını söyleyen Merkez Bankası bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre dönmesi için güçlendirilen makroihtiyati politika çerçevesinin olumlu etkilerinin gözlenmeye başladığını belirtti.

Merkez Bankası, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirdiğini, bu çerçevede politika faizinin 200 baz puan indirilerek yüzde 16 olarak belirlendiğini vurguladı.

Bununla birlikte, arz yönlü arızi unsurlardan kaynaklı olarak politika faizinde yapılan aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığı da Merkez Bankası tarafından değerlendirildi.

"Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşladı"

Merkez Bankası karar metninde, iktisadi faaliyete ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

Metinde, öncü göstergelerin yurt içinde iktisadi faaliyetin dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret ettiği, aşılamanın toplumun geneline yayılmasının salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanıdığı belirtildi.

Metinde, "Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşlarken, dayanıksız tüketim mallarında bir toparlanma gözlenmektedir. İhracattaki güçlü artış eğilimiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki iyileşmenin sürmesi beklenmekte, bu eğilimin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Karar metninde sürdürülebilir finans vurgusu

Merkez Bankası'nın faiz kararı metninde sürdürülebilir finansmana yönelik destek açıklamaları da dikkat çekti.

Bu konuda metinde, "Kurul, ayrıca iklim ve diğer çevre kaynaklı riskleri sınırlandırmak amacıyla, para politikasının ana hedeflerinde bir değişikliğe yol açmadan sürdürülebilir finans uygulamalarını uzun vadeli bir politika olarak destekleme kararı almıştır." denildi.

Metinde yüzde 5 enflasyon hedefi telaffuz edildi

Önceki metinlerde yer aldığı gibi son metinde de yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşıncaya kadar tüm araçların kullanılmaya devam edileceği belirtildi.

Karar metninde bu konuda şu vurgular yapıldı:

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve Döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Prof. Dr. Burak Saltoğlu: Radikal bir indirim oldu

Piyasa 50 baz puan indirim bekliyordu

Bloomberg HT Araştırma Birimi'nin 17 kurumla gerçekleştirdiği ankette genel beklenti, politika faizinin yüzde 17,50 seviyesine indirilmesi yönünde oluşmuştu.

17 kurum arasında 3 kurum politika faizinin 1 puan düşürüleceğini tahmin ederken, 4 kurum ise faizin sabit tutulacağını öngörmüştü.

Yabancı kurumlar da TCMB'nin bu toplantıda faizi indirmesini bekliyordu.

Societe Generale, 2021 yıl sonu için Dolar/TL tahminini 9,25 seviyesinden 9,80’e çıkarırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu toplantıda faizleri 100 baz puan indirmesini beklediğini söylemişti.

Bank of America ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nda yaşanan görevden almalar sonrasında yıl sonuna kadar 150 baz puan faiz indirimi yapılacağına yönelik beklentisini yukarı yönlü revize ederek 200 baz puana çıkarmıştı.

Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu toplantıda politika faizini 50 baz puan indirmesini beklediklerini, fakat 50-100 baz puan arasında bir indirimin de kendilerini şaşırtmayacağını belirtmişti.

Sezgin: TCMB söyleminde bir daha faiz indirimi olmayabilir izlenimi verdi

Yeni PPK üyeleriyle ilk toplantı

Son toplantıdan bu yana beklentileri en fazla etkileyen gelişme TCMB’de yaşanan görevden almalar oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile TCMB Başkanı Kavcıoğlu'nun basına kapalı gerçekleştirdiği toplantının ardından, Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, TCMB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Tümen, TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Uğur Namık Küçük, Para Politikası Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Yavaş görevden alındı.

Boşalan Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı koltuğunu, BDDK Başkan Yardımcısı Taha Çakmak devraldı. Para Politikası Üyeliğine ise Prof. Dr. Yusuf Tuna atandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini 2 puan indirimle yüzde 18'den yüzde 16'ya çekerken, beklentilerin üzerinde bir indirime imza attı.

Anketlerde hiçbir ekonomist TCMB'nin 2 puanlık faiz indirimi yapacağını öngörememişti.

Kararın ardından ekonomistler para politikasına ilişkin Bloomberg HT'ye değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Burak Saltoğlu: Radikal bir karar oldu

200 baz puan çok radikal ve beklenmeyen bir karar oldu. Burada kur veya başka bir kaygı dışında bir şey düşünülüyor. Zaten son dönemlerde fazlasıyla politize oldu. Ona ilişkin bir reaksiyon mudur bu? Çünkü çok teknik bir şekilde ikna olunacak bir şey yok. Belki "Bütün yıl bunu yapacaktım, önden yükleme yapıldı" gibi bir açıklama da yapılmış olsaydı ikna edici olacağını düşünmüyorum. Bu kararın olumsuz anlamda ilk başta kur ve enflasyon geçiş etkisi olacaktır.

Nilüfer Sezgin: Daha fazla bir faiz indirimi beklentisi yaratmak istememişler

Merkez Bankası'nın son toplantısından sonra önemli bir belirsizlik olmuştu. Açık bir mesaj vermemişti. Bu kararla yüzde 16 seviyesine gelip bunun da gelinebilecek dip seviyeye yakın bir seviye olduğu ifade edilmiş. Yani bundan sonra sene sonuna kadar daha fazla bir faiz indirimi beklentisi yaratmak istememişler. Bir indirim yapma kararını elindeki gelişmelere bakarak alabilir. Buna kapıyı kapatmamış ama kullandıkları ifade bana bir daha faiz indirimi olmayabilir izlenimi verdi.

Doç. Dr. İbrahim Ünalmış: Enflasyonu aşağı çekecek herhangi bir faktör göremiyorum

Enflasyonla ilgili konuştuğumuz zaman sonbaharın sonuna doğru baz etkisinden bahsetmiştik. Bu etkiden dolayı enflasyon biraz aşağı doğru gelebilir ve Merkez Bankası’na faiz indirimi için alan açılabilir diye konuşuyorduk ama o baz etkisi de kalmadı. Şu anda enflasyonu aşağı çekecek herhangi bir faktör göremiyorum. Üretici fiyatlarından tutun kurdaki gelişmelere kadar emtia fiyatlarındaki artış ve hemen hemen üretim içerisindeki faktörler enflasyonu hep yukarı yönde itecek şekilde hareket ediyor. Dolayısıyla gelecek dönem enflasyon hakkında parlak konuşmak mümkün değil.

Seltem İyigün: 'Sınırlı alan kaldı' ifadesi belirsizliği kaldırdığı için olumlu değerlendirilebilir

Beklentimiz bu kadar yüksek bir faiz indirimi olması yönünde değildi. 50 ile 100 arasında bekliyorduk dolayısıyla beklentilerin üzerinde kalmış oldu. Metne yeni giren bundan sonraki faiz indirimleri için daha az alan kaldığına dair ifade her ay 50-75 veya 100 baz puan indirim yapılacak mı yoksa yapılmayacak mı belirsizliği ortadan kaldırdığı için daha olumlu değerlendirilebilir ama onun dışında enflasyon göstergeleri ile birlikte enflasyonun daha altında bir politika faizi ile karşı karşıya kalmış durumdayız.

4 dakikada faiz kararını kim, nasıl yorumladı?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini yüzde 18'den yüzde 16'ya çekmesi yurt dışında da ses getirdi.

Yabancı analistler faiz kararını Bloomberg HT'ye değerlendirdi.

ITC Capital Kıdemli Kur Analisti Piotr Matys, yaptığı değerlendirmede 200 baz puanlık faiz indirim kararının, piyasadaki 50 baz puanlık beklenti dolayısıyla, birçok piyasa katılımcısına göre Eylül ayındaki faiz indirim kararından muhtemelen daha büyük bir şok olduğunu söyledi.

Eylül ayında TCMB 1,5 yılın ardından ilk faiz indirim kararını vermişti.

Matys, TCMB'nin faiz indirimlerini, yılın geri kalanında faiz indirimi olmayacağı yönündeki yönlendirmesiyle dengelemeye çalıştığını ifade etti.

Bununla birlikte Türk lirasına olan yatırımcı güveninin negatif kalmaya devam edeceğini belirten Matys, Türk lirasındaki değer kaybı ile küresel emtia fiyatlarındaki artış dolayısıyla yüzde 20'ye yakın manşet enflasyonun gerilemesinin olası olmadığına dikkat çekti.

Önden yüklemeli indirim

MUFG Bank Gelişen Piyasalar Araştırma Müdürü Ehsan Khoman ise değerlendirmesinde indirimin önden yüklemeli niteliğine dikkat çekti.

Khoman Ekim toplantısından 100 baz puan indirim beklediklerini, beklentinin üzerinde gelen 200 baz puanlık indirimin, çekirdek enflasyondaki yükselişe ve Türk lirasındaki değer kaybına rağmen her ne pahasına olursa olsun kredi destekli büyüme stratejisi doğrultusunda atılmış önden yüklemeli gevşeme sinyali verdiğini söyledi.

Khoman, TCMB için enflasyonu yüzde 5 hedefine ulaştırmanın bir politika önceliği olarak görülmediğini belirtti. İlave sıkılaşma beklediklerini söyleyen Khoman 100 baz puanlık bir indirimle Aralık itibariyle faizin yüzde 15'e indirileceğini öngördüklerini ifade etti.

"Sınırlı alan kaldı" vurgusu not edildi

Medley Advisors Gelişen Piyasalar Direktörü Nick Stadtmiller ise TCMB'nin verdiği sınırlı alan mesajına dikkat çekti.

Stadtmiller, indirimin beklentilerinin üzerinde olduğunu fakat TCMB'nin olası indirimler için sınırlı alan kaldığı vurgusu yaptığını söyledi.

Yılın geri kalan bölümü için 100 baz puan daha indirim beklediğini belirten Stadtmiller fakat bugünkü hamleden sonra bundan daha fazla faiz indirim riskinin yükseldiğini ifade etti.

Stadtmiller, bu yıl doların 10 liraya yükselmesini tahmin ettiğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2 puanlık faiz indirim kararı reel sektör tarafında da yankılandı.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan Twitter hesabından yaptığı açıklamada "Merkez Bankası, bugünkü kararıyla enflasyonu önemsemediğini ve dikkate almadığını ortaya koydu." ifadelerini kullandı.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç de Twitter hesabı üzerinden TCMB faiz kararıyla ilgili düşüncelerini paylaştı.

Avdagiç, "TCMB'nin 200 baz puanlık faiz indirim kararı, yatırım ve ticaret yapmak isteyenleri ferahlatma önceliğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte fiyat istikrarı, faiz ve döviz arasındaki hassas ilişkilerin gözetilmesi, iş dünyası için önem arz ediyor." ifadelerini kullandı.

Beklentinin üzerinde faiz indirimi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizi olan bir haftalık repo faizini beklentinin üzerinde 200 baz puan indirimle %16’ya düşürdü. TCMB, politika faizindeki aşağı yönlü düzeltme için “yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığını” açıklarken, kararın ardından dolar/TL yeni bir rekor kırdı.

Bloomberg HT anketine katılan kurumların beklentisi faizin yüzde 16,50'ye çekilmesi çekilmesi yönündeydi.

TCMB’nin karara ilişkin metninde, geçen ay olduğu gibi, enflasyonda yaşanan yükselişte arızi unsurların etkili olduğu değerlendirmesine yer verildi. “Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirmiştir” denilen açıklamada, “Bununla birlikte, arz yönlü arızi unsurlardan kaynaklı olarak politika faizinde yapılan aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığı Kurul tarafından değerlendirilmiştir” ifadesi yer aldı.

Dolar/TL, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 16'ya indirmesinin ardından yüzde 9,48'i görürken Türk lirası perşembe günü en fazla değer kaybeden gelişen ülke para birimi oldu. Euro/TL ise 11,00 seviyesini geçti.

Türkiye'nin kredi temerrüt risk primi (CDS) 458 baz puan seviyesinde bulunurken 10 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 20,35 seviyesinde seyrediyor.

Bloomberg Dolar Spot Endeksi, yüzde 0,1 yükselişle 1.155 seviyesine çıkarken 10 yıl vadeli ABD Hazine tahvili faizi yüzde 1,64 civarında bulunuyor.

Dolar kuru, TCMB’nin 23 Eylül’deki faiz toplantısından sonra yüzde 6 civarında yükselerek 9,3344 ile gün kapanışı rekoru kırmıştı. Sonrasında hafif gerileyen dolar kuru, Merkez Bankası’nın politika faizi kararı öncesinde sabah saatlerindeki işlemlerde 9,21 seviyesinde bulunuyordu.

Dolar/TL, 8 Ekim’den 19 Ekim’e kadar her gün rekor tazeleyerek 7 gün ile son 1 yılın en uzun rekor yükseliş serisini gerçekleştirdi. Dolar/TL, en son hem TCMB hem ekonomi yönetiminde değişikliklerin yaşandığı 2020 Kasım ayı öncesinde 23 Ekim’den 2 Kasım’a kadar art arda 8 gün rekor tazelemişti.

TCMB politika faizini 200 baz puan indirdi

Merkez Bankası politika faizini yüzde 16 seviyesine çekti. Bloomberg HT Araştırma Birimi'nin 17 kurumla gerçekleştirdiği ankette genel beklenti, politika faizinin yüzde 17,50 seviyesine indirilmesi yönünde oluşmuştu.

17 kurum arasında 3 kurum politika faizinin 1 puan düşürüleceğini tahmin ederken, 4 kurum ise faizin sabit tutulacağını öngörmüştü. Yabancı kurumlar da TCMB'nin bu toplantıda faizi indirmesini bekliyordu.

Gram altın, küresel altın fiyatlarındaki yatay seyre rağmen dolar/TL'nin 9,40 seviyesinin üzerine çıkmasıyla 2020'nin Kasım ayında gördüğü 540 TL'yi de geride bırakarak 543 TL ile yeni bir rekor kırdı.

Gram altın, geçen hafta dolar/TL ve küresel altın fiyatlarındaki yükselişle beraber günü 530 TL’den kapatarak bu yılın zirvesine ulaşmıştı. Yeni haftaya 526 TL civarında başlayan gram altın, küresel altın fiyatları ve dolar/TL’deki paralel yükselişle 534 TL’ye kadar tırmanmıştı.

Gram altın en son 6 Kasım’da gün içi 540 TL’ye ulaşarak tüm zamanların zirvesini gördükten sonra günü 534 TL’de kapatarak rekor gün kapanış seviyesine ulaşmıştı. Eğer gram altın bugünü 534 TL'nin üzerinde kapatırsa gün kapanış rekorunu da geride bırakmış olacak.

Dolar/TL tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü

Dolar/TL , Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 16'ya indirmesinin ardından yüzde 9,48'i görürken Türk lirası perşembe günü en fazla değer kaybeden gelişen ülke para birimi oldu. Euro/TL ise 11,00 seviyesini geçti.

Türkiye'nin kredi temerrüt risk primi (CDS) 448 baz puan seviyesinde bulunurken 10 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 20,22 seviyesinde seyrediyor.

Dolar kuru, TCMB’nin 23 Eylül’deki faiz toplantısından sonra yüzde 6 civarında yükselerek 9,3344 ile gün kapanışı rekoru kırmıştı. Sonrasında hafif gerileyen dolar kuru, Merkez Bankası’nın politika faizi kararı öncesinde sabah saatlerindeki işlemlerde 9,21 seviyesinde bulunuyordu.

Dolar/TL, 8 Ekim’den 19 Ekim’e kadar her gün rekor tazeleyerek 7 gün ile son 1 yılın en uzun rekor yükseliş serisini gerçekleştirdi. Dolar/TL, en son hem TCMB hem ekonomi yönetiminde değişikliklerin yaşandığı 2020 Kasım ayı öncesinde 23 Ekim’den 2 Kasım’a kadar art arda 8 gün rekor tazelemişti.