Advertisement

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Dolar/TL ve risk priminde yaşanan gelişmeler sonrasında kritik bir toplantıya hazırlanıyor.

Yurtiçi piyasalar Eylül’de 1,5 yılın ardından gelen faiz indiriminin Ekim toplantısında da devam edip etmeyeceğini merak ediyor.

Piyasa aktörlerinin beklentileri, TCMB’nin bu toplantıda da faiz indirim kararı vereceği yönünde. Bununla birlikte metinden çıkacak mesajlar ve indirimin boyutu da yakından takip edilecek.

Son görevden almaların ardından TCMB, yeni Para Politikası Kurulu (PPK) üyeleriyle faiz kararına imza atacak.

İşte toplantı öncesinde not etmeniz gerekenler...

Piyasa indirim bekliyor

Piyasa, bu toplantıda Merkez Bankası'ndan faiz indirimlerine devam etmesini bekliyor.

Bloomberg HT Araştırma Birimi'nin 17 kurumla gerçekleştirdiği ankette genel beklenti, politika faizinin yüzde 17,50 seviyesine indirilmesi yönünde oluştu.

17 kurum arasında 3 kurum politika faizinin 1 puan düşürüleceğini tahmin ederken, 4 kurum ise faizin sabit tutulacağını öngördü.

Katılımcılar, bir sonraki TCMB hamlesinin ne yönde ve ne zaman geleceğine ilişkin soruya, "Kasım ayında indirimlerin devam edeceği" yönünde yanıtını verdi.

Ankette yıl sonuna ilişkin faiz beklentileri de derlendi. Buna göre, yıl sonuna ilişkin genel beklenti faizin yüzde 16,50'ye indirileceği yönünde oldu.

Yabancılar da indirim bekliyor

PPK’da yaşanan görevden almaların ardından yabancı kurumların analizleri de yurt içi piyasa aktörleriyle paralellik gösteriyor.

Son gelen yabancı kurum raporları, TCMB’nin faiz indirim döngüsüne devam edileceği beklentilerini içeriyor.

Bu kurumlardan biri SocGen oldu. Societe Generale, 2021 yıl sonu için dolar/TL tahminini 9,25 seviyesinden 9,80’e çıkarırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu toplantıda faizleri 100 baz puan indirmesini beklediğini söyledi.

Türk lirasının sonraki çeyreklerde de değer kaybetmeye devam etmesini beklediklerini belirten SocGen ekonomistleri, finansal piyasalardaki istikrar ile ilgili endişelerin bu toplantıda faiz indirimine ara verilmesini beraberinde getirme ihtimali olduğunu da belirtti.

Bank of America, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nda yaşanan görevden almalar sonrasında yıl sonuna kadar 150 baz puan faiz indirimi yapılacağına yönelik beklentisini yukarı yönlü revize ederek 200 baz puana çıkardı.

Bu toplantı sonrasında, TCMB’den 50 baz puanlık bir faiz indirimi beklediklerini belirten BofA ekonomistleri, Türk lirası’ndaki değer kaybı ve Ağustos’ta çekirdek enflasyonun yüzde 17’ye çıkmasının daha büyük bir faiz indiriminin önüne geçeceğini söyledi.

Morgan Stanley ise, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu toplantıda politika faizini 50 baz puan indirmesini beklediklerini, fakat 50-100 baz puan arasında bir indirimin de kendilerini şaşırtmayacağını belirtti.

9,00 seviyesinin üzerine çıkan dolar/TL’nin daha fazla yükselmeye devam ettiğini belirten banka, daha fazla faiz indiriminin gerçekleşeceğine yönelik beklentilerle kurun değer kaybetmeye devam edeceğini söyledi.

Para Politikası Kurulu’nun üç üyesinin görevden alınmasına değinerek TCMB’nin faiz indirimlerinde ne kadar aceleci davranacağının önemli olduğunun altını çizen Morgan Stanley, çekirdek enflasyon ölçümlerinin hala yüzde 18’in altında olduğunu dile getirdi.

Yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek üç toplantıda 50’şer baz puanlık indirimler beklediklerini belirten Morgan Stanley stratejistleri, 2021 sonunda politika faizinin yüzde 16,50’ye 2022’nin sonunda ise yüzde 12,50’ye ineceğini düşündüklerini belirtmişti.

Merkez Bankası’nda 3 PPK üyesi görevden alındı

Son toplantıdan bu yana beklentileri en fazla etkileyen gelişme TCMB’de yaşanan görevden almalar oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile TCMB Başkanı Kavcıoğlu'nun basına kapalı gerçekleştirdiği toplantının ardından, Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, TCMB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Tümen, TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Uğur Namık Küçük, Para Politikası Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Yavaş görevden alındı.

Boşalan Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı koltuğunu, BDDK Başkan Yardımcısı Taha Çakmak devraldı. Para Politikası Üyeliğine ise Prof. Dr. Yusuf Tuna atandı.

"Kurun faiz indirimimizle ilgisi yok"

Son toplantıdan bu yana piyasanın dikkatle not ettiği açıklamalardan biri de Kavcıoğlu'nun TBMM'de sarf ettiği sözler oldu.

Kavcıoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki sunumunun ardından milletvekillerinden gelen sorulara verdiği cevaplarda, kurdaki gelişmelerin faiz indirimleriyle ilgisi olmadığını söylemişti.

Kavcıoğlu, "Ağustos-Eylül gibi faiz indirimine ilişkin yol haritamızı belirtmiştik. Para politikasındaki faiz indirimini beklenen oranda görüyoruz. Sürpriz olmadığını söyleyebiliriz. Küresel gelişmelere bakınca kurun bizim faiz indirimimizle ilgisi olmadığını görürüz." ifadelerini kullanmıştı.

Kurda yeni rekorlar

Görevden almaların ardından, küresel tarafta gelişen ülke varlıklarına yönelik risk iştahının gerilediği dönemde dolar/TL’de yeni rekorlar kaydedildi.

Dolar/TL kuru 9,37’nin üzerini görerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Kurla birlikte risk primi göstergesi CDS’lerde de yukarı yönlü hareket izlendi. Bu süreçte CDS, 450 baz puanı görerek yine 6 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Dolar/TL, TCMB’nin 23 Eylül’deki faiz toplantısından sonra yüzde 6 civarında yükselerek 9,3344 ile rekor kırmıştı. Sonrasında hafif gerileyen dolar kuru, Merkez Bankası’nın politika faizi kararı öncesinde 9,26 seviyesinde bulunuyor.

Dolar/TL, 8 Ekim’den 19 Ekim’e kadar her gün rekor tazeleyerek 7 gün ile son 1 yılın en uzun rekor yükseliş serisini gerçekleştirdi. Dolar/TL, en son hem TCMB hem ekonomi yönetiminde değişikliklerin yaşandığı 2020 Kasım ayı öncesinde 23 Ekim’den 2 Kasım’a kadar art arda 8 gün rekor tazelemişti.

Türkiye’nin kredi temerrüt risk primi (CSD) 23 Eylül’deki faiz kararı toplantısından sonra 30 baz puana yakın yükseliş kaydederek 441 baz puana çıkarken Türkiye’nin 10 yıl vadeli hazine tahvili faizi yüzde 20’nin üzerini gördü.

Fitch Ratings, Türk bankaların büyük bölümünün kredi notlarının zorlu operasyonel ortam nedeniyle baskı altında kalmaya devam ettiğini belirtti.

Kredi derecelendirme kuruluşu tarafından yayımlanan raporda, Fitch’in Türk bankacılık sektörü için operasyonel ortam puanının ‘B+’ olduğunu hatırlatılarak, bu puanın “Türkiye’nin makro ve siyasi oynaklığını, para birimi zayıflığını, enflasyonist baskılarını ve yatırımcı algısını” yansıttığı ifade edildi.

Raporda, “Bankaların varlık kalitesi operasyonel ortam oynaklığı, kayda değer döviz borçlanması, yüksek TL faiz oranları ile inşaat, gayrimenkul, enerji ve turizm gibi yüksek riskli sektörlerle ilişkileri nedeniyle baskı altında” denildi.