Advertisement

Mevduat faizinde reel kayıp Mayıs ayında da devam etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hesaplamalarına göre, Mayıs ayında Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 3,86 oranında dolarda gerçekleşti.

TÜFE ile indirgendiğinde mevduat faizinin Mayıs ayında reel kaybı yüzde 1,8 oldu. Yurt içi üretici fiyat endeksi ile indirgendiğinde ise mevduatın reel kaybı yüzde 7,02 olarak kaydedildi.

3 aylık döneme bakıldığında mevduatta TÜFE'den arındırılmış kayıp yüzde 10,53; yurt içi ÜFE'den arındırılmış yüzde 18,50 oldu.

6 aylık olarak hesap edildiğinde ise mevduatta kayıp yüzde 30'a ulaştı.

Bireylerin mevduatında vadeli TL mevduatın payı azalıyor

Vadeli TL mevduatın reel getirisinin düşmesi, bireylerin mevduat tercihlerinde de etkisini gösteriyor.

Bireylerin vadeli TL mevduatının toplam mevduatlarına oranı 2014’te yüzde 56 seviyesindeyken, artan dolarizasyonla yıllar içinde gerilemeye başladı. Söz konusu oran geçen yılın Temmuz ayında yüzde 35’e gerilerken, sonrasında düşüş hızlandı.

Aralık ayında yüzde 26’ya inen vadeli TL mevduat oranını kur korumalı mevduat sonrasında daha da düşerek Mayıs sonunda yüzde 18’e indi.

Australian Financial Review’a (AFR) röportaj veren Dalio, “Birçok finansal varlıkta düzeltmelere ya da aşağı yönlü hareketlere neden olabilecek bir sıkılaştırma sürecinde olduğumuza inanıyoruz. Bunun acısı çok büyüyecek ve merkez bankalarını 2024’te ABD’de yapılacak bir sonraki başkanlık seçimine yakın bir dönemde yeniden para politikalarını gevşetmeye zorlayacak” değerlendirmesinde bulundu.

Vadeli piyasalar da halihazırda ABD ve İngiltere’nin dahil olduğu diğer gelişmiş ekonomilerde 2 yıla yakın bir süre zarfında faizlerin düşürüleceğini fiyatlıyor. Ancak mevcut durumda 60’ın üzerinde merkez bankası enflasyonu düşürmek için faiz artırırken, piyasalar da faiz artırım hızlarının nasıl olacağına odaklanmış durumda.

Dalio AFR’ye verdiği röportajda, “Bu, stagflasyona neden olacak yapısal bir enflasyon durumu” ifadelerini kullandı.