Advertisement

Bloomberg HT'deki Üst Düzey programında Arzu Maliki'ye konuk olan OECD Eski Daimi Temsilcisi Mithat Rende Doğu Akdeniz'deki enerji arama çalışmalarından Arap Körfezi'ndeki gerginliğe kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Sabah Umman Denizi'nde tankerlere yapılan saldırı ile başlayalım; sıcak saatler yaşandı bölgede nasıl gelişmeler oluyor?

Mithat Rende: Burada petrol fiyatları üreticilerin istediği seviyenin dibini buldu 50 küsür dolar. Şimdi buradan yukarı çıkmasını istiyorlar. Hedefe ulaşılmıştır, petrol fiyatlarında yükseliş olacak. Burada asıl önemli olan Hürmüz Boğazı'ndaki petrol taşımacılığının riske girmemesi, çünkü dünya petrol ticaretinin 5'te 1'i buradan yapılıyor. Ayrıca Katar'ın LNG'si buradan dünya pazarlarına ulaşıyor. O yüzden Hürmüz Boğazı'nın tehlikeye girmemesi hem Körfez ülkeleri için hem de dünya ekonomisi için çok önemli. Önemli olan bu tür çatışmaları yönetilebilir halde tutmak..

Türkiye de İran'dan ithalatını durdurdu, onun yerine Rusya'dan ve Irak'tan petrol alıyoruz. Irak'tan daha çok petrol almak için de Kerkük-Yumurtalık boru hattının tekrar işler hale getirilmesi üzerinde çalışılıyor. Bu iyi bir gelişme olur çünkü biz Hürmüz Boğaz'ına bağımlı olmayız. Tabi ki İran'a yapılan bu yaptırımların devam etmesini istemeyiz çünkü dış ticaretimiz de etkileniyor ve daha pahalı petrol alıyoruz.

ABD Başkanı Trump Kuzey Akım2'ye yaptırım uygulayabileceğini belirtti, bu hattan da Rusya'dan Avrupa'ya gaz akışı olacak, Almanya-Rusya-ABD arasında bir gerginlik yaşanıyor..Nasıl sonuca bağlanacak bu durum? Mevcut durumu nasıl değerlendirirsiniz?

Mithat Rende: Amerikalılar Avrupa'da daha çok LNG tesisi kurmak istiyor ve daha çok satmak; tabi bunun için de Avrupa'nın Rusya'dan daha az gaz alması gerekir. Bu yüzden Türk Akım 2'ye ve Kuzey Akım 2'ye karşı olduklarını ve gerekirse bazı yaptırımlara da gidebileceklerini söylediler.

Doğu Akdeniz'de son durum nedir?

Mithat Rende: Türkiye sondaj ve keşif işlerine biraz geç başladı. Aslında biz Fatih Gemisi'ni 7-8 sene önce almalıydık. O zaman daha iyi bir oyuncu olarak ortaya çıkabilirdik.

Bulunan gazı veya petrolü pazara ulaştırmak önemli, gazı bulursunuz orada durur, burada büyük tesis yatırımları gerekiyor. Türkiye kendi kıta sahanlığını ilan etti ve bunu kayda geçirdi. Rum tarafı sanki Ada'nın her yeri onlarınmış gibi hiç Türklere sormadan kendi münhasır bölgelerini ilan ettiler, bir de Lübnan, Mısır ve İsrail ile de ekonomik anlaşmalar yaptılar.

Şimdi biz Fatih sondaj Gemisi ile Ada'nın batısında yani kendi sahamızda arama çalışmaları yapıyoruz ve Rum'lar orası bizim sahamız diyorlar. Bu konuda uluslararası hukuk çerçevesinde adil bir çözüm gerekiyor. Yani bu hukuki meseleleri siyasileştirmemek lazım. Dolayısıyla Avrupa Birliği'nin ve Amerika'nın buna taraf olmamaları gerekir. Bu hukuki bir meseledir ancak hukuki yollarla çözülebilir. Deniz yetki alanları bizim yaşamsal çıkarlarımızdır ve Türkiye bunu korur...Bir an evvel bizim doğalgaz bulmamız lazım..

Arap Yarımadası'ndaki son gelişmeler nasıl? Suudi Arabistan Katar Emiri'ni konferansa çağırdı o da gitti, iki ülke arasında ilişkiler düzeliyor mu?

Mithat Rende: İlişkiler düzelmiyor, Körfez'de Amerika Birleşik Devletleri'nin sözü geçer. ABD bu ablukanın devamını istiyorsa bu devam eder, bu gerginlik devam eder çünkü İran'ın ve Katar'ın çok büyük bir doğalgaz oyuncusu olarak ortaya çıkmasını ve onu zorlamasını istemez. İran dünyanın en büyük ikinci doğalgaz yataklarına sahip fakat bunu geliştiremiyor. Baskılarla bu engelleniyor.

Türkiye bu çerçevede önümüzdeki dönemde nasıl bir yol haritası izlemeli, Avrupa'yı da Türkiye ile beraber konuşalım?

Mithat Rende: Türkiye'nin bir an önce AB ve ABD ile ilişkilerini düzene sokması lazım. Yani bir normalizasyon sürecine ihtiyacımız var. Dışarıda Türkiye'nin algısının düzeltilmesi lazım.