Advertisement

Negatif getirili küresel tahviller dönemi, Japonya'nın iki yıllık tahvil getirisinin 2015’ten bu yana ilk kez sıfır üzerine çıkmanın eşiğine gelmesiyle birlikte, sona ermeye oldukça yakın görünüyor.

Kısa vadeli getiri Pazartesi günü eksi yüzde 0,005’e tırmandı. Söz konusu hareket yenin 32 yılın en düşük seviyesini görmesi ve fiyat baskıları arttıkça Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) küresel emsallerini takip etmek ve politikayı sıkılaştırmak zorunda kalacağına dair artan fiyatlamaları yansıtıyor.

Bu hafta yapılacak BOJ toplantısında ekonomistler politikada bir değişiklik öngörmezken bu ay bir düzeltme yapılabileceğine dair fiyatlamalar arttı.

BOJ gelişmiş ülkeler merkez bankaları arasında ekonomiyi canlandırmak için düşük faiz oranlarına bağlılığını sürdüren son kale olarak öne çıkarken kısa vadeli politika faizi eksi yüzde 0,1 seviyesinde seyrediyor. BOJ Başkanı Haruhiko Kuroda daha önce mevcut politikayı değiştirme niyetleri olmadığını net bir şekilde ortaya koymuştu.

Negatif faiz deneyi sona ermek üzere

Merkez bankalarının yaşanan finansal krizden yıllar sonra hala zorlanan ekonomileri canlandırmak için aşırı önlemlere ihtiyaç olduğunu fark etmesinin ardından 21. yüzyılın en cesur parasal deneylerinden biri olan negatif faiz oranları Avrupa ve Japonya’da kabul görmüştü. Buradaki ana fikir borçlanma maliyetleri düşürmek ve kreditörlerin nakit biriktirerek risk almaktan kaçınmalarını önlemekti.

Ancak yüksek enflasyonun geri dönüşü, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) Temmuz’da negatif faiz bölgesini terk etmesi ve 2012’de negatif faize geçen ilk ülke olan Danimarka’nın Eylül ayında politika faizini pozitif bölgeye taşıması bu deneyin sonlandırıldığına işaret etti. Şu anda Japonya negatif faiz uygulayan tek ülke konumunda.

Ülkede enflasyon vergi artışlarının etkisi hariç 30 yılı aşkın süredir ilk kez yüzde 3’e ulaşırken bu devam eden merkez bankasının ekonomik canlandırmasın ihtiyaç konusundaki şüpheleri artıran bir hızlanma olarak değerlendiriliyor.

Bloomberg endeksine göre, dünya genelinde negatif getirili borcun toplam piyasa değeri 1 trilyon doların biraz altına düştü ve bu rakam tamamen kısa vadeli Japon menkul kıymetlerinden oluşuyor. Bu rakam merkez bankalarının pandemi ile başa çıkmak için teşvikleri serbest bırakmasıyla 2020'nin sonunda 18 trilyon doların üzerinde zirve yapmıştı.