Advertisement

İnsanlık tarihinin en zor günlerinden birini yaşadığımız bu pandemi dönemi, hiçbir devletin hiçbir kurumun kötü senaryolar listesinde dahi yer almayan boyutta hasar verirken bizler bu süreçte hep birlikte mücadele veriyoruz. İnsanların tüm sosyal ve ekonomik hareketlerini kısıtlayan bu dönemde, dünyanın yeniden oluştuğunu, müşteri talebinden tutun da ihracata kadar her şeyin değiştiği bir dünya düzeni kurulduğunu görmekteyiz.

Ekonomide insanların eve kapanmasıyla, ithalattan ihracata, üretimden tüketime kadar pek çok alanda talebin aniden kesilmesi iş dünyasını ciddi anlamda sarsmıştır. Ekonomideki arz talep dengesinin önemini de tüm dünyaya göstermiştir. Ülkeler bu duruma karşı kendi önlemlerini almak durumundadırlar ve birçok ülke piyasaya para sürerek krizin etkisini yavaşlatmaya çalışmaktadır. Bu gayret ve çabaların ne kadar verimli olacağı ise şuan için belirsizliğini korumaktadır.

Ülkemiz de bu süreci en az hasarla atlatmak için politikalar oluşturmaktadır. Tüm kurum ve kuruluşlar olarak ortak bir paydada çalışmalar yapmaktayız. Başta Sayın Sağlık Bakanımız olmak üzere tüm sağlık görevlilerinin olağanüstü bir çabayla, sağlıkta güçlü bir altyapımız olduğunu göstermişlerdir. Virüsle mücadelede birçok ülkeden daha iyi durumda olmamızı sağlayan tüm sağlık çalışanlarımıza minnettarız.

Ülkemizde hemen hemen bütün sektörlerin etkilendiği süreçte devletimizden iş dünyasını koruyacak bazı taleplerimiz olmuştu. Firmaların nakit ihtiyacına destek verilmesi, İstihdamın korunması ve kamu alacakları konusunda firmaların rahatlatılması gibi. Bu konular ilk alınan önlem paketi içerisinde yer aldı. Bu sürecin daha az zararla atlatılması için de birtakım çalışmalar yapılmaya devam ediliyor.

Normale dönüş süreci söz konusu olduğunda ilk bilmemiz gereken şey, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, dünya artık eskisi gibi olmayacaktır. Tüketici davranışlarının daha çok e-ticarete kaydığını görmekteyiz. Ayrıca temassız dış ticaretin de geliştirilmesi, ithalat ve ihracatta birçok değişikliğe neden olacaktır. Normale dönme sürecinde iyi planlamalarla bu krizi fırsata çevirebilmemiz mümkündür. Önceliğimizi sağlığa vererek bu hastalığın yayılımını durdurduktan sonra ekonomik hayatımızda yeni bir yol haritası oluşturacağız. Şunu iyi bilmeliyiz ki; teknolojik altyapısı güçlü olan her şirket, kurum ve kuruluş bu süreçten sonra daha da değer kazanacak ve yeni dünyanın önemli aktörlerinden olacaktır. Teknolojik altyapısı zayıf olan küçük ölçekli firmaların rekabet gücü zayıflayacaktır. Bu sebeple biran önce firmalarımızı teknolojiye adapte etmemiz gerekmektedir.

Ayrıca dünyanın tedarik zinciri de önemli bir değişimden geçecektir. Pandemi sonrası büyük firmaların Çin’de ve salgından çok etkilenen diğer ülkelerde bulunan üretim tesislerinin yerlerini değiştirecek ve bu süreçte yeni tedarik konumları aramaya başlayacaktır. İşte tam bu hususta; genç nüfusumuz, bölgesel avantajlarımız, sahip olduğumuz teknoloji ve üretim potansiyelimiz ile önemli bir tedarik merkezi olabileceğimiz öngörülmektedir.

Salgın sürecinde bazı stratejik ürünleri “ yerli ve milli” olarak üretebildiğimizin görülmesiyle, kendi imkânları ile güçlü kalan Türkiye izlenimi, gelecekteki ticari hayatımızı olumlu etkileyecektir. Ülkemiz, salgın sürecinde pek çok ülkeye yaptığı tıbbi ekipman ve malzeme yardımıyla da bölgede ne kadar önemli bir aktör olduğunu tekrar hatırlattı. Bu durumun salgın sonrası dış ekonomimizi olumlu etkileyecektir.

Bu olumlu beklenti içinde elbette Nevşehir de önemli bir yere sahip olacaktır. Nevşehir olarak tarım, sanayi ve turizmimizle yeni düzende yerimizi almaya hazırız.

2017-2019 yıllarında yakaladığı başarı ile günden güne gelişen Nevşehir Turizmi; butik otel kapasitesi, yatak sayısı, personel yetkinliği ve kültürel ören yerleri ile salgın sonrası yeni dünya düzenindeki sosyal mesafe kurallarına doğal uyumu sayesinde dünyanın birçok ülkesinde gerileyecek olan turizmin alternatif destinasyonlarından biri olacaktır.

Tarıma uygun alanların çokluğu , tahıl ,üzüm, kabak çekirdeği, patates gibi ürün çeşitliliği ve tarıma dayalı sanayinin varlığı bu dönemde bize avantaj sağlayacaktır. Salgın sonrası dönemde hem yerel hem de uluslararası talepleri karşılayacak potansiyele sahibiz. Yüksek kapasiteye sahip soğuk hava depolarımız, doğal olması ve sağlık açısından daha güvenli olması sebebiyle önem arz edecektir.

Nevşehir ; gelişen ve dönüşen , teknolojiye uyum sağlayabilen girişimci ve yatırımcılarıyla ticaretini ve sanayisini geliştirmeye devam edecek olup , dış ticaret hacmini de artırarak yeni dünyada yerini alacaktır. Yeni dünya düzeni içerisinde yer almayı sabırsızlıkla bekleyen Türk Girişimcileri Ülkemizi hak ettiği yere taşıyabilecek bilgi, beceri ve donanıma sahiptir. Bizler iş dünyası olarak, geçmişten günümüze kadar yaşadığımız tüm krizlerden nasıl daha güçlü çıktıysak bu salgından da birlik ve beraberlik duygularıyla hareket ederek daha güçlü bir şekilde çıkacağız.

M. Arif PARMAKSIZ

Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı