Advertisement

2020 yılının ilk günlerinden itibaren yurt içinde ve dışında peş peşe yaşanan olaylar, dünyanın girmiş olduğu çalkantılı dönem hakkında bilgi veriyordu. Pandemi dönemi ile aklımıza ilk gelen, sakin ve dengeli zamanlara kadar sağlıklı bir şekilde gidebilmekti. Bu günler ancak kabiliyetli ve sakin bir kaptanın yönetimi ile atlatılabilir. Türkiye’de de yönetimde kabiliyetli ve sakin duruş sayesinde salgının çok fazla yayılmasına engel olunarak büyük bir başarı yaşandı. 7’sinden 70’ine kadar herkes durumun öneminin farkına vararak evlerine kapandı ve ihtiyaçları haricinde evinden dışarı çıkmamaya gayret etti. Bu süreç henüz bitmiş değil. Bilim adamlarından gelecek iyi haberleri beklerken, özellikle sağlık sektöründeki herkesin çalışmasına, sükûnetine ve dayanma gücüne tanık olmak Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz” sözünü hatırlattı.

Ancak bu dönemde başlayan küresel ekonomik krizin pandemi dönemi ve sonrasında da süreceği öngörülmekte. Bu krizden, yiyecek – içecek ve turizm sektörü başta olmak üzere birçok sektör, çeşitli şiddetlerde etkilendi. Normal yaşantımıza ne zaman döneceğimiz belli olmadığı gibi, artık “normal”in tanımı da baştan yapılacak. Şu bir gerçek ki yeni normal tanımı her ne olursa olsun, üretim devam edecek. Çünkü hem fikirsel hem de fiziksel üretimler, insan var olduğu müddetçe devam edecektir.

Üretim ile güçlenmeye başlayan Türkiye, bu günlerden sonra çok daha hızlı şekilde gelişmiş ekonomiler seviyesine ulaşacağının sinyallerini vermektedir. Çünkü Türk insanının değişen dünya düzenine adapte olması ve milli üretime yönelmesi, kültürel ve geleneksel alt yapısı dolayısı ile daha hızlı olacaktır.

Nüfus yoğunluğu bakımından Türkiye’de 40. Sırada olan Osmaniye 2019 verilerine göre Türkiye’nin nüfusu en hızlı artan kentleri arasında 34. Sırada. Türkiye’nin nüfus yoğunluğu ortalaması 2019 yılında 2000 yılına göre 20 kişi artarken, Osmaniye ili ortalaması 25 kişi arttı. Bu durum da Osmaniye’yi nüfus yoğunluğu en yüksek 12. Kent haline getirmiştir. Osmaniye ile ticari ilişkilere giren illerin başında Hatay gelirken, ikinci sırada İstanbul var. Bu da ilin, ülke çapındaki ticaret ağının ulaştığı noktaları göstermektedir. Osmaniye’deki aktif sektörlerin başında ana metal sanayii gelmektedir. %74,6’lık bir dilimle liste başı olan ana metal sanayini, %6,9’luk dilimle gıda ürünlerinin imalatı takip etmektedir. Osmaniye ili 2010 yılında Türkiye ihracat rakamlarına göre en çok ihracat gerçekleştirilen 48. il (75 milyon ABD Doları) iken 2019 yılında 31. sırada yer aldı. Bu gelişme, ticarette ve üretimde dışa açıklık ve teknolojik gelişmelere uyumla özdeşleştirilebilir. Özellikle pandemi dönemiyle teknolojik bağlantıların artması, dijital ortama herkesin daha fazla aşina olmaya başlaması ile teknolojik gelişmelere uyumun daha da hızlanacağı tahmin edilecektir. Osmaniye ilinin imalat sanayii ihracatı, orta düşük teknolojide konumlanmıştır. İthalatta ise orta yüksek teknoloji kullanımında büyük artış kaydedilmiştir.

Osmaniye, çok kısa zamanda üretim ve istihdam sahaları açısından büyük adımlar atmış ve hem yurt içinde hem de yurt dışında büyük bir ticaret ağı oluşturmuştur. Üretimin kalbi olan organize sanayi bölgeleri açısından Osmaniye OSB’de 699 Hektar alana kurulu 95 firma ve 9 bin 586 çalışan bulunmaktadır. Kadirli OSB’de ise 171 Hektar alana kurulu 30 firma ve 2 bin 833 çalışan vardır. 5 adet küçük sanayi sitesinde 2 bin 607 kişi çalışmaktadır ve 3 yeni sanayi sitesi daha yapılacaktır.

Dış ticarette Osmaniye’nin Türkiye içindeki payı ihracatta çok büyük bir büyüme gösterdi: 2010 yılında %0,07’lik bir oranı varken 2019 yılında bu oran %0,18’e ulaştı. İthalat rakamlarında ise Türkiye içindeki payı 2010 yılında %0,18 iken 2019 yılında %0,29’a yükseldi. 2010-2019 yılları arasında Türkiye ithalatı %9,25 artarken Osmaniye’de bu artış %78,53 gerçekleşti. Osmaniye ili, ithalatta 2019 yılında yaklaşık 583 milyon ABD Doları ile Türkiye’de 24. sırada yer aldı. İl olarak en çok ihracat yaptığımız ülkelerin başında Yemen gelmektedir. Mısır ve Fas, Yemen’i takip etmektedir. İthalatta ise Hollanda, Birleşik Krallık ve Belçika başı çekmektedir. En çok ihracat, %77,61 ile demir-çelik ana sanayindedir. %10,81 ile Tekstil elyafından iplik ve dokunmuş tekstil ürünleri ikinci sırada yer alır. İthalatta da atık ve hurdalar %76,9’luk bir dilime sahipken demir – çelik sektörünün girdisi olan bu hammaddelerin ithal edilmesi önemlidir. İhracatın ithalatı karşılama oranına bakıldığında Osmaniye ilinde 2017 yılına kadar ciddi bir gerileme görülmektedir. 2002 de %59 olan bu oran 2017 yılında %24,65’e kadar gerilemiş, 2018 yılında %36,8’e 2019 yılında %52,3’e yükselmiştir.

2019 yılında Osmaniye’de tescili gerçekleşen 2 buluş ve 11 tasarım yapılmıştır. TR63 bölgesi, 2019 yılında Türkiye’de işgücüne katılım oranında 20. Sırada yer almaktadır. İstihdam oranında da 23. Sırada bulunmaktadır. Osmaniye ili aktif çalışan kişi sayısı bakımından Türkiye’de 47. Sıradadır. BDDK verilerine göre yıllar itibariyle kredi/mevduat oranları incelendiğinde, Osmaniye ilinin Türkiye ortalamasının üzerinde bir kredi/mevduat oranına sahip olduğu görülmektedir. Osmaniye ilinde yüksek seyreden bu oran, yatırıma konu kredilerin ilde kullanıldığını göstermektedir. 2018 yılında İSO ilk 500 sanayi kuruluşu arasında, Osmaniye’nin iki önemli firması da yer almaktadır. Görüldüğü gibi, Osmaniye kalkınma yolunda çok büyük adımlar atmaktadır.

Osmaniye, yer fıstığı ile de meşhurdur. Türkiye’de yer fıstığı üretiminde Osmaniye ili birinci sırada yer almaktadır. Tarımsal üretim değeri olarak bitkisel üretim %58’lik bir dilime sahiptir.

Kültürel güzelliklerini görmek için ilimize gelen turist sayısı da son 8 yılda yaklaşık olarak %70 artmıştır.

Osmaniye henüz gelişmekte olan bir ildir. İlimizin işgücü ve başarıya olan inancı, insanlarının azmi ve yurtseverliği ile birleşmiştir.

Çince’de kriz, kelime olarak fırsat ve tehdit anlamına gelir. Biz, hedeflerimiz doğrultusunda yürümeye devam ederek bu dönemi fırsata dönüştürmeye çalışacağız.

Devrim Murat AKSOY

Osmaniye TSO Başkanı