Advertisement

Bulut teknolojileri, geleceğin işletmelerinin ayrılmaz bileşenleri haline geldi. 2020’deki ekonomik ve fiziksel aksaklıklar esnekliğin, çevikliğin ve dayanıklılığın önemini açığa çıkardı. Farklı büyüklüklerdeki şirketler artık bulut bilişimi Türkiye’deki ileriye dönük BT stratejilerinin kritik bir bileşeni olarak görüyor. Buna göre şirketler, bulut teknolojilerinin temel avantajlarından (iş sürekliliği, esneklik ve çeviklik) yararlanmak için bulut kurulumlarını hızlandırıyor.

Altyapı, platformlar ve çeşitli hizmet olarak yazılım (SaaS) çözümlerine yönelik genel (paylaşımlı) bulut hizmetleri, tüm bulut pazarı için büyümenin en büyük itici faktörlerinden olmaya devam ediyor. Hizmet olarak altyapı (IaaS), hizmet olarak platform (PaaS) ve SaaS genel bulut harcamaları 2021’de toplam 386,27 milyon dolar olacak ve 2025’e kadar yüzde 22,8’in üzerinde bir bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) ile büyüme kaydedecek.

IDC’nin CIO’lar ile yürüttüğü araştırmasına göre, uzun vadeli strateji eksikliği ve gerekli becerilerin azlığı, kuruluşların dijital dönüşüm yolculuklarında engel teşkil ediyor. Ankete katılan kuruluşların yaklaşık yüzde 40’ı, dijital dönüşüm uzmanlığının sınırlı olmasının iş dönüşümlerini engellediğini belirtti. Bunun sonucu olarak, pek çoğu, bulutun performans ve verimlilik iyileştirmeleri gibi avantajlarından mahrum kalıyor.

Bulut çözümleri, Türkiye’de büyük veri analitiği, mobilite, yapay zekâ (AI), robotik süreç otomasyonu (RPA) ve sosyal teknolojiler gibi yeni nesil teknolojilerin kullanımını hızlandıran unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu çözümleri ve teknolojileri kullanan şirketler hızla geleceğin işletmeleri haline geliyor. IDC’nin yakın zamanda gerçekleştirdiği Güvenlik Trendleri Anketi’nin sonuçları, Türkiye’deki işletmelerin yüzde 30’unun hem şirket içi/ortak yerleşim hem de bulut kullanarak dengeli bir yaklaşımı tercih ettiğini gösteriyor.

IDC Güvenlik Trendleri Anketi’ne yanıt veren kuruluşların yüzde 90’ı, güvenlik stratejileri söz konusu olduğunda veri korumanın en önemli öncelikleri olduğunu belirtti. Türkiye’de veri güvenliğinin önemi ve buluta geçiş hızı göz önüne alındığında, önümüzdeki iki yıl içinde bulut güvenliği yatırımlarının hızlanması bekleniyor. Her dakika meydana gelen yeni veri ihlalleri karşısında kuruluşlar, yapay zekâ, otomasyon ve orkestrasyon çözümlerini kullanarak karmaşıklığı azaltmaya giderek daha fazla odaklanıyor, böylece yönetimi kolaylaştırıyor ve güvenliğin sürdürülebilirliğini sağlıyor.

COVID-19 ortaya çıkmadan önce siber güvenlik alanında yetenekler zaten az bulunur durumdaydı. Uzaktan çalışma, fidye yazılımı ve ulus devlet saldırılarının hız kazanmasıyla, bu yüksek performanslı yeteneklerin hem bulunabilirliği hem de ekonomik olarak karşılanabilirliği iyice zorlaştı. Kuruluşlar, otonom araçlar ve yapay zekâ tabanlı güvenlik çözümleriyle yetenek açığını giderek daha fazla kapatmaya çalışıyor.

Güvenlik genellikle bulut uygulamalarının önündeki en büyük engel olarak gösterilse de bazı müşteriler bulutu şirket içi altyapıdan daha güvenli, uygun maliyetli ve müşteriye duyarlı olarak görüyor. Müşteriler, tüm bulut ve veri merkezi türlerini kapsayan, konsolide politikalar, izleme ve tüm kaynakların kontrolünün mümkün olduğu özel ve genel bulut uygulamaları için ortak bir temel teşkil edecek güvenlik çözümleri istiyor. Aşağıda linki olan IDC araştırması, en güncel IDC araştırmalarından elde edilen bazı önemli bulguları vurgulamakta ve Türkiye’de bulut güvenliğine yönelik mevcut yaklaşımları değerlendirmektedir.

Bulut Bilişim sayfası Microsoft Türkiye’nin destekleriyle hazırlanmaktadır.