Advertisement

Cumhurbaşkanı Erdoğan şehir ve güvenlik sempozyumunda konuştu. Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle: 

"Şehir kavramının insanlık tarihinde çok önemli bir yeri var. Bizim medeniyetimizde şehir, cennet tasavvurunun bir parçasıdır. Şehir ile insan arasındaki ilişkiyi anlatan Göbeklitepe kültür hazinesinin büyüklüğünün de işaretidir. Son dönemde mahalle kültürünü yeniden güçlendirmeye yönelik adımları yakından takip ediyorum. Bugün sayıları 20 bini bulan bekçilerimiz sayesinde vatandaşlarımızın başlarını daha huzurlu yastığa koyabildiğini biliyorum. Mahalle kültürümüzün diğer unsurlarını da hayata geçireceğiz. Site kültürü bizim anlayışımız değil ama bu anlayış hakim olmaya başladı.

İlk zamanlarda genellikle harici tehditlerden kaynaklanan güvenlik ihtiyacı çeşitlenmiştir. İnsanoğlu şehrin etrafına surlar inşa ederek, hendekler kazarak tedbirler almaya çalışmıştır. Gün gelmiş, Fatih'in İstanbul'u fethinde olduğu gibi aşılmaz denilen surlar aşılmış. Büyük bir nüfusu küçük bir alanda güven, huzur içinde yaşatmak kolay değildir.

ŞEHİR GÜVENLİKLERİ

Şehirlerde yaşanan kargaşaların çok büyük insani ve fiziki maliyetleri ortaya çıkmıştır. Tabii afetlerde şehirleri ciddi manada sarsmıştır. Güvenlik ve tabii kaynaklı afetlerden dolayı terk edilen nice yerler vardır. Bugün nüfusu 10 milyonun üzerinde olan şehir sayısı 40'ı aşmıştır. Şehirlerin altyapı ve üstyapı ağları karmaşık hale gelmiştir. Şehir ne kadar büyükse güvenlik sorunları da o derece yüksek ve fazladır. 

Şehirlerimizin dış güvenliğini surlar ve hendeklerle koruyamayacağımız, iç güvenliği kolluk güçleriyle koruyamayacağımız duruma geldik. Buna göre yeni yöntemler geliştirmek gerekiyor. Her ülke ve toplum kendi ihtiyaçlarına uygun çözümleri, kendisi üretmelidir. Başka toplumların ihtiyacı olan ürünlerin kullanılması gerekiyor. Bu da uyum sorununu getiriyor. Dünyadaki tüm örnekleri inceleyecek ve sonuçta kendi göbeğimizi keseceğiz.

Bugünün şehirleri trafik, çevre, altyapı, imar, sağlık, insan kaçakçılığı gibi sorunlarla mücadele etmek zorundadır. İnsan hakları, insan hakları ihlalleri şehirlerin merkezinde yer aldığı insanlığın ortak sorunlarıdır. Kalabalık hale gelen şehirler her geçen gün daha da büyüyor. Suç yöntemleri yanında başka tehditler de ortaya çıkıyor. Dünyanın pek çok yeriyle birlikte şehirlere ciddi zararlar veren kaos dalgaları yaşanmıştır. 

TÜRKİYE İLERİ SEVİYEYE ULAŞTI

Ülkemizde geçmişte şehirlerimizi kimiz zaman fiziki, kimi zaman sosyolojik olarak ayırmaya çalışmışlardır. Tarihi ve modern semtlerin arasındaki çok ciddi altyapı ve üstyapı farkları vardır. Etnik, mezhebi fay hatları derin bir ayrım sebebiydi. Türkiye'nin yaşadığı ayrımlardan Türkiye de nasibini aldı. Yaptığımız yatırımlarla Türkiye ileri bir seviyeye ulaşırken, sosyolojik olarak daha demokratik bir yapıya ulaşmıştır. Mevcut nüfusumuzun konut kalitesini yükselttik ve nüfusumuzun konut ihtiyacını karşıladık, karşılıyoruz.

YATAY MİMARİ MESAJI

Daha düne kadar kafasını sokacak çatı bulmak isteyen insanlarımız çok daha ileri standartlarda konut talebiyle karşımıza çıkmaktadır. Benim bir ricam var; özellikle şehirleşmede inşaatların inşasında, ihyasında bütün mesele sizin kaleminizin ucundadır. Küçük hesaplar yaparsak, şehirlerimize ihanet ederiz. Kararlı duruşumuz şart. Dikey mimari ile şehirlerimize ihanet etmiş oluruz. Yatay mimari ile hem kendi medeniyetimizi inşa etmiş oluruz, gerçekten şehirleşmenin ne olduğunu dünyaya gösterme imkanı buluruz. 

"BUNLAR DAHA İYİ GÜNLERİ"

Türkiye'nin milli projeleri çok geniş. Bu güzel atmosfer içinde 2023 hedeflerimize ulaşana kadar çalışmayı sürdüreceğiz. Şehirlerimizin güvenliğini de içine alan bu vizyonu tamamen hayata geçireceğiz. Batı ülkeleri her ne kadar demokrasinin kurallarını koyan ve böyle hareket etseler de en büyük savrulmayı kendileri yaşıyor. Açık ve net söylüyorum bunlar iyi günleri, daha büyük musibetler bekliyor. Uyuşturucu olayının baronları bizdeki terör örgütleriyle birlikte çalışıyor. Biz de terör örgütleriyle mücadelemizi sürdürüyoruz.

250 BİN MÜLTECİ SINIRIMIZDA

Bugün dünyada teknolojinin imkanları şehirlerin güvenliği için seferber edilmiştir. Şimdi akıllı şehir kavramı ortaya çıktı. Güvelik elbette önemli, terörizme ve suça karşı her türlü önlem almak devletlerin sorumluluğudur. İlkeli davranmak da bir bu kadar önemlidir. Bugün batının içine düştüğü en büyük açmaz çifte standarttır. Türkiye, yaklaşık 5 milyonun üzerinde kişiye kucağını açarken, yabancı şehirlerdekilerin insani duyarlılığının önemi kalmaz. Niye kapılarını açmıyorlar? İşine gelmez. Biz medeniyetimizin, inancımızın emri gereği bu konuda kapılarımızı açtık. 250 bin mülteci sınırımıza doğru hareket halinde. İş kolay değil, zor. Biz insana karşı bu noktada batının yaptığı gibi bariyerler veya dikenli teller oluşturamayız. Keseleri dolu olabilir ama gönülleri çoraktır.