Advertisement

Tahvil yatırımcıları, ABD’de yüksek kalmaya devam eden enflasyon sonrasında maliyet baskısının devam edeceğini fiyatlamaya başladı. ABD 5 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark 2020 ortasından bu yana en düşük seviyeye geriledi.

ABD’de tüketici enflasyonu Ekim ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,2 artarak 1990 yılından bu yana en hızlı yıllık artışı kaydetmesiyle enflasyon göstergesi 5 yıllık başabaş faiz oranı da rekor yüksek seviyeye tırmandı.

Bloomberg’in verilerine göre, Traderlar geçen haftadan itibaren tahvil piyasasında düşüşün süreceğine yönelik pozisyonlanıyor. Traderlar en az bir en fazla 5 yıllık tahvillerde kısa pozisyon almaya başlarken piyasalar kısa pozisyonların gelecek haftalarda artıp artmayacağını yakından takip edeceler.

Piyasalarda kısa vadeli tahvil faizlerinin uzun vadeli tahvil faizlerinden daha hızlı yükselmesi, Fed’in faiz oranlarını yakın zamanda artırmayacağını söylemesine ilişkin endişelerin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Piyasaları tedirgin eden asıl konu ise eğer merkez bankaları enflasyon ile mücadele etme konusunda yeterince hızlı davranmazsa sonrasında faizleri çok hızlı artırmak zorunda kalması ve bunun da ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturma ihtimali.

İki yıl vadeli ABD Hazine tahvil faizi de çarşamba günü 8 baz puan yükselerek 2020’nin Mart ayından bu yana en hızlı günlük yükselişi gerçekleştirmiş oldu.

Altın, ABD’de enflasyonun beklentileri aşması ve Fed’in yakın zamanda faizleri artırmayacağına dair beklentilerle 5 ayın zirvesine çıkarak önemli teknik dirençlerden birini kırmış oldu. Ichimoku Bulutu analizine göre, altın 1.830-1.840 dolar arasındaki direnci kırarken 1.875 dolardaki bir sonraki dirence doğru yöneldi. Analiz bir önceki direncin yeni destek seviyesi olarak davranacağına da işaret ediyor.

Oanda Kıdemli Piyasa Analisti Edward Moya ise altının 1.840 dolar sınırını geçtiğini ve sonraki direncin 1.900 dolar olacağını belirterek, "Altının ivmesi, tahvil faizleri düşmeye devam ettiği müddetçe sürecektir" dedi.

Altın 2021 yılına son 40 senedeki en kötü performansıyla başladıktan sonra yıl başından beri verdiği kayıpları hala telafi edemedi. Sene başında varlık alımı azaltımı endişelerinin ilk defa gün yüzüne çıkması, tahvil faizlerinin yükselmesi ve doların kuvvetlenmesiyle Mart ayında 1.683 dolar ile bu yılın en düşük seviyesini gören ons altın, sonrasında Haziran ayına kadar kademeli bir yükseliş serisi yakalamıştı.

Haziran ayında Fed’in varlık alımı azaltımı tartışmalarını başlatmasıyla 1.900 dolar seviyesinden hızlı bir şekilde gerileyerek 1.764 dolara kadar çekilen değerli metal, yaz aylarının kalanını ve sonbaharın ilk aylarını da inişli çıkışlı bir seyirle geçirmişti.

Buı dönemde 1.830 dolar direncini gün kapanışında geçemeyen güvenli liman ons altın, ABD enflasyon verisi sonrasında günü 1.830 doları yukarı yönlü kırarak 4 aydır işlem gördüğü dar fiyat aralığından da çıkmış oldu.