Advertisement

Habertürk TV'de Kübra Par'ın sorularını yanıtlayan Çakar, kamu ve özel, bütün bankaların dahil olabileceğini söylediği sistemi şöyle anlattı: “Sabah bizim şubeye geldiğinizde sizin 100 bin dolarınız olsun. Size belli bir vade vereceğiz. Buradaki vade konusu sizin tercihiniz çerçevesinde şekillenecek husus. O vade sonuna geldiğinde kur hangi seviyedeyse biz o günkü kurdan paranızı değerlendiriyor olacağız. Vade sonundaki faizli bakiyenizle o günkü kur seviyesinde paranızın geldiği noktada hangisi yüksekse onu alacaksınız. Yabancı para mevduatınızı bozdunuz bugünkü kurdan yine belli bir vadeyle o ürünü aldınız. O ürünün vade tarihindeki kur bugünkü kur ya da o zamanki kur hangisi yüksekse o zamanki kurdan paranızı alırsınız.”

Çakar vatandaşların istedikleri zaman bu üründen faydalanabileceğini vurguladı.

Maliyeti Hazine karşılayacak

Özel bankaların da modele dahil olabileceğini kaydeden Çakar “Bir çok özel banka genel müdürü arkadaşımla konuştum onlar da girecek. Buradaki maliyetin kamu bankaları ve ilgili bankalar tarafından karşılanması söz konusu değil. Bu maliyet Hazine tarafından karşılanacak. Buradaki bu ürün hane halkları için geçerli. Gerçek kişi müşteriler için geçerli.” dedi.

Ortalama vade artacak

Yarın Hazine ve Maliye Bakanının detayları açıklayacağını aktaran Çakar, Dövize Çevrilebilir Mevduat ile ortalama vadenin artacağını öngördü.

Çakar, “Ülkemizde tasarrufların ortalama vadesi 55 gün gibi bir oranda. Bu ürünle beraber ortalama vadenin de arttığını göreceğiz. 3-4 ay önce TL-yabancı para dengesi 52'ye 48 iken, şu anda 64'e 36. 3-4 aylık bir oransal bozulma söz konusuydu. Ben kendi olağan mecrasına döneceği kanaatindeyim bunu görmek gerekir. Kurdaki çözülmeyle enflasyona etki edeceğini düşünüyorum. Enflasyondaki azalmayla beraber faiz oranları ve genel ekonomik büyümeye, istihdama bir bütün olarak sirayet edeceğini düşünüyorum.” diye konuştu.

TL ya da döviz mevduatı olan başvurabilecek

3.4 trilyon TL'lik gerçek kişi mevduatın tamamının bu ürüne kaymasını beklemediğini aktaran Çakar, “Kısa bir süre bekleyip göreceğiz. Birçok insan TL'de olup da vadeli olan mevduatlarını bozmayacaklar. Bu ürüne Türk Lirası cinsinden ya da yabancı para cinsinden mevduatı tasarrufu olan müşterilerimiz müracaat edebilecekler. Finansal olarak bu hareketlik içerisinde yer alan müşterilerin yoğunlukla geleceğini ve yabancı parada ciddi bir çözülme olacağını öngörüyorum.” ifadesini kullandı.

Çakar yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması konusunda da şunları kaydetti: “Kamu bankaları olarak İstanbul Altın Rafinerisi ile bir kaç yıldır yürüttüğümüz çalışma var. Vatandaşın altınını alıp menkul kıymetleştiriyoruz. Sisteme kattıklarında kendilerine bir hesap açıp onu mevduat olarak değerlendiriyoruz ve bunu sisteme katıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu konuda agresif olacağız. Özel bankaların da katılacağını ümit ediyoruz. Yastık altındaki altınların sisteme katılması, finansal sistem içinde yer alması için önümüzdeki süreç içerisinde vatandaşlarımızın biraz daha hayatlarını kolaylaştırıcı onların finansal erişimini kolaylaştırıcı bazı aksiyonlar alacağız.”

Çakar, ihracatçı firmalara Merkez Bankası aracılığıyla verilecek ileri vadeli kur rakamıyla ilgili de şöyle konuştu: “Merkez Bankamız herhangi bir ithalatçı müşterimiz 3 ay sonra yapacağı ödemeyi bugünden gelip kur yükselebilir endişesiyle yabancı para almak zorunda değil. Merkez Bankası bugünkü kur üzerinden onun durumunu koruyacak.”

Bankacılık sektöründe bütün parametrelerin yerinde olduğunu belirten Çakar şöyle devam etti: “Uluslararası normların çok ilerisindeyiz. Çok daha iyiyiz. Sektörü ciddi anlamda fonlama kabiliyetine sahibiz. Turizmde 35 milyar dolar bir beklenti var. Biz de (Ziraat Bankası)104-105 milyar civarında 740 bin civarında müşterimize kredi kullandırmış durumdayız. Bunlardaki geri dönüş oranı yüzde 99. Buradaki problem maalesef ekonomide beklenti yönetimi olduğunun farkındayız. Gerek ulusal gerek uluslararası manipülatif spekülatif farklı mülahazalarla fiyatlama mekanizmasında maalesef bazı olumsuz kavramlar ön plana çıkmaya başladı. Cumhurbaşkanın açıklamasıyla dengelerin yerine oturacağını, ekonominin hak ettiği yere geleceğini TL'nin hak ettiği değere kavuşacağını biliyoruz. Kısa sürede TL'de bu kadar değer kaybını yapacak bir yapısal problemimiz yok.”

Çakar kurdaki bu akşamki düşüşün kalıcı olup, olmayacağı sorusuna şu yanıtı verdi: “Çok dışsal bir etki olmamak kaydıyla ben zaten ilk günden bu tarafa kurdaki bu yükselmenin rasyonel bir ekonomik temeli yoktu. Dolayısıyla kendi mecrasında bu ürün süreci hızlandıracak. Bu ürün olmasaydı yeniden bir dengeye geleceğini düşünüyordum. Bu ürünle makul bir dengeye geleceği kanaatindeyim.”

Çakar sistemin kredi faizlerini nasıl etkileyeceği sorusunu da şöyle yanıtladı: “Kamu bankaları olarak uyguladığımız faizlere bakıldığında Merkez Bankası'nın politika faiz oranına yakınsak bir noktada konumlanmış durumdayız. Özel bankalar faiz oranlarına bakıldığında onlarda müşteri grubu bazında fiyatlamalarını yapıyorlar. Kur enflasyonu etkileyen bir kavram. Enflasyon oranının düşüşüne sebebiyet vereceği için dolaylı olarak bir süre sonra bunun da aslında genel fiyat mekanizmasına etki edeceğini ve genel faiz oranlarını aşağı getireceği kanaatindeyim.”

Türk lirası tarihi bir hafta yaşıyor. Pazartesi akşam saatlerinde 18,36 ile tarihi yüksek seviyeye çıkan kur, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TL'yi özendirme paketinin ardından adeta çakıldı.

Dolar/TL, pazartesi günü kabine toplantısı öncesinde 18 seviyesini aşarak rekor kırdıktan sonra TL’yi özendirici önlemlerin açıklanmasıyla gerileyerek 12,27 seviyesine kadar düştü.

Dolar kuru salı günü sabah saatlerinde yüzde 14'ten fazla düşüşle 11,09 seviyesini test ettikten sonra yeniden yükselişe geçerek yeniden 14 seviyesinin üzerine çıktı. 14,37 ile gün içi zirvesini gören dolar/TL, sonrasında yeniden gerileyerek 12,70'in altına indi.

Türkiye’nin CDS’i 592 baz puan seviyesinde bulunurken 10 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 23,04 civarında seyrediyor.

Türk lirasının 1 aylık ima edilen oynaklığı salı günü 62,62’ye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Gösterge en son 13 Ağustos 2018’de 61,47 seviyesine kadar tırmanmıştı.

TL'yi özendirme paketi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Konuşmasında, ekonomideki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, tasarruflarını değerlendirirken kurdaki yükselişten kaynaklanan kaygılarını gidermek isteyen vatandaşlara yeni bir finansal alternatif sunacaklarını belirterek, "Bundan sonra hiçbir vatandaşımızın 'kur daha yüksek olacak' diye mevduatını Türk lirasından Dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak." dedi.

Erdoğan, "Tasarruflarını değerlendirirken kurdaki yükselişten kaynaklanan kaygılarını gidermek isteyen vatandaşlarımıza yeni bir finansal alternatif sunuyoruz. Bu yeni araç şöyle işleyecektir; insanlarımızın bankadaki TL varlığını, mevduat kazancı kur artışından yüksekse bu getiriyi elde edecek. Kur getirisi mevduat kazancının üstünde ise aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek bu kazanç stopaj vergisinden muaf tutulacak" diye ekledi.

TBB/Çakar: Cumhurbaşkanının açıklaması sonrasında 1 milyar dolar bozduruldu

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı TL mevduata 'kur farkı' sistemine kamu ve özel bütün bankaların dahil olabileceğini söyledi. Çakar açıklamasında, "Cumhurbaşkanının açıklaması sonrasında şu ana kadar 1 milyar dolar bozduruldu." dedi.

Habertürk TV'de Kübra Par'ın sorularını yanıtlayan Çakar, kamu ve özel, bütün bankaların dahil olabileceğini söylediği sistemi şöyle anlattı: “Sabah bizim şubeye geldiğinizde sizin 100 bin dolarınız olsun. Size belli bir vade vereceğiz. Buradaki vade konusu sizin tercihiniz çerçevesinde şekillenecek husus. O vade sonuna geldiğinde kur hangi seviyedeyse biz o günkü kurdan paranızı değerlendiriyor olacağız. Vade sonundaki faizli bakiyenizle o günkü kur seviyesinde paranızın geldiği noktada hangisi yüksekse onu alacaksınız. Yabancı para mevduatınız bozdunuz bugünkü kurdan yine belli bir vadeyle o ürünü aldınız. O ürünün vade tarihindeki kur bugünkü kur ya da o zamanki kur hangisi yüksekse o zamanki kurdan paranızı alırsınız.”

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Habertürk'te gündemdeki konularla ilgili soruları yanıtladı.

Ateş'in konuşmasında öne çıkan satırlar şöyle:

Her şeyden önce seri toplantılar yapıldı, Bankalar Birliği olarak. Bu çerçevede sayın bakan, BDDK ve Merkez Bankası ile görüşüldü.

Türkiye Cumhuriyeti en yetkili ağızdan, Sayın Cumhurbaşkanı ile serbest piyasa ekonomi ve kambiyo rejimine tam tamına bağlı olduğunu söylemiş oldu.

"Çok karmaşık bir ürün değil"

Çok karmaşık bir ürün değil. Bu serbest bir opsiyon sunmak, bir avantaj vermek. Kime? Tasarruf mevduatı sahiplerine.

Düşüncem 3-6-12 aylar gibi vadelerde vatandaş parasını belli bir faizden, ister kamu ister özel hangi bankaya yatırırsa yatırsın vade sonunda arada bir fark olursa, ana para artı faizin üzerinde bir kur artışı olursa bu Hazine tarafından karşılanıyor.

Böyle yapılacağı bize teyit edildi.

Bir kurumlar tarafı var. İthalat yapacak olanlar, ihracatçılar var. Bu tür firmalar için TCMB bugünkü kurdan sadece faiz farkı gözeterek forward talep edebilecek.

"Sistemde sıcak para spekülatörleri yok"

Sıcak para spekülatör yok sistemde. Böyle bir hareket görmedik piyasada. Tasarruf mevduatı sahiplerinin sakinleşmesi onları rahatlatacaktır.

İkinci kesim kurumlar. Kurumların zorunlu ithalat ihtiyaçları var. Bir forward kur vererek, bir ay iki ay altı ay sonra ihtiyacın olacak dövizi bugünden alma. Bunu karşılayacak durum da var. 5 kez müdahale etti TCMB.

"Bize iletilen bir miktar sınırlaması yok"

Bu kararlarla oynaklık stabilize olacak.

Bize iletilen bir miktar sınırlaması yok.

BES'e getirilen yüzde 5 ilave var. Batı bununla gelişti ve uzun vadeli fon ihtiyaçlarını bu ürünü ciddi kullanarak karşıladı.

Kurun aşağı inmesi, umuyoruz ki fiyat seviyelerinin aşağı inmesi, köpük geri alındığı zaman enflasyonu da olumlu etkileyeceği için döviz talebini de asgaride tutacaktır.

"Konvansiyonel ürün gibi niteleyemeyiz ama piyasanın içinde mi içinde"

Stopaj gibi önemli bir yükü de üzerinizde alıyor. Şu an o en önemli zirve aşıldı. Bundan sonrası güvendir. Bu tür şeyi çok fazla konvansiyonel ürün gibi niteleyemeyiz ama piyasanın içinde mi içinde.

Şunu da unutmayalım. 2.5 -3 yılda pandemi döneminde dört büyük merkez bankası 25 trilyon dolar büyüdü yani para bastı.

Bu da dünyadaki tasarruf eylemini yüzde 4'lerden 12'lere çıkardı ve harcanabilir geliri çok artırdı. Bunun neticesinde emtia fiyatları, enerji fiyatları çok arttı.

Bütün dünyada enflasyonist bir baskı ama biz kendi içimizde oynaklığı önlemek ve enflasyon ve faiz düzeyini, kur düzeyiyle birlikte üçlü bir ayak olarak dengeli bir şekilde götürmek için çok alışılmış olmayan ama piyasanın içinde bir uygulamayla stabilizasyon sağlandı.

"Bankalar parayı faiz düşerken kazanır, yükselirken değil"

Kurumlara verilen forward garantileriyle onların talepleri de makul düzeye inecek. Kur seviyesi makule çekildiği gibi enflasyonu da makul düzeylere çeker.

Çok ciddi rakamlarla her yıl muhabir bankalarla iyi ilişkisi sayesinde sendikasyon diye bir pazar oluştu.

Dolayısıyla bu da Türkiye'ye özgü bir üründür. Hiçbir mali piyasada böyle bir sendikasyon piyasasına ben şahsen rastlamadım.

Bir ürün geldi bu dünyada yok, çalışır çalışmaz diye hüküm vermek doğru değil.

İstikrar herkesin yararına. Bankalar parayı faiz düşerken kazanır, yükselirken değil.

Altın fiyatları haftaya 1.800 doların üzerinde başladıktan sonra yatırımcıların Omikron varyantından kaynaklanan belirsizliklere odaklanmasıyla geriledi. Gram altın ise pazartesi günü 1.060 TL’ye kadar tırmandıktan sonra dolar kurundaki gerilemeyle 800 TL’nin altına indi.

Dolar/TL’nin pazartesi günü 18,36 seviyesine kadar tırmanmasıyla 1.000 TL’nin üzerine çıkan gram altın, TL’yi özendirici önlemlerin açıklanması sonrasında gerileyen dolar kurunu takip ederek 700 TL civarına kadar indi. Gram altın, dolar kurunun yeniden yükselmesiyle yeniden 800 TL'nin üzerine çıktı.

Doların en çok işlem gördüğü 10 para birimine karşı performansını ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi yatay bir seyir izlerken 10 yıl vadeli ABD Hazine tahvil faizleri yüzde 1,42 seviyesinde bulunuyor.

Ons altın fiyatı

Ons altın, Fed toplantısının yarattığı belirsizliğin kalkmasıyla geçen haftaki kayıplarını silerek haftayı 1.800 doların üzerinde kapatmıştı. 4 haftanın ardından ilk defa haftayı kazançla kapatan ons altın, yeni haftaya düşüşle başlayarak 1.792 dolar seviyesinde işlem görüyor.

Gram altın fiyatı

Gram altın, küresel altın fiyatlarının 1.800 dolara çıkması ve dolar/TL’deki yükselişe geçen haftayı 950 TL civarında kapatmıştı. Haftaya dolar/TL’deki yükselişten destek bularak 1.000 TL'nin üzerinde başlayan gram altın, salı günü 700 TL'ye kadar geriledikten sonra kurun yeniden yükselmesiyle 804 TL civarında işlem görüyor.

Analistlerin yaptığı tahminlerin ortalamasına göre, Stoxx 600 Europe Endeksi gelecek 12 ayda yüzde 16 civarında yükseliş kaydedebilir. Merkez bankalarının parasal genişlemeyi azaltmaya başlamalarına rağmen analistlerin borsalar için fiyat tahminlerini yukarı yönlü güncellemeye devam etmesi piyasalardaki iyimser görünümün de habercisi.

Goldman Sachs ise Senatör Joe Manchin'in Biden'in sosyal harcama ve vergi planına destek vermeyi reddetmesi sonrasında ABD ekonomisi için büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti.

"Yeniden Daha iyi İnşa Et" tasarısının Kongre'den geçmemesinin 2022 yılında ABD'de GSYH büyümesini azaltacağını savunan Goldman Sachs, daha önce yüzde 3 olarak açıkladığı 2022 ilk çeyrek büyüme tahminini yüzde 2'ye indirdi.

Goldman Sachs ekonomisti Jan Hatzius yaptığı değerlendirmede, "Senatör Manchin'in Yineden Daha İyi İnşa Et tasarısına destek vermeyeceğini açıkça ifade etmesi sonrasında bu tasarıya ilişkin öngörülerimizi ekonomik tahminlerimizden çıkardık" dedi.

Borsa İstanbul'dan Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yapılan açıklamaya göre, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) işlem gören USD/TL, EUR/TL, RUB/TL ve CNH/TL döviz vadeli işlem sözleşmeleri ile Gram/TL altın vadeli işlem sözleşmelerinde uygulanan yüzde 10 oranındaki alt fiyat limiti bugün için yüzde 80'e çıkarıldı.

BIST 50'de bugün de açığa satışa yukarı adım uygulanacak

BIST 50 Endeksinde yer alan paylara dün getirilen açığa satış işlemlerinde yukarı adım kuralının bugünkü seansta da uygulanmasına karar verildi.

Buna göre, açığa satış işlemi yapılabilen paylarda açığa satış işlemi, açığa satışa konu olacak sermaye piyasası aracının en son gerçekleşen işlem fiyatından daha yüksek bir fiyat üzerinden gerçekleştirilebilecek.

Avrupa’da doğalgaz fiyatları havaların soğumasından dolayı artan tüketim ve Rusya’dan gelen doğalgaz miktarının azalmasıyla yükselişini sürdürdü. Hollanda 1 ay vadeli TZT doğalgazın fiyatı megavatsaat başına 151,6 euroya tırmandı.

Rusya’nın Yamal üzerinden Almanya’nın Mallnow kompresörüne aktardığı doğalgaz miktarı salı günü sıfıra indi. Avrupa’da bu hafta havaların soğuması ve doğalgaz aktarımının azalmasıyla enerji piyasasındaki kriz giderek derinleşiyor.

Almanya’da yer alan ve Yamal-Avrupa boru hattının son bulduğu Mallnow kompresörünün yüzde 30 kapasitesi geçen hafta seri olarak yapılan ihalelerle Gazprom tarafından ayırtılmıştı. Fakat Gazprom pazar gününden beri Yamal üzerinden aktardığı gaz miktarını yarıya indirerek 35 milyon metreküpten 17 milyon metrekübe düşürdü.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) verilerine göre, Türkiye’nin altın rezervleri Kasım ayında, Ekim ayındaki seviyesi olan 22,24 milyon onstan 21,89 milyon onsa düştü.

Kazakistan’ın altın rezervleri söz konusu dönemde 12,95 milyon onstan 13,09 milyon onsa ve Polanya’nın rezervleri 7,36 milyon onstan 7,47 milyon onsa çıkarken, Kırgız Cumhuriyeti’nde rezervler 0,34 milyon onstan 0,29 milyon onsa geriledi.

İrlanda’nın rezervleri ise 0,26 milyon onstan 0,28 milyon onsa yükseldi.

Ekim ayında Hindistan'ın rezervlerindeki yükseliş sürmüştü

Hindistan’ın altın rezervleri Eylül ayındaki seviyesi olan 23,915 milyon onstan 24,035 milyon onsa çıkmıştı.

Katar’ın rezervleri 1,87 milyon onstan 1,82 milyon onsa düşmüş, Birleşik Arap Emirlikleri’nin rezervleri ise 1,76 milyon onstan 1,8 milyon onsa yükselmişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), alım-satım konusu yapılan dövizleri yeniden düzenledi.

Resmi Gazete'de yayımlanan Türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karar ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ilgili tebliğine ilişkin genelgesine göre, alım-satım konusu yapılan dövizler şöyle sıralandı.

ABD Doları, Avusturalya Doları, Azerbaycan Yeni Manatı, BAE Dirhemi, Bulgar Levası, Çin Yuanı, Danimarka Kronu, Euro, Güney Kore Wonu, İngiliz Sterlini, İran Riyali, İsveç Kronu, İsviçre Frangı, Japon Yeni, Kanada Doları, Katar Riyali, Kuveyt Dinarı, Norveç Kronu, Pakistan Rupisi, Rumen Leyi, Rus Rublesi ve Suudi Arabistan Riyali.